logo

İlkokula Hazır Mıyım?


Gülsüm Ceylan
gulsumcansiz1@hotmail.com

İlkokula ve ana sınıfına başlama yaşı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, çocukların ilkokula başlama yaşı şu şekilde olacak;
İlkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilir.
Okul müdürlükleri, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanları velisinin yazılı talebi bulunması halinde okul öncesi eğitime yönlendirir veya kayıtlarını bir yıl erteler.
1- İlköğretim yaşı gelen her çocuk ilköğretime hazır demek mi?
İlköğretim yaşı gelen her çocuk ilköğretime hazır değildir. Okul olgunluğu denen önemli bir olgudan bahsetmek gerekiyor. Okula başlamanın resmi kriteri yaştır. Kanunlara göre, altı yaşından gün alan çocuklar okula gitmeye hazırdırlar. Fakat, sadece yaş bir çocuğun okula gidebilecek olgunlukta olduğunu gösterebilir mi? Hem fiziksel hem de psiko-pedogojik açıdan bakıldığında her çocuk yaşları aynı olsa bile eşit şekilde gelişmiş olmayabilir. Bu nedenle ilkokula başlama konusunda çocuğun okul olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığı tespit edilmelidir.Okul olgunluğunu en iyi ölçen test günümüz şartlarında Metropolitan Okul Olgunluğu testidir. Bu testin eğitimlerine katılan psikologlar ve psikolojik danışmanlar tarafından yetkin kişilere uygulatılması önerilmiştir.
2- Bir çocuğun ilköğretime hazır olup olmadığı hangi segmentlere göre değerlendiriliyor? Çevremizde birçok anne ve baba çocuğun ilköğretime hazır olup olmama durumunu zeka kapasitesi ile özdeşleştiriyor bu ne kadar doğru?
Genel olarak okul olgunluğuna sahip olduğu düşünülen çocuğun durumu aşağıdaki hususlar ışığında değerlendirilmelidir:
Sağlık ve fiziksel gelişim
Duygusal gelişim ve sosyal beceri
Öğrenme yaklaşımları
İletişim becerileri
Bilişsel durum ve genel bilgi durumu
Okul olgunluğu için bilişsel yeterlilikten bahsedilebilir ancak zeka doğuştan getirdiğimiz bir potansiyeldir. Dolayısıyla 6 yaşında da 16 yaşında da zeka değişmeyeceği için bu konuda kriter olarak almak doğru değil. Sadece doğru okula yönlendirme konusunda yardımcı olabilir. Örneğin zihinsel engelli yetersizlik söz konusu ise özel eğitim alması için yönlendirme yapılabilir.
3-Her çocuğun gelişim düzeyi aynı mı? İlköğretim yaşı gelen çocukların olgunluk düzeyi nasıl ölçülüyor?
Her çocuğun gelişim düzeyi aynı değil. Her çocuk farklı genetik yapıdan, farklı kültürel yapıdan geliyor, aynı şartlarla yetiştirilmiyor. Çocukların okul olgunluk düzeyi; okul olgunluğu denen testlerle ölçülüyor. Ancak bu testler ince motor, bilişsel durum ve genel bilgi konusunda bilgi veriyor. Ayrıca fiziksel gelişimine ve sağlık durumuna da bakmak lazım. Her çocuğun ilköğretime başlamadan önce işitme testi yaptırması ve göz doktoruna muayene olması gerekiyor.
4- İlkokul yaşı gelen bir çocuğun “hazır olmaması” durumunda ailelere ne önerilir?
Eğer çocuk ilkokul yaşına gelmiş ve hazır değilse; hazırlık sınıfını tekrar etmesi faydalı olacaktır. Ayrıca eksik olduğu alanların belirlenmesi ve bireyselleştirilmiş bir eğitim programı hazırlanarak çocuğa uygulanıp yaşıtları seviyesine getirilmesi gerekiyor. Bu kararın verilmesi konusunda aile-öğretmen ve uzmanın ortak bir şekilde karar alması faydalı olacaktır.
5- İlkokula hazır olmadığı belirlenen bir çocuğa genellikle anaokulunu tekrarı öneriliyor. Bu durumunun avantajları nedir? İleri dönemde çocuk üzerinde olumsuz etkileri olabilir mi?
Ben de aynı şeyi öneriyorum. Ama her çocuğa değil. Bazı çocuklar destekle ilköğretime başlayabiliyorlar. Aile açısından bir yıl kaybediyormuş gibi görünüyor ama geleceği için bir yıldan fazlasını kazanıyorsunuz aslında. Bir kere çocuğun özgüven gelişimi için oldukça faydalı. Çünkü yeterli olgunluğa erişmeden ilköğretime başlarsa geride kalıyor ve akademik başarısızlık benlik saygısını, özgüvenini yitirmesine neden olabiliyor. Bu durum her çocuk için önerilmediği için, çocuğu iyi tanıyan öğretmen-uzman ve aile işbirliği ile verilecek bir karar olduğundan uzun vadeli olumsuz etkileri olacağını düşünmüyorum.
7- “Doğru okul, doğru öğretmen” olguları ne kadar gerçek? Bu olguların çocuğun öğrenim yaşamı üzerindeki etkileri nedir?
Doğru okul ve doğru öğretmen, geleceğinizi etkileyen olgular. Uzun vadeli ders çalışma becerilerini ve okulu algılayış biçimini öğretmenler etkiliyor. Eğer travmatik olgular üzerinden değerlendirme yapılırsa çocukların pek çocuğunda ilkokuldaki öğretmenleriyle ilgili sorunlar göze çarpıyor. O yüzden doğru öğretmenin seçilmesi uzun vadeli akademik başarısına da olumlu olarak yansıyor. Her çocuk değişime çok kolay uyum sağlayamayabilir. O yüzden doğru okul ve öğretmen seçmek bu anlamda önemli. Eğer seçiminiz sizi sıkıntıya uğratıyorsa ve değiştirmeye karar veriyorsanız, bu durum çocuğunuzu olumsuz bir şekilde etkileyebilir.
Bunların dışında okul idaresinin iletişimi konusunda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Öğretmen ve idare dışında, okulun çocuğun evine yakın olması da tercih nedeni. Çünkü çocuklar küçük yaşlarda erken kalkarak tüm günü yollarda geçiriyorlar. O yüzden de eve geldiklerinde ödev yapacak halleri kalmıyor. Öğretmen, idare kriterleri sağlandıktan sonra da sosyal faaliyetleri araştırarak çocuğunuz için doğru okula karar verme sürecini tamamlayabilirsiniz. Türkiye şartlarında devlet okullarında dikkat edilmesi zor olsa da bir diğer önemli nokta ise; sınıf mevcudu. Eğer şartlarınız uygunsa sınıf mevcudu çok kalabalık olmayan bir sınıfta çocuğunuzun eğitim görmesini sağlayın.

Share
578 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yaban Domuzu sayısı azaltılmalı…

    04 Şubat 2026 Köşe Yazıları

    Ciddi şekilde popülasyonu artan yaban domuzları nedeniyle Vezirköprü'de tarım da etkileniyor. , Vezirköprü'nün bazı köylerinde İlçenin önemli ürünlerinden şeker pancarı ekiminin bile yaban domuzlarının saldırıları nedeniyle azaldığını belirtiliyor. Tarım İlçesi Vezirköprü'de ekilmeyen tarımsal alanların önemli sebepleri arasında beklenen geliri sağlamaması ilk sırada geliyorsa, ikinci sırada İlçenin yaşadığı göç nedeniyle tarlaları ekip biçecek gençlerin dışarıda olmasını sayabiliriz. Ekilmeyen tarlaların ise daha çok ovada değil, dağ köyleri...
  • Ne dileyelim?

    28 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü son zamanlarda önemli gelişmeleri arka arkaya yaşıyor. Bunlardan birisi de Başkan Çil'in açıkladığı Enerji Yatırımında alınan pay. Ancak Vezirköprü'de uzun zaman konuşulmadan yapılan işler olmuyor. Önümüzdeki dönemde bu sürenin kısalmasını dileyelim. Vezirköprü'de son dönemde ciddi çalışmalar ve dönüşümler olacağına ilişkin haberler okuyor, dinliyoruz. Gazetemizin yeni yaşı nedeniyle ziyaretimize gelen çok sayıda Vezirköprü sevdalısıyla da ilçenin sorunlarını ve beklentilerini görüşme fırsatı yakalıyoruz. Aslında İlçede bir kamu...
  • Zorbalık

    24 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Hayatınızda "Ben demin ne yaşadım" anlarınız olmuştur. Bazen başka birinin yaptıkları yapmadıkları veya söyledikleri bizi şaşırtabilir, üzebilir öfkelendirebilir. Bir iki kere olması çok sorun değildir ama birisi size rahatsız edici duyguları çokça hissettiriyorsa dikkat edin zorbalığa uğruyor olabilirsiniz. Bir durumun zorbalık olması için illaki fiziksel bir şiddet içermesine gerek yoktur. Bazen görmezden gelme, sıkça eleştirme, göz devirme gibi davranışlar bile zorbalık olarak adlandırılabilir. Zorba kişilerin, zorbalık yapması için kışkırt...
  • 67 Yıl…

    21 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Vatandaş Gazetesi, yayın yolculuğu sırasında hiçbir yere sırtını dayamamış, tüm Türkiye'de olduğu gibi aslında yerel basının yaşaması için destek vermesi gereken yerlerin bile desteğini alamamış olmasına rağmen arkasında Vezirköprü halkının olduğunu bilerek yaşamını sürdürmeyi başarmış bu yaştaki az sayıdaki gazeteden birisidir aynı zamanda. Yıllar önce Ayhan Acar'ın söylediği “Vezirköprü dışındakiler için ilçelerini hatırlatan en önemli 3 şey katık böreği, çay ve VATANDAŞ GAZETESİ'dir.” sözü kulaklarımızda halen duruyor. Vatandaş dostlarında...