BANA GÖRE
BANA GÖRE
goktanteker@hotmail.com
Ticaret Odası seçimleri 1 Ekim’de..
Seçimlere girecek kişilerin aktardıkları projelerine, söyledikleri ve yaptıkları açıklamalara baktığımızda özellikle ilçedeki birlik mesajlarının göze çarptığını görüyoruz. Buradan yola çıkarak şu soruyu sorabiliriz; “Vezirköprü yönetim kademesi birlik içerisinde değil mi?” Değilse, bu durumdan da kaybeden Vezirköprü olur.
Bir süredir gündemdeki yerini koruyan Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri için tarih kesinleşti: 1 Ekim Perşembe.
Gündemde olup konuşunca da biliyorsunuz, akıllı telefonlara ticaret ve sanayi odaları ile ilgili birçok video ve paylaşım gelmeye başladı.
Vezirköprü’de de sıklıkla karşımıza çıkan “Ticaret ve Sanayi Odası’nın zaten yapacağı bir şey var mı ki?” sorusunun aslında birçok yerde daha sorulduğunu görüyoruz.
Kafalardaki sorular
Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşu olarak görülen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) üyeleri hiçbir iş yapamadıkları halde bu kadar güçlü ve önemli olabilirler mi?
Türkiye’deki Ticaret ve Sanayi Odaları’nın hiçbiri mi iş yapmıyor? Aralarında çalışan odalar da var mı? Bu odalar neler yapıyorlar?
Vezirköprü’de neredeyse tüm oda üyelerinin aklındaki soru, “Esnaf Kefalet kadar kredi sağlayamayan bir odaya neden bu kadar fazla aidat ödemek zorundayız?” oluyor.
Peki, gerçekten öyle mi?
Mevcut yönetimin hakkını yememek gerekir; özellikle kredi konusunda TOBB’un anlaşmalarının dışında verebilecekleri bir kredi bulunmuyor. Ancak kabul edelim ki, “Ticaret ve Sanayi Odaları ne işe yarıyor ki?” sorusunu sordurmak bir kurumun idaresi açısından hiç iyi bir durum değil.
Ticaret ve sanayi odaları, bölgedeki ticari ve sınaî faaliyetleri düzenlemek, üyelerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve mesleki gelişimi desteklemek amacıyla kurulan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak tarif ediliyorlar. Buradan yola çıkarak yapılabilecek bir şeyler olduğunu iddia etmek doğal olarak mümkün.
Bunların ne olabileceği ya da nasıl yapılabileceği ise bugüne kadar hepimiz için sır olarak kaldı. Üstelik Vezirköprü’de Ticaret ve Sanayi Odası üyesi olduğu halde dışarıda da iş yapan ya da başka Ticaret ve Sanayi Odası’na da üye olan arkadaşlarımız birçok konuda Ticaret ve Sanayi Odalarından destek gördüklerini belirtiyorlar. Özellikle bir arada iş yapma kültürü ve ticaretle ilişkili sıkıntıların çözümünde rehber bir kuruluş olduğunu kaydediyorlar.
İlçemizde de gerek sanayi gerek ticari olarak yapılması gereken, desteklenmesi veya harekete geçirilmesi gereken birçok konunun olduğunu, bazılarımız umudunu kaybetmiş olsa da hemen herkes kabul ediyor.
Yapılacak çok işi, gidilecek çok yolu olan Vezirköprü’de Ticaret ve Sanayi Odası’nın bu işlerin dışında kalması her şeyden önce kabul edilemez.
Bugün Vezirköprü Ticaret Odası başkanlığına üç aday var.
Seçimlere girecek kişilerin aktardıkları projelerine, söyledikleri ve yaptıkları açıklamalara baktığımızda özellikle ilçedeki birlik mesajlarının göze çarptığını görüyoruz. Buradan yola çıkarak şu soruyu sorabiliriz; “Vezirköprü yönetim kademesi birlik içerisinde değil mi?” Değilse, bu durumdan da kaybeden Vezirköprü olur.
Üyeler 1 Ekim’de neye karar verir bugünden söylemek zor.
Ancak seçim sonucunun, İlçemiz açısından en azından yukarıdaki soruların bazılarının sorulmasına gerek duyulmayan bir yönetim anlayışıyla sürecek yeni yönetime kavuşturması ümidini taşıması, beklentilerin başında geliyor.
Hayırlısı olsun.