logo

“Üretmekten vazgeçmeyin!”

“Üretmekten vazgeçmeyin!”

“Üretmekten vazgeçmeyin!”

Tarım ve Hayvancılık ile ilgili politikalar konusunda yaptığı açıklamalarla gündeme gelen Sencer Solakoğlu, Vezirköprü’de çiftçilerle buluştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhur Başkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 16 saat traktör üstünda çaba gösterildikten sonra elde edilen üründen zarar edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhur Başkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, uygulanan Tarım Politikaları hakkında bilgilendirme seminerine katıldı.
Geçtiğimiz çarşamba günü Vezirköprü’de çiftçi ve üreticilerle buluşan Solakoğlu, düzgün politikalarla kırsalda yaşamanın daha cazip hale geleceğini, insanların büyükşehirlerin karmaşasından ve sağlıksız hayatından kurtularak köylerine geri döneceklerini savundu.
Solakoğlu, uygulanan yanlış politikaların sonucunda çiftçileri sürekli zarar ettiğini ve mağdur olduklarını ileri sürerek, çiftçilerin üret-mekten vazgeçmemeleri gerektiğini söyledi.
Bursa Karacabey’de Feyz Çiftlik’in sahibi Sencer Solakoğlu çarşamba günü Vezirköprü’de üreticilere bir seminer verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanlığı öncülüğünde Vezirköprü Belediyesi Kültür Merkezi toplantı salonunda düzenlenen “Kazanan Çiftçi, Büyüyen Türkiye” seminerine Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Mehmet Özdağ, Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, Vezirköprü İlçe Başkanı Nazım Kale, Havza İlçe Başkanı Şener Geçit, parti üyeleri, çiftçi ve üreticiler katıldı. Seminer öncesi ilk söz alan CHP Vezirköprü İlçe Başkanı Nazım Kale, “İlimiz ve özellikle İlçemizin geleceği konusunda tarım ve hayvancılık açısından kanayan yara haline gelen gerçekleri konuşmak üzere toplandık. Vezirköprü tarım arazisi büyüklüğü bakımından Samsun’un en büyük ilçesi olmasına rağmen sosyal ve ekonomik gelişim açısından 14. sırada yer alıyor.” dedi.
Tarım Politikaları konusunda ilk seçim startını Samsun’dan başlattıklarını söyleyen CHP İl Başkanı Mehmet Özdağ ise; “Tarım ve hayvancılık konusunda insan üstü bir çaba ile bu yolda kararlılıkla yürüyen Sencer Solakoğlu’na teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Ürünümün zarar etmesini kabul edemem.”
Konuşmalar sonrası söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Cumhur Başkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 16 saat traktör üstünde çaba gösterildikten sonra elde edilen üründen zarar edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Hasat döneminde fiyatların dibe vurduğunu vurgulayan Solakoğlu: “Çiftçilerimiz ürününü ektikten sonra hasat dönemi gelince fiyatlar dibe vuruyor hasat sonrası ise ne hikmetse fiyatlar birden yükselişe geçiyor. Üreticilerimiz kaça satacaklarını önceden bilmeleri gerekiyor. Bu da bazı kesimler tarafından haksız kazanç oluşmasına neden oluyor.” dedi.
“Çiftçi üzerinde baskı yapılmamalı”
Uygulanan yanlış politikalar nedeniyle çiftçi üzerinde baskı yapıldığına dikkat çeken Solakoğlu, Çiftçilerin bilgilendirilmemesinden dolayı sürekli zarar ettiklerini söyledi. Solakoğlu: “Çiftçilerimiz hangi ürünü üretmesi konusunda bilgi sahibi olmadığı için yanlış üretim sonucu sürekli sıkıntı yaşıyor ve zarar ediyor. Bu durumda hane halkı enflasyonunda tavan yapmasına yol açıyor.  Bilgilendirmenin eksik olması sonucu tek bir üründe yoğunlaşan çiftçilerimiz fiyatların taban yapması ile birlikte zarar ediyor. Çiftçilerimizin ekeceği ürünün tohumunu toprağa atmadan önce kaça satacağının bilgisine sahip olması gerekiyor. Aksi takdirde o zamana kadar elde edilecek ürün zaten tüccarın eline geçmiş oluyor. “ diye konuştu.
“Ürün ekilmeden devlet, fiyatını belirlemeli”
Çiftçilerin zarara uğramaması ve daha kaliteli üretim yapılması için önceden fiyatının belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Solakoğlu; “Biz, çiftçinin daha ürününü ekmeden fiyatını önceden öğrenebileceği ve ödeme takviminin belli olacağı bir sistem kurmayı planlıyoruz. Bu sistem ile çitçilerimiz en başından hangi ürünü ekeceğini, fiyatını ve ödeme tarihlerini görebilecek ve ona göre karar verecek. Çünkü çiftçi şu ana kadar hep hor görüldü. Uygulanan yanlış politikalar sonucunda Çiftçi süt sağdı battı, domates ekti battı, ayçiçeği ekti battı. Kısacası çiftçi hep zarar etti.” dedi.
“İpotekle çiftçi üretim yapamaz”
Çiftçilerin Ziraat Bankasına gittiğinde ipotek zorunluluğu ile karşılamasından artık bıktıklarını dile getiren Solakoğlu; “Devlet olarak fiyatı belirleyeceksin ama zarar ettiğimizde ise traktörümüzden ya da evimizden olacağız. Yok öyle bir şey. Ben Ziraat Bankası’na gittiğim zaman neden evimi ya da traktörümü ipotek etmek zorunda kalıyorum. Böyle bir sistemle hangi çiftçi ya da üretici zarar etmeden ayakta durabilir ki. Kısacası şu ana kadar ki yönetimde görev alan hiçbir bakanımızın toprakla ya da tarımla alakası olmamasından dolayı hep yanlış politikalar uygulanmış ve sonuçta çiftçilerimiz ve üreticilerimiz zarar etmiştir.” diye konuştu.
“Neden tarımsal desteklemelere muhtacız?”
Uygulanan tarımsal desteklere de değinen Sencer Solakoğlu şunları söyledi. “Yapılan tarımsal desteklemelere karşıyım. Neden bu desteklemelere muhtaç bırakılıyoruz? Çiftçilerimiz bu desteklemelere muhtaç kalmadan ürünlerini ekip, üretip zarar etmeden satabilmelidir. Süt fiyatlarını, buğday, ayçiçeği kısacası tarımsal ürün fiyatlarını kırpıp daha sonra teşvik destekleriyle bu işi düzeltemezsiniz. Önemli olan çiftçilerimizin ve üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı olmadan ürünlerini satıp yaşayabilmeleridir. Kısacası bize tepeden bakan değil bize hizmetkâr bürokrat ve devlet memurlarına ihtiyacımız var. Yani doğru politikalarla çiftçilerimizi ve halkımızı tarımda, sütte ve ette yurtdışına bağlı hale getirmemeliyiz. Yani işin özeti şu ki üretim odaklı politika anlayışıyla; emeğin hak ettiği değeri gördüğü, planlı ve sürdürülebilir bir tarım sistemi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen çiftçimiz üretmeye devam etmelidir.”
Soruları yanıtladı
Programın sonunda katılımcıların tarım ve hayvancılıkla ilgili sorularını da yanıtladı. Özellikle mahallelerimizdeki süt üreticilerinin büyük sıkıntı yaşadığını aktaran üretcilere de Solakoğlu;
– Girdi maliyetlerini düşürsek bile satarken buna göre fiyat vereceklerdir. Oysa fiyat öncesinden belirlenirse fiyatı değiştiremeyecekler o yüzden karlılık artacak. Başka türlü girdi düşse de çıksa da bizim kar etmemize müsaade etmeyecekler. Sözleşmelerde alım fiyatları yazmıyor. dedi.
Ali SEZGİN – VATANDAŞ

Share
46 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?