logo

BANA GÖRE

BANA GÖRE

Felaketlerin sebebi parasızlık mı?

Dere yatağına ev yapılmaması gerektiğini bilmeyen var mıdır? Ancak maddi koşullar nedeniyle vatandaşlar ölümü göze alarak buralarda ev yapıp, yer alıp oturuyorlar. Sonucu bazen maalesef ağır oluyor.

Bölgenin en büyük haberi geçen hafta komşu ilçe Havza’da yaşanan yıkıcı ve bir o kadar üzücü sel haberiydi.
Kurban Bayramı öncesinde yaşanan felaket özellikle esnafta ciddi maddi kayıp yaşanmasına neden oldu.
Havza’da birkaç yıl önce bu konuyu konuştuğumuz Havzalı bir dostumuz, “bu ilçeyi bir gün su basacak, göreceğiz” iddiasını ortaya attığında sebep olarak yanlış yapılan dere ıslahını kastediyordu.
Yani çok da sürpriz değildi yaşananlar.
Her zaman söylediğimz gibi kötü olacaklar için öngörüleri “umarız tutmaz” diyerek konuşuyoruz, ancak perşembenin gelişi de çarşambadan belli oluyor.
Uzun yıllar yurt dışında çalışmış bir başka dostumuz ise Fransa’dan örnek veriyor, “buna benzer bir çalışma orada da yapılmıştı, ancak yapılan menfezin içinden iki kamyon rahat geçerdi”
Biz sadece yapmış olmak, günü kurtarmak için ve en düşük maliyetle iş yapmaya kalkıyoruz, bunun da faturası ağır oluyor.
                     Ders almalıyız
Özellikle doğal afetlerde, doğaya karşı doğayı dizayn edebilmek amacıyla yapılan işlerin mutlaka geri teptiğini ve eninde sonunda büyük yıkımlarla tamamlandığını daha kaç kez görmemiz gerekecek.
Deprem gerçeği ile yaşıyoruz, öğrenmiyoruz. Kâr hırsıyla yapılan ve düzgün denetlenmeyen binaların insan hayatlarına nasıl etki ettiğini daha kaç kez göreceğiz?
Yanlış yerlere yapılan ve üç beş kuruş daha ucuz olan inşaatları üretmekten çekinmeyen, biraz daha uygun ev sahibi olabilmek için riskleri göze alan insanlar aslında neye güveniyorlar?
Sel, özellikle dere yataklarına bina yapımı sonrasında sıklıkla yaşanan bir olay. Öyle olmasına rağmen ders almadığımızı söylemek mümkün.
Dere yatağına ev yapılmamasını bilmeyen var mıdır? Ancak maddi koşullar nedeniyle vatandaşlar ölümü göze alarak buralarda yer alıp oturuyorlar. Sonucu bazen maalesef ağır oluyor.
Havza’da yaşanan sel içinse aslında devletin yaptığı bir hatanın ceremesini vatandaş çekti diyebiliriz.
Adı geçen derelerin ıslahı için çalışmaları yanlış yapan (hangi dönem olursa olsun) devletin kurumu, düzeltmeyen başka bir idare ama perişan olan Havza esnafı oldu.
Seli önlemek için en önemli işlerden birinin de ağaçlandırma olduğunun yeniden altını çizmek isterim. Havza’yı düşündüğümüzde de gözünüzün önüne bir ağaçlık alan geliyor mu?
Sadece Havza değil, özellikle ilçe merkezlerinde yeterince ağaçlık alan oluşturulması için çalışan yerel idareciler neden göremiyoruz?
Oysa genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının, kurucusunun gösterdiği şekilde bilim ve fenle ilerlemesi ve böyle felaketleri yaşamaması gerekirdi.
Byük Atatürk’ün umudunu yeşertecek gençlerin bu yolda yürüyeceklerine de inanmak istiyor ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramını kutluyoruz.
Vatandaş Gazetesi önümüzdeki sayıları Kurban Bayramı’na denk gelmesi sebebiyle iki gün yayımlanmayacak.
Tüm okuyucularımıza mutlu ve huzurlu bir Kurban Bayramı geçrmelerini diliyorum.

Share
8 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

BENZER HABERLER

Anı İnceleme Araştırma
“VATANDAŞ” Gözünden

“VATANDAŞ” Gözünden

Anı İnceleme Araştırma
“VATANDAŞ” Gözünden

“VATANDAŞ” Gözünden

Anı İnceleme Araştırma
Vatandaşın Gözünden

Vatandaşın Gözünden

Anı İnceleme Araştırma
“VATANDAŞ” Gözünden

“VATANDAŞ” Gözünden

Anı İnceleme Araştırma
20 yıl önce Vezirköprü

20 yıl önce Vezirköprü

Anı İnceleme Araştırma
50 Yıl Önce Vezirköprü

50 Yıl Önce Vezirköprü