logo

DEPREM!..


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

İnsanlar yeniden hayatlar kurmak zorunda kalacaklar. Yara gerçekten çok büyük!..

Geçtiğimiz pazartesi günü büyük bir felaketle uyandığımız Türkiye’de yaraların sarılması için büyük mücadele sürüyor.
Aslında söylenecek çok şey kalmadı.
Bir haftadır, tüm televizyon kanallarında konunun uzmanları başta olmak üzere hemen her açıdan konuyu ele aldılar.
Vatandaşlar yaşadıklarını aktarmaya çalıştılar.
Bir çoğu yeniden hayatlar kurmak zorunda kalacaklar. (Özellikle Hatay’ın boşaltılması ve buraya sığınmacıların yerleşmesinin Türkiye güvenliği için de sorun yaratacağı endişesi dillendiriliyor.)
Yara gerçekten çok büyük.
Ülkenin her tarafından olduğu gibi, Samsun ve Vezirköprü’den de başlatılan büyük bir yardım seferberliği hızını gittikçe azaltsa da sürüyor.
Dünyadan da gelen yardımlarla 10 ili yerle bir eden depremin yol açtığı yıkımın hızla mümkün olduğunca sarılmasına çalışıldığı görüyoruz.
Beş parmağın beşi bir değil tabi, ama bazı kötü niyetli insanları saymazsak halk, gerçekten kardeşlerinin yaraların sarılması için yürekten gayret gösteriyor.
Yaşanan depremlerin, 1999’da yaşanan ve hemen herkesin hafızasında duran depremden çok daha büyük olduğu, bu güne kadar enkazların altından çıkartılan ölü ve yaralı sayısından da ortada.
Her felaketin ardından unutmamamız gerektiği, bugün hayatını kaybedenlerin sorumlusu olduğu söylenen yapılaşmaların gözden geçirilmesi gerektiği gibi.
Acaba unutmayacak mıyız?
Yine sıklıkla söylenen “hazırlıklı olmalıyız” sözlerinin de zamanla hafızalarımızdan uçup gitmesini engellememiz mümkün olacak mı?
Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın nefesini ensesinde hisseden bir ilçe olarak Vezirköprü olası bir depreme kesinlikle hazırlıklı olmalı.
1943 depreminin neler yaşattığını bilenlerin halen aramızda olduğunu düşünürsek, hazırlıklarımızın ne kadar ciddi olması gerektiğini de görürüz.
Bu hazırlıkların sen ben demeden, herkesin elini taşın altına koyarak yapılacağını da unutmamak gerekir.
Belediyelerin görmezden geldikleri yapıları yapanların o belediyelere izin vermeleri için ne tazyikler uyguladığını da bilmeyen olmaz. A kişisine verilen kaçak katın alınması için dünyayı ayağa kaldıranların da bahsi geçen belediyeler ve izni verenlerden daha masum olduklarını kim savunabilir. Ya da malzeme eksiğinin yakalanmaması için elinden geleni yapanı..
Yanlış anlaşılmasın, işin başındakilerin sorumluluklarını azalmaya çalışmıyorum. Sadece olan bitenin, özellikle oy kullanırken tercihlerin günlük çıkarlar uğruna olduğunu hatırlatmaya çalışıyorum.
Tabi ki, eğer bir makamdaysanız o makamın hakkını vermenin gereğini yapmanın asıl işiniz olduğunu unutmamak gerekir. Birilerinin istediklerini bugünün çıkarları uğruna verenler, yarın insanların başlarına gelenlerden mutlaka sorumludurlar.
Bu sorumluluk, insanların hayatından daha değerli olamaz, olmamalı da…

Share
1086 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ramazan Bayramı ve trafiği..

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan Bayramı ve trafiği.. Okul bahçelerinin bayram haftasında otopark olarak kullanıma açılması her ne kadar olumlu olsa da, İlçe merkezindeki otoparktan kaynaklanan trafik sıkışıklığını gidermekte yetersiz kaldığını da ilk günden itibaren gördük. Bunu da Cumhuriyet Meydanı'na sadece 147 araçlık otopark yapma kararı almış olan yöneticilere yeniden hatırlatalım. Ramazan ayının getirdiğini düşündüğümüz durgunluğun ekonomiye de yansıdığının düşünüldüğü günleri geride bırakıyoruz. Ramazanın ilk gecesinden itibaren hemen her akşam yaşanan küçü...
  • MAHLEMİN YAZISI – 2

    14 Mart 2026 Köşe Yazıları

    OKUYUCU MEKTUBU MAHLEMİN YAZISI - 2 Ayla Cermen TÜFEKÇİ Sizleri meğersimedim zannetmeyin sakın! İşlerim çoğudu, ağnarsınız ya gışa hazurluk işleri işte... Bıldır sene de yaptım, gendümü bildüm bileli de yapıyam. Gerçi ben, eski ben değulüm, azıcuk bi iş yapsam ferim festim kesiliya, takım dayanıya! Gençliğinen, yaşluluğu birbirine garuştumamak ilazım, atuk yoruluyok da! Biraz diğnenelim diyok, olmıya, hiç dur durak da yok ki bu dünyada bizlere. Napalım Allah sağlığumuzu eksük etmesin de, iş dedüğümüz nedü ki, yapalım gine de, yeter ki gö...
  • Kunduz da elimizden giderken

    11 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Sonuçta Vezirköprü'den Kunduz Soğuksu'ya doğru giden hemen herkesin dikkatini çeken en hafif tabiriyle oldukça seyrekleştirilmiş bir orman kaldı elimizde. Vezirköprü'de eskiden beri en çok gitmeyi sevdiğim yerlerin başında Kunduz gelirdi. Tertemiz doğa, yemyeşil ağaçlar ve mis gibi bir hava... Çocukken Kunduz ormanlarının Vezirköprü'nün hemen çıkışından itibaren başladığı hikayesini de dinlemiştim. Daha sonra Osmancıkla Vezirköprü arasındaki Kunduz ormanları sınır problemlerini dinledim, hem de Vatandaş Gazetesi'nde okudum. Kavga aşamasın...
  • Solakoğlu neden dinlenmedi?

    04 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Doğru fikirlerin benimsenmesi ve uygulanmasının siyasetin dışında kalmasını sağlayamadığımız sürece, İlçenin ileri gitmesine katkıda bulunamayacağımız ortada. BESİ OSB'den en büyük beklentilerimizin başında ekonomik katkısı ile göçün önlenmesi geliyor. Tarım ve hayvancılığın önemli olduğu İlçemizde işlerin daha da iyi hale gelmesine katkısı olacağını düşünüyoruz. Tarım ve özellikle hayvancılık deyince Bursa Karacabey'deki çiftliği ile ülkemizde örnek bir işletmeyi kuran ve bugüne getiren bir isim olan Sencer Solakoğlu'nun geçtiğimiz Çarşamba ...