logo

23 Aralık 2023

Kendimize Ebeveynlik Yapmak: 1


admin
vatandas1959@hotmail.com

Ailemizin bizi yetiştirirken nasıl olduklarını, başka insanların ebeveynliklerinde ya da kendimiz anne baba olduktan sonra fark etmeye başlarız. Yetiştirilme tarzlarımızda ya keşke şöyle yapsalardı, ya da keşke şunu daha az yapsaydı gibi değerlendirmelerimiz olur. Sonrasında ise acaba kendi anne babamız nasıl yetiştirilmiştir diye bakarız ve kendi ebeveynlerimizi de anlamaya çalışırız. Yetişkin olduğumuzda hayatımızda yolunda gitmeyen durumlar olduğunda tüm hayatımızı gözden geçiririz. Fark ederiz ki yaşadığımız sorunlar çocukluk yaşantımızdaki sorunlarla benzerdir. Uyumsuzluk, şüphecilik, terk edilmekten korkma, yaşama karşı güvensizlik gibi.
Çocuklukta karşılanmayan ihtiyaçlar büyürken farklı iyileştirici bağlarla karşılanabilirken bazen de çocukluktan gelen örüntüleri devam ettiririz. Bu örüntüler hayata genel bakışımızı sağlayan şemalardır.
Örneğin ailede görünmeyen bir çocuk olarak yetiştirildiyseniz ve görünmek için başarılı fedakar olmayı öğrendiyseniz kendinizi işe yaradığınız kadar değerli hissedersiniz. Arkadaş ilişkilerinizde veya evliliğinizde sürekli çabalayan taraf olma ihtimaliniz yüksek olabilir. Başka bir örnek olarak çocukken yetişkin gibi davranmak zorunda kalmışsanız çevrenizdekiler tarafından sorumluluk verilen koruyucu olarak görülen kişi olabilirsiniz.
Hayatta karşılaştığımız durumlar bize farklı beceriler kazandırabilir. Küçükken yetişkin gibi davranmak zorunda kalmak olumsuzdur ama biz başa çıkma becerileri geliştirmişizdir. Soru şudur: Çocuklukta zorunda olduğumuz durumlar şu an için bir zorunluluk mudur, seçim şansı olan yetişkin ne yapmak isterdi?
İnsanlar geçmiş deneyimlerinden öğrenir ama hayat değişkendir. Mesela küçükken başa çıkamadığımız durumlar yetişkin olduğumuzda da başa çıkamadığımız durumlar olmayacaktır. Çaresizlik temel inancını küçükken yaşamışsanız büyüdüğünüze de çaresizlik inancıyla devam etmeniz çokça mümkündür. Çaresiz olduğumuz durumlarda mutlaka vardır.
Çaresizlik inancına sahip kişilerse ne yaparsa yapsın durumların değişmeyeceğini, hayatın böyle gelmiş böyle gitmiş bir yer olduğunu söyler.
Çocukken karşılanmayan ihtiyaçların eksikliğini tamamlamak yetişkin olan bizin görevidir. Bunu hiçbir eş arkadaş iş karşılayamaz. (Tabi hayatımızda iyileştirici etkileri vardır) İhtiyaçlar karşılanmadığında öfkeli eleştirel, suçlayan kişi oluruz. Bu hayatımızı zorlaştırır. Çevremizdekilerin de hayatını zorlaştırır.
Terapi almakla ilgili konuşulduğunda çocukluğuma mı ineceğiz sorusu esprili bir şekilde söylenir. Bu yazıda da söylendiği gibi çocukluk yaşantıları kilit noktadır. Kabul etmemiz gereken ise o çocuğa ulaşmak için derine inmemiz gerekmiyor. Hemen yakında bir yerde. Kendisinin olduğu gibi kabul edildiğini bildiği ortamlarda duygularını rahatça gösterebiliyor. Bazen yetişkin olan kısmımız devreye giriyor. Bazen ebeveyn tarafımız. Bazen de çocuk. Hayattan keyif almamız için içimizdeki çocuğun söylediklerine kulak vermemiz önemli.
Özetleyecek olursak; hayatımızı, çocukluk yaşantımızı anlamlandırmak, neye ihtiyacımız olduğunu fark etmek ve duygu düzenlememizi sağlamak kendimize ebeveynlik yapmanın temelleridir. Kendimize ebeveynlik yapmak, kendimize sahip çıkmak yaşamımızı yönlendirmek anlamına gelir. Gerektiğinde yardım almayı düşünmek kişinin kendini koruma yollarından biridir.

Share
615 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert…

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert… Vezirköprü'nün yetiştirdiği ve gurur duyması gereken bu ismi neden yeterince tanımaya ve tanıtmaya çalışmak yerine unutturmaya gayret ediyoruz. Vezirköprü'nün özellikle geçmişinde övünebileceği, hayatın rengine güzellikte katan isimlerinden biri olan Bedrettin Cömert ismi unutulmaması gerekenler arasında değil midir? Vezirköprü'nün özellikle geçmiş hayatında birçok önemli isim yer alır. Bir döneme kadar olan önemli isimlerin derlendiği Ali Tuzcu'nun “Vezirköprü Meşhurları” kitabında yer ...
  • Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı?

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    ​Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı? ​Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi "Vezirköprü Belediyesi bir çalışma yapıyor mu, yapıyorsa nerede ve nasıl bir Sanayi düşünüyor, insanlar ne şekilde dükkân sahibi olabilecekler?" gibi soruların yanıtlarını bilmiyor. ​İlçenin en yakıcı sorunlarından biri haline gelmiş olan Küçük Sanayi Sitesi için süreç ilerliyor dersek tamamen siyasetçi gibi konuşmuş oluruz. ​Aslında ilerleyen bir süreçten bahsetmek zor, en azından yapılmayan açıklamalar nedeniyle konuyla ilgili bir gelişme yaşanıp yaşanmadığını belk...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    04 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Ruhumuzun Anahtarı Bağırsaklarımızda mı? Geçenlerde danışanlarımdan biri bana şöyle dedi: "Hocam, bağırsaklarımdaki şişkinlik geçti ama en çok şaşırdığım şey kendimi daha mutlu hissetmem oldu." İlk duyduğunuzda kulağa ilginç gelebilir. Şişkinlik azalınca insanın keyfi yerine gelir diye düşünebilirsiniz. Ama konu aslında bundan çok daha derin. Yıllarca bağırsaklarımızı sadece yemekleri sindiren bir organ olarak gördük. Karnımız ağrıyınca, kabız olunca ya da mide s...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Zayıflama İğneleri: Gerçekten Mucize mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Son yıllarda sosyal medyada, televizyon programlarında ve günlük sohbetlerde en çok konuşulan sağlık konularından biri hiç şüphesiz zayıflama iğneleri oldu. Kimi bu ilaçları "mucize çözüm" olarak görürken, kimi ise yan etkilerinden çekinerek kullanmaktan uzak duruyor. Peki gerçekler ne söylüyor? Zayıflama iğneleri gerçekten sihirli bir değnek mi, yoksa doğru kişide etkili olan bilimsel bir tedavi yöntemi mi? Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta...