Solakoğlu neden dinlenmedi?
Doğru fikirlerin benimsenmesi ve uygulanmasının siyasetin dışında kalmasını sağlayamadığımız sürece, İlçenin ileri gitmesine katkıda bulunamayacağımız ortada.
BESİ OSB’den en büyük beklentilerimizin başında ekonomik katkısı ile göçün önlenmesi geliyor. Tarım ve hayvancılığın önemli olduğu İlçemizde işlerin daha da iyi hale gelmesine katkısı olacağını düşünüyoruz.
Tarım ve özellikle hayvancılık deyince Bursa Karacabey’deki çiftliği ile ülkemizde örnek bir işletmeyi kuran ve bugüne getiren bir isim olan Sencer Solakoğlu’nun geçtiğimiz Çarşamba günü Vezirköprü’ye gelerek verdiği seminer önemliydi.
CHP’nin gizli tarım bakanı olduğu iddia edilse de, siyasi kimliğini bir kenara koyarak, gerçekten dinlemeyi istediğim isimdi Sencer Solakoğlu.
Tarım ve hayvancılık gibi faaliyetlerimiz olmasa da, kendini yetiştirmiş ve bilgi sahibi her insandan öğrenilecek bir şeyler olduğunu düşündüğüm için dinlemek isterdim.
Sosyal medyada karşımıza çıkan videolarını zevkle seyrettiğim ve öğrendiğimi hissettiğim bir isim aynı zamanda.
Fırsatım olmadı.
Düşünürken, Vezirköprü Kültür Merkezi’ni tıka basa doldurmuş tarım ve hayvancılık ilçesi Vezirköprülülerin neler öğreneceklerini düşündüm. Umduğum kalabalığın olmadığını gördüğüm fotoğraflar Vezirköprü adına üzdü beni.
Eğer Vezirköprü tarım ve hayvancılıkta istediği yerlere ulaşmış, teknoloji ve bilimi günü gerektirdiği koşullarda oluşturmuş ve ileriye yönelik ciddi bakış açısı geliştirebilmiş bir içe olsaydı kim gelirse gelsin diyebilirdik.
Ancak tarım ve hayvancılıktan istedikleri verimi alamayan ve her yıl zarar ettiğini iddia eden üreticimizin bu yüzyılda bile yeniliklere, yeni fikirlere kapalı olmayı sürdürmesi iki şekilde açıklanabilir.
Ya Vezirköprü halkı tarım ve hayvancılıktan vazgeçerek sadece inşaat üzerinden kazanacağı ile yaşamını sürdürmeye çalışacak, ya da gözünü kulağını kapatarak hayatının geri kalanını sadece kör siyasetle mutluymuş gibi yaparak geçirecek.
Oysa BESİ OSB’de yaşanana gelişmeler sonrasında Solakoğlu’nun daha öncesinde gördüğüm işlere uygun olarak ahırlarını ve işletmelerini kuracak olan besiciler, mesela mısır yerine buğday silajı yapabilirlerdi. Başka yeni fikirler öğrenebilir ve verimliliklerini geliştirebilirlerdi.
Ancak özellikle siyasi kimliği nedeniyle dinlenmesine katkı verilmediğini düşünüyorum. Oysa doğru fikirlerin benimsenmesi ve uygulanmasının siyasetin dışında kalmasını sağlayamadığımız sürece, İlçenin ileri gitmesine katkıda bulunamayacağımız ortada.
Bu sayede Vezirköprü önemli ekonomik faaliyetinden daha fazla verim alabilir ve karlılığını artırabilirdi.
BESİ OSB’nin beklediğimiz faydalarından biri olan göçün önlenmesinde de bu karlılığın büyük katkısı olabilir. Ancak en önemli katkının, insanların fikirlerine gösterdiğimiz saygı ve bilimsel çalışmaların takibiyle olacağını unutmamalıyız.