logo

08 Ağustos 2026

HAYATIN İÇİNDEN BESLENME


admin
vatandas1959@hotmail.com

HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor?

AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN  –  Dyt.ayyucedoner@gmail.com

“Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor.”
“Her şeyi yiyor ama sebze asla!”
“Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum.”
Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır.
Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı veya hafif buruk tatları algılama duyuları yetişkinlere göre daha hassastır. Bu nedenle brokoli, ıspanak, pazı ya da kabak gibi sebzeler onlara bizim hissettiğimizden çok daha yoğun gelebilir.
Ancak bu durum “Çocuğum hiçbir zaman sebze yemeyecek.” anlamına gelmez.
Araştırmalar gösteriyor ki bir çocuğun yeni bir besini kabul etmesi için bazen 10-15, hatta 20 kez farklı zamanlarda karşılaşması gerekebilir.
İlk denemede reddedilen bir sebzeyi tamamen hayatınızdan çıkarmak yerine, farklı pişirme yöntemleriyle tekrar sunmak çoğu zaman daha başarılı sonuç verir.
Bir diğer önemli nokta ise örnek olmaktır.
Evde anne ve baba sebze yemiyorsa, sofrada sürekli “Ben bunu sevmiyorum.” cümlesi kuruluyorsa çocuğun sebzeleri sevmesini beklemek pek gerçekçi değildir. Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini örnek alırlar.
Sebzeyi ödül-ceza aracı haline getirmek de yapılan en büyük hatalardan biridir.
“Sebzeni bitirirsen tatlı yiyebilirsin.” cümlesi, istemeden de olsa tatlıyı daha değerli, sebzeyi ise katlanılması gereken bir görev gibi gösterir. Oysa amaç, çocuğun sebzeyi korkarak değil, doğal bir besin olarak benimsemesini sağlamaktır.
Peki, aileler neler yapabilir?
Öncelikle sofrada baskıyı azaltın. “Bir lokma daha ye.”, “Bitirmeden kalkamazsın.” gibi cümleler çoğu zaman tam tersi etki oluşturur. Çocuk kendi açlık ve tokluk sinyallerini tanımayı öğrenmelidir.
Sebzeleri tek tip hazırlamak yerine farklı yöntemler deneyebilirsiniz. Fırınlanmış havuç, yoğurtlu kabak, sebzeli omlet, ev yapımı sebze çorbası ya da renkli fırın sebzeleri birçok çocuk için daha cazip olabilir.
Alışverişe giderken sebzeleri birlikte seçmek, mutfakta yaşına uygun küçük görevler vermek de merakı artırabilir. Kendi hazırladığı tabağı tatmaya çocuklar genellikle daha isteklidir.
Unutmamamız gereken bir diğer konu ise porsiyon beklentisidir. İlk hedef bir tabak dolusu sebze yemek değil, küçük de olsa olumlu bir alışkanlık kazandırmaktır. Bugün bir lokma yiyen çocuk, zamanla iki lokmaya, ardından bir porsiyona ulaşabilir.
Sabırlı olmak bu sürecin en önemli anahtarıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlığı bir günde oluşmaz. Baskıyla değil, sevgiyle ve tekrarlarla gelişir.
Çocuklarımızın sebzelerle kuracağı ilişki sadece bugünü değil, yetişkinlik dönemindeki beslenme alışkanlıklarını da şekillendirecektir.
Bu nedenle sofralarımızı bir mücadele alanına çevirmek yerine, keşfetmenin ve birlikte vakit geçirmenin keyifli bir parçası haline getirebiliriz.
Çünkü sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolu, çocuklara sadece sebze yedirmekten değil; onlara sağlıklı beslenmeyi sevdirmekten geçer.

Share
20 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    01 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Spor Yapıyorum Ama Aynaya Baktığımda Hiçbir Şey Değişmiyor... AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN - Dyt.ayyucedoner@gmail.com Bir kaç gün önce spor salonunda iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum. Biri diğerine dönüp şöyle dedi: "Üç aydır geliyorum. Tartıda aynı kiloyum. Galiba benim vücudum kilo vermiyor." Aslında sorun çoğu zaman vücudumuz değil... Sorun, spordan mucize beklememiz. Bugün sosyal medyada öyle bir algı oluştu ki; sanki haftada birkaç gün spor salonuna gitmek, günün geri kalanında yaptığım...
  • Bana Göre

    29 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Bu anlayış kesinlikle yanlıştır Kaldırımların ortasından kenara aldırılması becerilemeyen trafoların daha büyüğünün koskoca parkın önemli kısmını işgal etmesine ve tarihi nüvelerin kapanmasına izin veren zihniyetten Vezirköprü turizmi için proje yapmasını beklemek zaten mümkün olmayacaktır. "Vezirköprü, Tarihi ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan vezirler yetiştirmiş bir ilçemizdir..." Bu sözleri özellikle siyaset sahnesinde oldukça sık duyarız. "Bir şeyi kırk kere söylersen olur" derler. Biz de yüzlerce kez söylenen bu cümlenin olmasını bekliyor...