BANA GÖRE
Ziyaretlerin ardından
Göktan TEK’ER
Uzun süredir kapalı kapılar arkasında gerçekleştirilen görüşmelerin, yapay zeka desteğiyle önemli hale getirilmiş haberlerin servis edildiğini ve servis eden yere göre de yakınlığına göre gazetelerin ele aldığını birçok yerde görebiliyoruz.
Geçtiğimiz hafta İlçemizdeki gazetelerde siyasetin Ankara ziyaretleri ilk sıralarda yer aldı.
Haber bülteni şeklinde servis edilen bu ziyaretlerde Vezirköprü’nün önemli sorunlarının görüşüldüğü bilgisi verildi.
Bültene yer alan başlıklar gerçekten önemliydi: Vezirköprü – Havza karayolu, yeni okul yatırımları, MESEM, Huzurevi projesi, Küçük Sanayi Sitesi, cezaevi, Kunduz Kamp Eğitim Merkezi ve Kunduz güreş alanının kapsamlı hale getirilmesi.
Bülten olmasından kaynaklı aslında bir eşit kamu görevi yaptığı iddia edilen gazetecilerin konularla ilgili sorular sormaya şansı olmamış. Bu nedenle servis edilen bu bültenleri farklı şekillerle görünen aynı değerlendirmelerle yansıtmışlar.
Bu durum yeni değil. Uzun süredir kapalı kapılar arkasında gerçekleştirilen görüşmelerin, yapay zeka desteğiyle önemli hale getirilmiş haberlerin servis edildiğini ve servis eden yere göre de yakınlığına göre gazetelerin ele aldığını birçok yerde görebiliyoruz.
Aslında bu şekilde yürütülen çalışmalar halkın bilgi edinmesine de, mesleği icra etmeye çalışanlara da kazandırmayan sadece bir şeyler yapılıyor hissi yaratan haberler.
Oysa gereğinden fazla beklenmesine rağmen ve özellikle yol yapmasıyla öne çıkan bir iktidar varken Havza yolunun en azından ne zaman kesin olarak biteceğini sormak gerekmez miydi?
Samsun ve Ankara’da nüfusu hızla azalan Vezirköprü’de mevcut okulların yeterli olduğu, yeni okul yapılmasına gerek görülmediği belirtilirken yeni okulların özellikle mevcuduyla bağdaşmayan fiziki koşullarıyla MESEM için görüşmelerden nasıl bir sonuç çıktığını yazan oldu mu?
Aynı şekilde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na devredildikten sonra tamamlanması bu kadar zaman alan Huzurevi’nin bir başka memlekette olsaydı da aynı şekilde bu kadar uzun sürer miydi sorusuna cevap alınabilir miydi?
“Küçük sanayi sitesine giren/girmeyen herkesin pişman olmasına karşılık 12 yıldır kooperatifin bir sonuca ulaşamamasının nedeni kooperatif midir, yoksa onlarla işbirliği yapmayan siyaset ve idare midir?” sorusu sorulur muydu?
Yaklaşık 30 yıldır zaman zaman Vezirköprü gündemine taşınmasına rağmen çevredeki ilçelere yapılan ve bizim sadece tartışmasını yürütmekle kaldığımız cezaevi için mutlaka sorulacak bir iki soru olurdu sanırım.
Artık bizim bile yazmaktan usandığımız Kunduz Kamp Eğitim Merkezi için görüşmelerde neler konuşulduğunu, gerçekten yapılıp yapılmayacağının kamuoyuna aktarılmasının gerektiğini öğrenme hakkımız olmamalı mıydı?
İşin doğrusu bu konuşulan projelerin içinde yapılacağına inandığım sadece Kunduz Güreş alanı için görüşmeler var.
Belirttiğim gibi, bu bülten çalışmalarıyla haber yaptırma sadece Vezirköprü’ye has değil. Ancak her hangi bir alanda fark yaratmayı başaramayan Vezirköprü hiç olmazsa bu konuda bir öncülük yapar mı?
Bu sorunun cevabını da birlikte göreceğiz.
Tüm okuyucularımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarım.