HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
admin vatandas1959@hotmail.com
HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN – Dyt.ayyucedoner@gmail.com
Dışarıda Yemek Yerken Sağlıklı
Beslenmek Mümkün mü?
“Diyet yapıyorum, dışarı çıkmayayım.”
Bu cümleyi yıllardır o kadar çok duyuyorum ki… Sanki sağlıklı beslenmek için evden hiç çıkmamak, arkadaşlarla buluşmamak ya da ailece yemeğe gitmemek gerekiyormuş gibi düşünüyoruz.
Oysa gerçek hayat böyle değil. Doğum günleri olacak, davetler olacak, iş yemekleri olacak… Bazen de canımız sadece dışarıda güzel bir yemek yemek isteyecek. Sağlıklı beslenmek demek bunlardan vazgeçmek değil, doğru seçimler yapmayı öğrenmek demektir.
Dışarıda yemek yerken yapılan en büyük hata, restorana çok aç gitmek. Gün boyu “Akşam dışarıda yiyeceğim.” diye kendimizi aç bırakıyoruz. Sonra masaya oturur oturmaz ekmek sepeti bitiyor, ortaya gelen her şeyi tadıyoruz ve ana yemek gelmeden doyuyoruz.
Bu yüzden dışarı çıkmadan önce küçük bir ara öğün yapmak düşündüğünüzden çok daha faydalıdır. Bir avuç çiğ kuruyemiş, bir meyve ya da bir bardak kefir hem iştahınızı dengeler hem de daha bilinçli seçimler yapmanızı sağlar.
Sipariş verirken ise ilk soruyu kendinize sorun: “Bu tabağın protein kaynağı ne?”
Izgara tavuk, et, köfte, balık ya da baklagil içeren seçenekler sizi hem daha uzun süre tok tutar hem de kan şekerinizin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Yanına eklenen bol salata veya sebzelerle oldukça dengeli bir öğün oluşturabilirsiniz.
Kızartmalar, yoğun soslar ve kremalı yemekler ise fark etmeden yemeğin kalorisini katlayabiliyor. Aynı yemeğin ızgara veya fırınlanmış hâlini tercih etmek bile büyük bir fark yaratıyor.
Bir de çoğu kişinin hiç fark etmediği bir konu var… İçecekler.
Masaya oturduğumuzda çoğu zaman ne yiyeceğimizi düşünüyoruz ama ne içeceğimizi pek önemsemiyoruz.
Oysa bazen aldığımız kalorinin önemli bir kısmı bardaktan geliyor. Gazlı içecekler, aromalı soğuk içecekler, hazır meyve suları ve büyük boy kahveler… Bunların çoğu yüksek miktarda şeker içeriyor ve sizi neredeyse hiç tok tutmuyor.
Aslında en güzel eşlikçi hâlâ su. Su sevmeyenler için sade maden suyu veya ayran da oldukça iyi seçenekler. Hem yemeğin yanında ferahlatıyor hem de gereksiz şeker alımını önlüyor.
Peki ya tatlı? İşte en çok zorlandığımız bölüm… Ben hiçbir zaman “Tatlıyı hayatınızdan tamamen çıkarın.” demiyorum. Çünkü yasaklanan her şey bir süre sonra daha cazip hâle geliyor. Bunun yerine paylaşmayı öneriyorum. Bir tatlıyı iki ya da üç kişiyle paylaşmak hem keyiften vazgeçmemeyi hem de porsiyon kontrolünü sağlamayı mümkün kılıyor.
Ve son olarak… Lütfen tabağınızı tamamen bitirmek zorundaymış gibi hissetmeyin. Çocukluğumuzdan beri “Tabakta yemek bırakılmaz.” diye büyüdük. Ancak restoranlardaki porsiyonlar artık eskisinden çok daha büyük.
Doyduğunuz hâlde yemeye devam etmek hem midenizi yoruyor hem de ihtiyacınızdan fazla enerji almanıza neden oluyor. Unutmayın, sağlıklı beslenme bir restoranda verdiğiniz tek bir siparişle bozulmaz. Asıl önemli olan, hayatınızın genelinde yaptığınız seçimlerdir.
Bir akşam arkadaşlarınızla dışarıda güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Önemli olan ertesi gün kendinizi suçlamak değil, kaldığınız yerden devam edebilmektir.
Çünkü sağlıklı yaşam; kendinizi hayattan mahrum bırakmak değil, hayatın içinde dengeyi kurabilmektir. İşte sürdürülebilir beslenmenin en güzel tanımı da tam olarak budur.