HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
admin vatandas1959@hotmail.com
AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN – Dyt.ayyucedoner@gmail.com
Demir, B12, Magnezyum ve D Vitamini Eksikliği Neden Bu Kadar Yaygın?
Son yıllarda kan tahlili yaptıran birçok kişinin elinde benzer sonuçlar görüyoruz. Demir düşük, B12 düşük, D vitamini eksik, magnezyum sınırda…
Peki, gerçekten hepimizde bu vitamin ve mineraller neden eksik? Eskiden insanlar daha mı sağlıklıydı, yoksa biz mi yanlış besleniyoruz?
Aslında bunun tek bir nedeni yok. Günümüz yaşam şekli, beslenme alışkanlıklarımız ve hatta kullandığımız bazı ilaçlar bile bu eksikliklerin artmasına neden olabiliyor. Öncelikle demir eksikliğinden başlayalım.
Demir eksikliği özellikle kadınlarda oldukça yaygın. Bunun en önemli nedenlerinden biri adet döneminde yaşanan kan kaybı. Ancak sadece bu değil. Düzensiz beslenme, kırmızı etin az tüketilmesi, sürekli diyet yapmak ve çayın kahvenin yemekle birlikte içilmesi de demir emilimini ciddi şekilde azaltabiliyor. Özellikle “Yemeğin üstüne bir çay içmeden doymam.” diyenler farkında olmadan demir emilimini düşürüyor olabilir.
Bir diğer yaygın eksiklik ise B12 vitamini. B12 daha çok hayvansal gıdalarda bulunuyor. Et, balık, yumurta ve süt ürünlerini az tüketenlerde eksiklik daha sık görülüyor. Ancak her B12 eksikliğinin nedeni yetersiz beslenme değildir. Mide rahatsızlıkları, uzun süre mide koruyucu ilaç kullanımı ve yaşın ilerlemesi de B12’nin emilimini azaltabiliyor.
Gelelim son yılların en çok konuşulan vitamini olan D vitaminine…
İlginç ama gerçek; güneşli bir ülkede yaşamamıza rağmen D vitamini eksikliği oldukça yaygın. Çünkü artık eskisi kadar dışarıda vakit geçirmiyoruz. Sabah işe gidiyoruz, kapalı ofislerde çalışıyoruz, eve yine araçla dönüyoruz. Güneşi görüyoruz ama yeterince faydalanamıyoruz. Üstelik güneşten faydalanabilmek için sadece yüzümüzün değil, kol ve bacaklarımızın da belirli süre güneş görmesi gerekiyor. Camın arkasından gelen güneş ışığı ise D vitamini üretimi için yeterli olmuyor. Bir de magnezyum var… Magnezyum eksikliği çoğu zaman gözden kaçıyor. Sürekli yorgunluk, kas krampları, göz seğirmesi, uyku problemleri ve halsizlik yaşayan birçok kişide magnezyum yetersizliği görülebiliyor.
Bunun en önemli nedenlerinden biri ise değişen beslenme alışkanlıklarımız. Hazır gıdalar arttıkça magnezyumdan zengin kuru baklagilleri, yeşil yapraklı sebzeleri, kuruyemişleri ve tam tahılları daha az tüketmeye başladık. Üstelik yoğun stres de vücudun magnezyum ihtiyacını artırabiliyor.
Bir başka önemli konu da şu…
Sosyal medyada gördüğümüz her belirtiyi vitamin eksikliğine bağlamak doğru değil.
Saç dökülmesi, yorgunluk, unutkanlık ya da halsizlik her zaman vitamin eksikliğinden kaynaklanmayabilir. Tiroit hastalıkları, uyku düzensizliği, stres, yetersiz beslenme ve birçok farklı sağlık sorunu da benzer belirtilere neden olabilir. Bu yüzden “Komşuma iyi gelmiş.” diyerek rastgele vitamin kullanmak doğru bir yaklaşım değildir.
Ben danışanlarıma her zaman şunu söylüyorum: Vitaminler masum görünen ama bilinçsiz kullanıldığında zarar verebilen desteklerdir. Özellikle demir ve D vitamini gibi takviyeler mutlaka doktor kontrolünde ve kan tahlili sonuçlarına göre kullanılmalıdır. Fazlası da en az eksikliği kadar sorun oluşturabilir.
Sağlıklı olmak için önce eksiklerimizi bilmemiz gerekir. Bunun yolu da kulaktan dolma bilgilerle takviye kullanmak değil; dengeli beslenmek, düzenli kontrollerimizi yaptırmak ve gerekiyorsa uzman desteği almaktır. Unutmayın, bazen aylarca geçmeyen yorgunluğunuzun sebebi sadece yoğun bir iş temposu değil, vücudunuzun size “Bir şeyler eksik.” demeye çalışması olabilir.