logo

18 Temmuz 2026

HAYATIN İÇİNDEN BESLENME


admin
vatandas1959@hotmail.com

Kilo Vermenizin Önündeki Görünmeyen Engel: İnsülin Direnci

AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN

Dyt.ayyucedoner@gmail.com

Bazı sorunlar vardır ki sessizce ilerler.
Ne şiddetli bir ağrı yapar ne de günlük hayatı tamamen durdurur.
Ama fark etmeden enerjinizi azaltır, sürekli acıkmanıza neden olur ve tüm çabanıza rağmen tartının yerinde saymasına yol açabilir.
İnsülin direnci de tam olarak böyle bir durumdur.
Çoğu zaman kişi, “Az yiyorum ama yine de kilo veremiyorum.” diye düşünür. Hatta bazen bunun tamamen yaşla, metabolizmayla ya da irade eksikliğiyle ilgili olduğunu zanneder. Oysa perde arkasında çalışan farklı bir mekanizma olabilir.
İnsülini aslında vücudumuzdaki bir anahtar gibi düşünebiliriz. Yediğimiz besinlerden gelen şekeri hücrelerin içine taşıyarak enerjiye dönüşmesini sağlar. Fakat zamanla hücreler bu anahtara eskisi kadar iyi cevap vermemeye başlar. İşte buna insülin direnci diyoruz.
Vücut bu durumu telafi edebilmek için daha fazla insülin üretir. Kandaki insülin seviyesi arttıkça yağ yakmak zorlaşır, özellikle bel çevresinde yağlanma artabilir ve kişi ne kadar uğraşırsa uğraşsın istediği sonucu almakta zorlanabilir.
Bazen danışanlarım bana “Hocam ben aç kalıyorum ama yine de kilo veremiyorum.” diyor. Aslında burada yapılan en büyük hata daha da az yemek oluyor. Çünkü uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek ve gün sonunda kontrolsüz şekilde yemek yemek insülin dengesini daha da bozabiliyor.
Peki, insülin direnci olan kişilerde başka hangi belirtiler görülebilir?
Sürekli tatlı isteme, yemekten kısa süre sonra tekrar acıkma, özellikle öğle yemeğinden sonra bastıran uyku hali, gün boyu halsizlik, karın çevresinde yağlanma ve kilo vermekte zorlanma en sık karşılaştığımız belirtiler arasında yer alıyor.
Tabii ki bu belirtiler tek başına tanı koydurmaz.
Kesin değerlendirme için mutlaka bir hekim tarafından uygun kan tetkiklerinin istenmesi gerekir.
İyi haber şu ki insülin direnci kader değildir.
Doğru beslenme ve düzenli hareketle vücut yeniden insüline daha duyarlı hale gelebilir.
Ben danışanlarıma ilk olarak öğün düzenini oluşturmayı öneriyorum. Çünkü sadece ne yediğimiz değil, ne zaman yediğimiz de önemlidir.
Her öğünde kaliteli bir protein kaynağı bulundurmak, tabağın yarısını sebzelerle doldurmak, tam tahılları tercih etmek, şekerli içecekleri azaltmak ve gün içinde yeterli su tüketmek atılacak en önemli adımlardan bazılarıdır.
Bunun yanında haftada en az 150 dakika yapılacak yürüyüş ya da sevilen herhangi bir egzersiz, insülinin çok daha etkili çalışmasına yardımcı olur. Küçük gibi görünen bu değişiklikler zamanla hem enerji seviyesini artırır hem de kilo verme sürecini kolaylaştırır.
Şunu da özellikle söylemek isterim…
Tartıda gördüğünüz her artış iradesiz olduğunuz anlamına gelmez.
Bazen vücudunuz sadece size “Benim biraz desteğe ihtiyacım var.” demeye çalışıyordur.
Bu nedenle kendinizi suçlamak yerine bedeninizi dinlemeyi öğrenin. Çünkü doğru zamanda fark edilen insülin direnci; sağlıklı beslenme, düzenli hareket ve yaşam tarzındaki küçük ama sürdürülebilir değişikliklerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Unutmayın; sağlıklı kilo vermek aç kalarak değil, vücudunuzla iş birliği yaparak mümkündür.

Share
667 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    15 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Sağlıklı Yaşamak İçin Mükemmeliyet Şart mı? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Diyeti bozdum. Artık yeniden pazartesi başlarım." Aslında tam da bu düşünce, sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü çoğumuz sağlıklı beslenmeyi kusursuz olmakla karıştırıyoruz. Oysa hayatın içinde hiçbir şey mükemmel olmadığı gibi beslenme de mükemmel olmak zorunda değil. Bir gün tatlı yemek, misafirlikte börek yemek ya da yoğunluktan dolayı spora gidememek bütün emeklerinizi silmez. Nasıl ki bir öğünde salata yemek sizi bir...
  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...