TMO, 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı!
TMO, 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı!
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını ilan etti. Buğdayın ton başına alım fiyatı 16 bin 500 lira olarak elirlenirken, arpa için 12 bin 750 liralık fiyat açıklandı. Destek ödemeleriyle birlikte üreticinin eline geçecek toplam tutar da netleşti.
Türkiye genelinde hububat hasadı, bu yıl gerçekleşen yoğun yağışlar sebebiyle geçen yıla oranla gecikmeli olarak başladı.
Belirli bölgelerde devam eden hasat süreciyle birlikte, üreticilerin mağdur olmaması adına hamleler hızlandı.
Hasadını tamamlayan üreticilere güvenli depolama imkânı sunmak amacıyla TMO, 21 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini taahhütname karşılığında teslim almaya başlamıştı.
Hububat hasadını ve piyasa hareketlerini yakından takip eden Tarım ve Orman Bakanlığı ile TMO, piyasa istikrarını sağlamak ve üretici emeğini korumak amacıyla 2026 yılı hububat alım fiyatlarını kamuoyuna açıkladı.
Açıklanan yeni sezona ait TMO hububat alım fiyatları, 2. grup ürünler baz alınarak ton başına şu şekilde belirlendi: Makarnalık Buğday Alım Fiyatı: 16.500 TL / Ton, Ekmeklik Buğday Alım Fiyatı: 16.500 TL / Ton, Arpa Alım Fiyatı: 12.750 TL / Ton
Ülke ortalama verimi esas alınarak hesaplanan destek tutarı dekarda 980 lira, ton başına ise toplam 3 bin 14 lira olarak açıklandı.
Destek ödemelerinin eklenmesiyle birlikte üreticilerin ton başına elde edeceği toplam gelir şu seviyelere ulaşacak: Makarnalık Buğday Alım Fiyatı: 19.514 TL / Ton, Ekmeklik Buğday Alım Fiyatı: 19.514 TL / Ton, Arpa Alım Fiyatı: 15.764 TL / Ton
TMO, ürün bedellerinin teslim işlemlerinin tamamlanmasının ardından en geç 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacağını bildirdi. Böylece üreticiler, teslim ettikleri ürünlerin karşılığını belirlenen süre içerisinde alabilecek.
“Fiyatlar, üreticilerimizin beklentilerini karşılamadı”
TMO’nun açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarına tepkiler giderek artıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi.
Bayraktar, “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi.
Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Vezirköprü Ziraat Odası Başkanı Gültekin Kaya’dan TMO Fiyatlarına Tepki
Vezirköprü Ziraat Odası Başkanı Gültekin Kaya, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kaya, açıklanan arpa ve buğday fiyatlarının üreticilerin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çiftçimiz bir yıl boyunca tarlasına emek vermiş, yüksek maliyetlere rağmen üretimden vazgeçmemiştir.
Ancak açıklanan arpa ve buğday alım fiyatları, üreticimizin beklentisini karşılamamış ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama ve işçilik giderleri son yıllarda ciddi şekilde artmıştır. Buna rağmen açıklanan fiyatlar çiftçimizin gelirini koruyacak seviyede değildir.”
Vezirköprü’de hububat üretiminin bölge ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Kaya, üreticinin kazanç elde edememesi durumunda tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceğini söyledi.
Yetkililere çağrıda bulunarak fiyatların güncellenmesini ve üreticilerin desteklenmesini isteyen Kaya; “Bugün çiftçimiz sadece bu yılın hesabını yapmıyor; gelecek yıl ekip ekemeyeceğinin hesabını yapıyor.
Üretici para kazanamazsa tarımdan uzaklaşır. Bu da hem bölge ekonomisine hem de ülkemizin gıda güvenliğine zarar verir. TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini, üreticilerimizin maliyetlerinin dikkate alınmasını ve ilave desteklerle çiftçimizin rahatlatılmasını bekliyoruz. Çiftçinin alın teri korunmalı, emeğinin karşılığı mutlaka verilmelidir. Üretici güçlü olursa tarım güçlü olur, tarım güçlü olursa ülke güçlü olur.” dedi.
Bir tepki’de CHP’li Bolat’tan geldi
Açıklanan fiyatları “Tam Bir Fiyasko” olarak nitelendiren Cumhuriyet Halk Partisi önceki dönem İlçe Başkan Adayı Ferat Bolat, rakamların 25 bin TL’ye yükseltilmesi gerektiğini vurguları Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Bolat; “Geçen yıldan bu tarafa herşey yüzde elli artmış, tarım çiftçi giderleri ise almış başını gitmiştir.
Geçen yıl buğday ton başına 13 bin 500 TL idi. Şimdi ne oldu? Koskoca bir fiyasko. Yeni açıklanan fiyat 16 bin 500 lira, bir de destek varmış 19 bin TL olacakmış. Çiftçi bitmiş, tarım ölmüş ama bakan yok. Bu fiyatlar kabul edilemez, istemiyoruz ve reddediyoruz. Fiyatlar kesinlikle 25 bin TL olmalıdır.” dedi.
TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatlarına bir tepki’de CHP’den geldi.
Açıklanan 2026 yılı buğday alım fiyatlarına CHP’den tepki geldi. Cumhuriyet Halk Partisi Vezirköprü İlçe Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada açıklanan hububat fiyatlarının üreticilerin emeğinin karşılamaktan çok uzakta kaldığı dile getirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Geçen yıl kilogramı 13,50 TL olan ekmeklik buğdayın alım fiyatı bu yıl 16,50 TL olarak belirlendi. İlk bakışta artış varmış gibi görünse de gerçekte açıklanan rakam, üreticinin emeğini, alın terini ve bir yıllık mücadelesini karşılamaktan çok uzaktır.
Çiftçi; yazın sıcağında, kışın ayazında toprağıyla uğraşır. Eşiyle, çocuğuyla, ailesiyle birlikte üretimin yükünü omuzlar. Bir yıl boyunca yaptığı masrafları karşılayabilmek, banka kredilerini ödeyebilmek ve gelecek sezon yeniden ekim yapabilmek için hasat zamanını bekler. Ancak açıklanan fiyatlar, çiftçiye kazanç değil adeta açlık ve yoksulluk dayatmaktadır.
Mazot fiyatları ortadadır. Gübre, tohum, ilaç ve sulama maliyetleri son yıllarda katlanarak artmıştır. Enflasyon karşısında üretim maliyetleri sürekli yükselirken, çiftçinin ürününe verilen fiyat bu artışların çok gerisinde kalmaktadır. Üretici daha tarladan çıkmadan borçlu hale gelmekte, emeğinin karşılığını alamamaktadır.
Sorun yalnızca düşük alım fiyatı da değildir. Bir taraftan yerli üretici desteklenmezken diğer taraftan buğday ve hububat ithalatının önü açılmaktadır. Kendi çiftçisini koruyamayan, kendi üreticisine güven vermeyen bir anlayış, ülkenin gıda güvenliğini de riske atmaktadır. Türkiye gibi bereketli topraklara sahip bir ülkenin çiftçisi üretimden vazgeçme noktasına geliyorsa, burada ciddi bir tarım politikası başarısızlığı vardır.
Ne yazık ki ülkemiz uzun yıllardır yüksek enflasyonun ve kötü ekonomi yönetiminin bedelini ödemektedir. Emekçi geçinemiyor, emekli ay sonunu getiremiyor, gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor, çiftçi üretmekten vazgeçme noktasına geliyor. Vatandaşın gerçek sorunları büyürken iktidar, ekonomik çıkmazlara çözüm üretmek yerine siyasi hesaplarla ve koltuğunu koruma telaşıyla hareket etmektedir.
Bugün çiftçinin sesi duyulmuyorsa, yarın sofralardaki ekmeğin maliyeti daha ağır olacaktır. Çünkü üretici olmadan üretim, üretim olmadan kalkınma olmaz.”
Ali SEZGİN-VATANDAŞ