logo

23 Mayıs 2026

HAYATIN İÇİNDEN BESLENME


admin
vatandas1959@hotmail.com

HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

Kurban Bayramı ve Düzensiz Beslenme

Kurban Bayramı; kalabalık sofraların, uzun sohbetlerin ve paylaşmanın en güzel yaşandığı zamanlardan biri… Ama işin bir de sağlık tarafı var ki, özellikle bu dönemde biraz daha özen istiyor.Bayram boyunca en sık karşılaştığımız durumlardan biri; kontrolsüz et tüketimi ve düzensiz beslenme.
“Nasıl olsa bayram” diyerek öğün düzeninin bozulması, ağır pişirme yöntemleri ve hareketsizlik sindirim problemlerinden tansiyon yükselmelerine kadar birçok sorunu beraberinde getirebiliyor. Özellikle mide-bağırsak hassasiyeti, kolesterol ve tansiyon problemi yaşayanların bu süreçte biraz daha dikkatli olması gerekiyor.
Öncelikle kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli. Çünkü et, kesim sonrası “ölüm sertliği” dediğimiz bir süreçten geçiyor. Hemen pişirilen et hem daha sert oluyor hem de sindirimi zorlaştırabiliyor. Benim önerim; eti en az 12–24 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra tüketmeniz. Böylece hem lezzeti artıyor hem de sindirim sistemi daha rahat ediyor.Bir diğer önemli konu ise saklama koşulları.
Bayram telaşı içinde bazen en çok ihmal edilen nokta bu oluyor. Etleri büyük parçalar halinde değil, günlük kullanılabilecek porsiyonlar şeklinde ayırmak çok önemli. Buzdolabında uygun sıcaklıkta muhafaza edilmeli, uzun süre saklanacaksa derin dondurucu tercih edilmeli. Çözünen eti tekrar dondurmak ise ciddi sağlık riskleri oluşturabiliyor.Pişirme kısmında da denge önemli. Bayram sofralarında genellikle kavurma ilk tercih oluyor ama yüksek yağ ve yüksek ateşle pişirilen et hem besin değerini azaltıyor hem de sindirimi zorlaştırıyor.
Ben her zaman ızgara, fırın, haşlama ya da kendi suyunda pişirme yöntemlerini öneriyorum. Üstelik çoğu zaman ekstra yağ eklemeye de gerek kalmıyor.
Hele ki kuyruk yağı ve aşırı tereyağı kullanımı, özellikle kalp-damar sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir konu.Bayram sabahı yapılan en büyük hatalardan biri de kahvaltıyı atlamak.
Oysa güne dengeli bir kahvaltıyla başlamak gün içindeki porsiyon kontrolünü ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Yumurta, peynir, sebzeler ve tam tahıllarla yapılan hafif bir kahvaltı hem daha tok hissettiriyor hem de gün boyu daha dengeli beslenmeyi destekliyor. Et tüketimi arttıkça sebze ve su tüketimi genelde geri planda kalıyor.
Halbuki sindirim sisteminin en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da bu denge. Sofralarda salatalara, zeytinyağlı sebzelere ve lif kaynaklarına mutlaka yer açılmalı. Su tüketimini artırmak da hem sindirim hem de genel enerji düzeyi için oldukça önemli.
Bir de küçük ama etkili bir önerim var: Hareket etmeyi ihmal etmeyin. Bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler bile sindirimi destekliyor, şişkinlik hissini azaltıyor ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor.
Özellikle yemek sonrası 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler gerçekten çok faydalı. Ben bayramlarda “yasaklar” yerine dengeyi konuşmayı daha doğru buluyorum.
Çünkü önemli olan hiçbir şeyi tamamen kısıtlamak değil; doğru miktarda, doğru yöntemle tüketebilmek. Sağlıklı bir bayram sofrası aslında küçük ama doğru tercihlerle mümkün.
Herkese sağlıklı, huzurlu, sevdikleriyle birlikte güzel bir Kurban Bayramı diliyorum.
AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN
Dyt.ayyucedoner@gmail.com

Share
1938 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    11 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Her Şişkinlik Kilo Değildir AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Yaz geldiğinde danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu oluyor: "Hocam, çok az yiyorum ama yine de şişiyorum." İşte tam bu noktada onlara ilk söylediğim şey şu oluyor: "Belki de sorun kilo değildir." Çünkü yaz aylarında birçok kişinin yaşadığı şişkinlik hissinin nedeni çoğu zaman yağlanma değil, vücudun tuttuğu fazla sudur. Yani ödem... Özellikle sıcak havalarda akşam eve geldiğinde ayaklarında şişlik hisseden, yüzüğünü çık...
  • Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert…

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert… Vezirköprü'nün yetiştirdiği ve gurur duyması gereken bu ismi neden yeterince tanımaya ve tanıtmaya çalışmak yerine unutturmaya gayret ediyoruz. Vezirköprü'nün özellikle geçmişinde övünebileceği, hayatın rengine güzellikte katan isimlerinden biri olan Bedrettin Cömert ismi unutulmaması gerekenler arasında değil midir? Vezirköprü'nün özellikle geçmiş hayatında birçok önemli isim yer alır. Bir döneme kadar olan önemli isimlerin derlendiği Ali Tuzcu'nun “Vezirköprü Meşhurları” kitabında yer ...
  • Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı?

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    ​Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı? ​Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi "Vezirköprü Belediyesi bir çalışma yapıyor mu, yapıyorsa nerede ve nasıl bir Sanayi düşünüyor, insanlar ne şekilde dükkân sahibi olabilecekler?" gibi soruların yanıtlarını bilmiyor. ​İlçenin en yakıcı sorunlarından biri haline gelmiş olan Küçük Sanayi Sitesi için süreç ilerliyor dersek tamamen siyasetçi gibi konuşmuş oluruz. ​Aslında ilerleyen bir süreçten bahsetmek zor, en azından yapılmayan açıklamalar nedeniyle konuyla ilgili bir gelişme yaşanıp yaşanmadığını belk...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    04 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Ruhumuzun Anahtarı Bağırsaklarımızda mı? Geçenlerde danışanlarımdan biri bana şöyle dedi: "Hocam, bağırsaklarımdaki şişkinlik geçti ama en çok şaşırdığım şey kendimi daha mutlu hissetmem oldu." İlk duyduğunuzda kulağa ilginç gelebilir. Şişkinlik azalınca insanın keyfi yerine gelir diye düşünebilirsiniz. Ama konu aslında bundan çok daha derin. Yıllarca bağırsaklarımızı sadece yemekleri sindiren bir organ olarak gördük. Karnımız ağrıyınca, kabız olunca ya da mide s...