logo

Kut’ül Amare Zaferi’nin 108.Yıldönümü Düzenlenen Programla Kutlandı

Kut’ül Amare Zaferi’nin 108.Yıldönümü Düzenlenen Programla Kutlandı

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile davam etti.
Ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Köprülü Mehmet Paşa Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Yücel Zahireci gerçekleştirdi.

Zahireci, “Tarih milletlerin hafızasıdır. Geçmişini unutan toplumlar milli hafızasını kaybetmeye ve süreç içinde yok olmaya mahkûmdur. Bu gün Türk milletinin şanlı tarihine altın harflerle yazılmış nice kahramanlık destanlarından biri olan Kut’ul Amare zaferini 106. Yıl dönümünde hatırlamak ve kutlamak üzere toplanmış bulunuyoruz.” Dedi.
Köprülü Mehmet Paşa Anadolu Lisesi Tarih öğretmeni Yücel Zahireci; “Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere çeşitli stratejik hedeflere ulaşmak için beraberindeki sömürge Hint askerleri ile birlikte Basra Körfezi üzerinden Irak işgalini başlattı.
Irak işgali sırasında İngiltere’nin en önemli hedefi 4.Murad döneminden itibaren Osmanlı sancağı altında yönetilen, kadim uygarlıkların beşiği Mezopotamya’nın en önemli şehirlerinden biri olan Bağdat’tır.
İngiliz Irak Seferi Kuvvetler Komutanı General Nikson’a göre Bağdat’ın işgal edilmesi Osmanlı Devleti üzerinde ağır bir psikolojik etki yapacak ve Osmanlı’ya prestij kaybettirecekti.
Bir karış vatan toprağını düşmana teslim etmek yerine ölmeyi yeğleyen, Asya bozkırlarından Viyana önlerine, Afrika çöllerinden Kıpçak steplerine kadar olan geniş coğrafyada sayısız zafer kazanan Türk ordusunun kahraman neferleri bu kez aynı sebatı, cesareti, gayreti ve fedakârlığı İslam medeniyetinin göz bebeği Bağdat için göstermiştir.
Bu fedakarlığın en somut örneklerinden biri Irak Kuvvetleri Komutanı Yarbay Süleyman Askeri Bey’in sol bacağını delip geçen bir kurşuna rağmen savaşa devam ederek sedye üzerinde savaşı sevk ve idare etmesidir. Buna karşın İngiliz General Charles Townshend Şuaybe bölgesinde yapılan savaşlar sırasında pek çok İngiliz askerinin yaralılara yardım bahanesi ile cephe hattından kaçmaya çalıştığını kaydeder.
Mehmet Akif; “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” dizelerinde birlik ve beraberliğin önemine dikkate çeker. Bu bağlamda Kut’ül Amare savaşı birlik ve beraberliğin önemini göstermesi açısından da önemlidir. Zira bölgedeki bazı aşiretler İngiliz entrikalarının kurbanı olmuş, İslam’ın birleştirici ruhu yerine İngiliz altın ve vaatlerini tercih ederek zaman zaman Osmanlı askerlerine saldırmış, bu durum Osmanlı’nın işini bir hayli zorlaştırmıştır.
Bütün bu zorluklara, elverişsiz koşullara ve yetersiz kaynaklara rağmen Bağdat’a doğru ilerleyen İngilizler Bağdat’ın 32 km güneyinde bulunan Selman-ı Pak’ta durdurulmuş, ardından Dicle nehrinin kenarında bulunan Kut kasabasına çekilen İngiliz birlikleri 144 günlük bir kuşatmanın ardından 13309 esir vererek teslim olmuştur.
İngiliz tarihçisi James Morris, Kut yenilgisini “Britanya askeri tarihindeki en aşağılık şartlı teslimi” olarak tanımlar. Kut Kahramanı Halil Paşa’nın “Bütün Türklere şeref ve şan, İngilizlere kara meydan” olarak ifade ettiği Kut’ul Amare zaferi Türk milletinin hiçbir zaman unutmayacağı, daima hatırında tutarak ulusal hafızasını tazeleyeceği böyle destansı bir mücadeledir. ” İfadelerine yer verdi.

Konuşma sonrası hazırlanan sinevizyon gösterisi ve oratoryo gösterisi ile program son buldu.

Share
10 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?