HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
admin vatandas1959@hotmail.com
HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN – Dyt.ayyucedoner@gmail.com
Kilo Değişmese de Vücudumuz Değişebilir mi?
Sağlıklı beslenmeye başladınız, öğünlerinizi düzenlediniz, hareket etmeye daha fazla zaman ayırdınız.
Kendinizi daha enerjik hissediyor, kıyafetlerinizin üzerinize daha rahat oturduğunu fark ediyorsunuz. Ancak tartıya çıktığınızda gördüğünüz rakam hâlâ aynı. Peki, bütün bu çabanız boşa mı gitti?
Aslında hayır. Çünkü vücudumuzda meydana gelen değişimleri değerlendirmek için yalnızca tartıdaki rakama bakmak her zaman yeterli değil.
Tartı bize neyi söylüyor, neyi söylemiyor? Tartıda gördüğümüz ağırlık; kas, yağ, kemik, su ve diğer vücut bileşenlerinin toplamından oluşuyor. Ancak tartı, bu ağırlığın ne kadarının yağdan veya kastan geldiğini göstermiyor.
Örneğin düzenli egzersiz yapan bir kişi zaman içerisinde yağ kütlesini azaltırken kas kütlesini artırabilir. Böyle bir durumda vücut ağırlığı fazla değişmese bile bel çevresinde incelme ve vücut görünümünde farklılaşma meydana gelebilir.
Özellikle direnç egzersizleriyle birlikte yeterli ve dengeli beslenme, bu değişimi destekleyebilir.
Peki, aynı kiloda olmak aynı sağlık durumuna sahip olmak anlamına mı geliyor?
Elbette hayır. Aynı boy ve kiloya sahip iki kişinin vücut yağ oranı, kas kütlesi ve yağ dağılımı birbirinden oldukça farklı olabilir.
Burada özellikle karın bölgesinde biriken yağ dokusu önem taşıyor. İç organların çevresinde bulunan ve visseral yağ olarak adlandırılan yağ dokusunun fazlalığı; insülin direnci, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından artmış riskle ilişkilendiriliyor.
Dolayısıyla tartıda belirgin bir değişiklik olmasa bile bel çevresinin azalması, bazı kişilerde metabolik sağlık açısından olumlu bir gelişmenin göstergesi olabilir.
Sağlığımızı yalnızca kilomuzla mı değerlendirmeliyiz? Sağlıklı bir yaşamın göstergesi yalnızca kaç kilogram olduğumuz değil. Kan şekeri, kan yağları, tansiyon değerleri, bel çevresi ve fiziksel dayanıklılık gibi pek çok faktör birlikte değerlendirilmeli.
Üstelik düzenli fiziksel aktivite, belirgin bir kilo kaybı gerçekleşmese bile insülin duyarlılığını ve kalp-damar sağlığını olumlu yönde etkileyebiliyor.
Bu nedenle kilo verme sürecinde yalnızca tartıya odaklanmak, aslında elde ettiğimiz önemli kazanımları gözden kaçırmamıza neden olabilir.
Tartıdaki her değişim yağ kaybı anlamına gelmez. Gün içerisinde tükettiğimiz tuz miktarı, karbonhidrat alımı, hormonal değişimler ve vücudumuzun su dengesi tartıdaki rakamı etkileyebilir.
Bu nedenle kısa sürede görülen ağırlık değişimlerini doğrudan yağ kaybı veya yağ artışı olarak yorumlamak doğru değildir.
Önemli olan tek bir ölçüm değil, zaman içerisindeki genel değişimi takip etmektir.
Sonuç olarak sağlıklı beslenme sürecinde başarıyı yalnızca eksilen kilogramlarla ölçmemeliyiz.
Daha güçlü hissetmek, bel çevresindeki değişim, gelişen fiziksel performans ve iyileşen metabolik göstergeler de en az tartıdaki rakam kadar değerlidir.
Unutmayalım, bazen tartıda hiçbir şey değişmezken vücudumuzda çok şey değişiyor olabilir.