HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
admin vatandas1959@hotmail.com
HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
Kurban Bayramı ve Düzensiz Beslenme
Kurban Bayramı; kalabalık sofraların, uzun sohbetlerin ve paylaşmanın en güzel yaşandığı zamanlardan biri… Ama işin bir de sağlık tarafı var ki, özellikle bu dönemde biraz daha özen istiyor.Bayram boyunca en sık karşılaştığımız durumlardan biri; kontrolsüz et tüketimi ve düzensiz beslenme.
“Nasıl olsa bayram” diyerek öğün düzeninin bozulması, ağır pişirme yöntemleri ve hareketsizlik sindirim problemlerinden tansiyon yükselmelerine kadar birçok sorunu beraberinde getirebiliyor. Özellikle mide-bağırsak hassasiyeti, kolesterol ve tansiyon problemi yaşayanların bu süreçte biraz daha dikkatli olması gerekiyor.
Öncelikle kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli. Çünkü et, kesim sonrası “ölüm sertliği” dediğimiz bir süreçten geçiyor. Hemen pişirilen et hem daha sert oluyor hem de sindirimi zorlaştırabiliyor. Benim önerim; eti en az 12–24 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra tüketmeniz. Böylece hem lezzeti artıyor hem de sindirim sistemi daha rahat ediyor.Bir diğer önemli konu ise saklama koşulları.
Bayram telaşı içinde bazen en çok ihmal edilen nokta bu oluyor. Etleri büyük parçalar halinde değil, günlük kullanılabilecek porsiyonlar şeklinde ayırmak çok önemli. Buzdolabında uygun sıcaklıkta muhafaza edilmeli, uzun süre saklanacaksa derin dondurucu tercih edilmeli. Çözünen eti tekrar dondurmak ise ciddi sağlık riskleri oluşturabiliyor.Pişirme kısmında da denge önemli. Bayram sofralarında genellikle kavurma ilk tercih oluyor ama yüksek yağ ve yüksek ateşle pişirilen et hem besin değerini azaltıyor hem de sindirimi zorlaştırıyor.
Ben her zaman ızgara, fırın, haşlama ya da kendi suyunda pişirme yöntemlerini öneriyorum. Üstelik çoğu zaman ekstra yağ eklemeye de gerek kalmıyor.
Hele ki kuyruk yağı ve aşırı tereyağı kullanımı, özellikle kalp-damar sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir konu.Bayram sabahı yapılan en büyük hatalardan biri de kahvaltıyı atlamak.
Oysa güne dengeli bir kahvaltıyla başlamak gün içindeki porsiyon kontrolünü ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Yumurta, peynir, sebzeler ve tam tahıllarla yapılan hafif bir kahvaltı hem daha tok hissettiriyor hem de gün boyu daha dengeli beslenmeyi destekliyor. Et tüketimi arttıkça sebze ve su tüketimi genelde geri planda kalıyor.
Halbuki sindirim sisteminin en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da bu denge. Sofralarda salatalara, zeytinyağlı sebzelere ve lif kaynaklarına mutlaka yer açılmalı. Su tüketimini artırmak da hem sindirim hem de genel enerji düzeyi için oldukça önemli.
Bir de küçük ama etkili bir önerim var: Hareket etmeyi ihmal etmeyin. Bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler bile sindirimi destekliyor, şişkinlik hissini azaltıyor ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor.
Özellikle yemek sonrası 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler gerçekten çok faydalı. Ben bayramlarda “yasaklar” yerine dengeyi konuşmayı daha doğru buluyorum.
Çünkü önemli olan hiçbir şeyi tamamen kısıtlamak değil; doğru miktarda, doğru yöntemle tüketebilmek. Sağlıklı bir bayram sofrası aslında küçük ama doğru tercihlerle mümkün.
Herkese sağlıklı, huzurlu, sevdikleriyle birlikte güzel bir Kurban Bayramı diliyorum.
AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN
Dyt.ayyucedoner@gmail.com