Ülkemizin seçim sıkıntısını çeken; sebze, meyve, et vb. hasret kalan memur, Bağ-Kur emeklisi ve asgari ücretle geçimini sağlayan emekçi kesim 2025 yılı can boğazda zorluklarla geçti. Ancak 2026 yılı da bir önceki yıllardan daha zor ve vahim koşularda geçeceğini yılın başında göstermiştir.
Halkın umutla beklediği artırımları fiyasko ve hüsranla son bulmuştur. Asgari ücret açlık sınırının altında belirlenmiştir. Emekliler asgari ücretinin aldığı bir buçuk katını alırken, asgari ücretlinin aldığı ücreti de alamaz duruma düşürülmüştür. Ev kirası, ulaşım, giysi, sağlık, eğitim, enerji, temel ihtiyaçlar hesap edildiğinde en az iki asgari ücret gerekli, bu da küçük il ve ilçeler için geçerlidir.
Metropol şehirlerde otuz, kırk bin lira oturulur bir evin kirasıdır. Bu insanlar nasıl geçinip evine, çoluk, çocuğuna ekmek götürecek diye düşünen, hesap soran, inançlı, vicdanlı var?
Halkın partisi altı yüz milletvekilleri halk adına orada görev yapıyorlar, ancak sesleri çıkmıyor. Beş yüz tanesinin çift maaş aldığı basında açıklandı. Bu kişiler dört, beş yüz bin lira ile geçinirler tabi ki tuzları kuru, karınları tok, sırtları pek. Çocuklarını özel okullarda okutup, yukarıdan aşağıya adrese teslim kaynaklı iş de bulurlar. Neden halkın aldığı düşük ücret umurlarında olsun?
Bize hükümet eden, ortakların, vekillerden emeklinin hakkı, memurun hakkı, esnafın hakkı ve çiftçinin hakkını savunan bir hamle gördünüz mü?
Ancak bir avuç zenginin çarkı tıkırında gitsin diye KDV, ÖTV, gelir vergisi, kasko, sigorta, dolaylı, dolaysız öksürenden öksürüğe vergi toplayıp, özel şirketlere aktarıyorlar.
Öncelikle ülkedeki bugünkü sistem değiştirilip, demokratik, parlementer sisteme geçilmeli. Çalışanların grev, toplu sözleşme, boykot gibi hakları tanınmalıdır. Demokratik ortamda gerçek sendikaların öncülüğünde çalışan hakkı için mücadele edebilmeli.
Eleştireni içeri al, konuşanı al, hakkını arayanı insanlar korkutulup sindirilmiş durumdalar. Ancak bu durumda sarı sendikalar ise başkanlarıyla işçinin, çalışanın gazını almak için birkaç kelime sarf edip tamamladığını düşünüyor.
Bu ülkede ülkeyi koruyan asker, polis hepsi gariban aile çocuklarıdır. Çalışan memur, işçi, yoksul çocuğudur. Savaş olur; vatanı onlar korur, onlar ölür, onlar gazi olur.
Milli geliri yemeye gelince yüzde on azınlık yarısını, yüzde doksan halk ise yarısını paylaşır. Adalet bunun neresinde?
Tüm halkımızın insanca yaşayacağı işi, maaşı, evi, geçimi olmalıdır. Emekliler son günlerini ülkesini, komşu ülkeleri gezerek sıkıntı çekmeden yaşamalılar. Tüm iş verilemeyen kişilere kimseye muhtaç olmayacağı maaş verilmelidir. Eğitim, su, sağlık gibi temel ihtiyaçlar bedava yapılmalıdır. Sosyal devlet işlerliğini görüp, halkan yana musluğun ağzını açmalıdır. İnsanlarımız mutlu olmalıdır.
GELECEK GÜZEL GÜNLERİ YAŞAMAK DİLEĞİ İLE
VEZİRKÖPRÜ CUMHURİYET HALK PARTİSİ
İLÇE BAŞKANLIĞI