logo

Besi OSB toplantısına “İSTEMİYORUZ” Eylemi Damga Vurdu

Besi OSB toplantısına “İSTEMİYORUZ” Eylemi Damga Vurdu

İlçemizin Kızılcaören, Doyan, Çamlıca ve Tepeören mahallelerinin sınırları içerisinde 1.389.684,38 m2lik alana kurulması planlanan Vezirköprü Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB için geçtiğimiz hafta Perşembe günü Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya katılanlar meralarına yapılmasını istemediklerini söylediler.

Toplantıya İlçemizin Kızılcaören, Doyan, Çamlıca ve Tepeören mahallelerinin muhtarları ve vatandaşlar katıldı.

Toplantı, Eylül Madencilik Müh. İş Sağ. ve Güv. Özel Eğt. Hiz. Dan. İnş. Tic. Ltd. Şti. adına konuşma yapan Çevre Mühendisi ve ÇED Koordinatörü Vildan Özdemir tarafından alanda yapılacak olan Vezirköprü Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB’nin özellikleri hakkında gerçekleştirdiği sunumla başladı.
Özdemir anlattığı sunumda, 35 işletme ve 19.000 Büyükbaş hayvan kapasitesine sahip olması planlanan Vezirköprü Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB projesinin amacı, faydaları, yeri, projedeki hassas alanlar, kapasitesi ve özellikleri, projenin ilerleme süreci konularına da değindi.

Projeye değil, yerine karşıyız
Sunumun ardından projeden duyulan rahatsızlıkların da dile getirildiği toplantıda, Doyran mahallesinden Ali Demir, “Hayvanları biz nereye koyacağız ve nerede otlatacağız? Projede bu yok. Ben bunu çözemedim. Burası üç köyün ortak malıdır. Öyle kalmasını istiyoruz.” Dedi.
Projeden duyulan rahatsızlığını dile getiren bir diğer isim ise Kızılcaören mahallesinden ve ilçemiz esnaflarından Ferhat Bolat oldu.

Bolat; “Biz zararını filan geçtik. Burada toplanan 4 köyün bütün insanları bu projeye karşı. Kimse istemiyor. Biz 4 köyün kararı olarak bu projeye karşıyız. Biz mera alanımızı geri istiyoruz. Meralar bizim. Razılığımız yok.” Şeklinde konuştu.

Çamlıca mahallesinden eski muhtar Nail Demir ise; “Bu meralar, yıllardır köylere tahsis edilmiş, üzerinden kadastro geçmiş ve köylere tahsis edilmiş. Asırlar boyu bu şekilde gelen bir mera alanı burası. Bu köylerin yaylaları yok. Hep bu merayla idare ediyoruz.
Türkiye’de köylünün üretmiş olduğu hayvan, besiye girer kesilir. Bu bir katliamdır. Biz üreticiyiz. Bu köylü o meralarda küçükbaş, büyükbaş hayvanlarını üretip milli servete bir katkıda bulunuyor. Orası bir bacasız fabrikadır. Bunlar köylünün bileğini vurup, köylünün elinden o sosyal hakkını almaktır.
Köylü demek üretmek demektir. Besici hayvanı nereden alacak? Üreten çiftçiden alacak. Hayvanlar meralarda yaylalarda üretilecek. Biz bu meraları bir şekilde peşkeş çekersek o zaman hayvan üretimini baltalamış olursunuz. Köylünün şevkini kırmayalım. Buralar bizim meralarımız. Meralar sahipsiz değil. Özel İdarede kayıtlı tahsisli bir meradır bu.” Dedi.

Çamlıca köyü eski muhtarlarından Celil Gündüz ise; “Siz garibanın elinden merasını alıyorsunuz. Zengin şirketlere veriyorsunuz. Ben hırsımdan ağlayacağım. Bizim ellimiz ayağımız burası. Vatandaşa yardım edeceksiniz biz üreticiyiz. Burayı kurtarın.” İfadelerini kullandı.
Avukat Hakan Kiper ise; “Biz buraya çok daha kalabalık bir grupla kadınlar ve çocukları alarak da gelebilirdik. Ama biz temel itirazımızı ortaya koymak için buradayız. Buradaki vatandaşın itirazı bu projenin kendisine değil. Bu proje hayata geçirilebilir. Buna asla bir itirazımız yok. İtirazımız projenin uygulanacağı yerle alakalı.

Benzer bir proje Suluova’da hayata geçirilmiş durumda zaten. Biz gittik, yerinde incelemelerde bulunduk. Ama oradaki proje tarım arazisi olamayacak, hiçbir başka amaçla kullanılamayacak, atıl durumdaki bir arazi üzerine böyle bir proje gerçekleştirilmiş. Çok da iyi olmuş. Vezirköprü’de olabilecek en yanlış yer tercihi var burada. Bu proje hayata geçsin ama burada değil bir başka yerde.” Dedi.

Çamlıca mahallesinden Ahmet Gündüz ise, “Ben Atatürk’ün ölmesinde on yaşındaydım. O meralarda mal güttük, davar güttük, hepsini yetiştirdik. Eğer yetiştirmeseydik evlerde sütümüz yoğurdumuz olmayacaktı. Sütümüz, yoğurdumuz olmayınca çoluğumuz çocuğumuz evde huzurlu yetişmiyor. Orayı da aldıktan sonra bizim köyümüzü de kaldırmanız lazım oralardan.” Şeklinde konuştu.

Doyran Mahallesinden Yaşar Uzun; “Bizim koyunlarımız, büyükbaş hayvanlarımız meraya gidiyor. Şu anda ekin zamanı, hasat zamanı. Hasatı yaptığı zaman ikinci ürün olarak mısır ekiliyor. Bizim bu meradan başka malları koyacak hiçbir yerimiz yok. Merayı gidip tahrip etme zamanı değil. Bizim bu merayı derleyip toparlayıp güçlendirmemiz lazım. Biz buraya fabrika da istemiyoruz. Başka yapılacak yerlerimiz var. Vezirköprü’de çok yer var. Yıkılmış kırsal yerlerimiz var, oralara yapılsın. Biz buranın mera olarak kalmasını istiyoruz.” Dedi.

Kızılcaören mahallesinden Aydın Cebeci ise, “Sayın muhtarım ilan etti köylerden bir imza toplandı ve size sunuldu. Hepimiz hayır diyoruz.” Dedi.
Çamlıca mahallesinden Nurettin Seçgin ise; “Eğer istihdam edilecekse biz fabrikalar istiyoruz. 1500 kişilik fabrika yapın bizim karşımıza gelecekseniz böyle gelin. Yarın oralar ama Katar’a ama İsrail’e satılacak. Biz bunları da biliyoruz. Tank palet nasıl satıldıysa burası da satılacak. Bu ülkeyi Atatürk bize böyle teslim etmedi.

Her şey masa başında hallediliyor en son bize geliyor. Buraya 5000 kişilik fabrika getirin. Benim karşıma böyle çıkmayın.” İfadelerini kullandı.

Toplantı, mahallelilerin “İSTEMİYORUZ” şeklindeki haykırışından sonra sona erdi.

Share
14 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?