Vezirköprü’de Kalmayan Kültür
Vezirköprü’de Kalmayan Kültür
Zamanla Vezirköprü’deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil.
Özellikle 80’li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır.
Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü’sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikliğin yerini insanların sıcaklığının doldurduğu ve yaşamanın gerçekten keyifli olduğu bir Vezirköprü’ydü anlatılan.
Şairin dediği gibi; “o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler.”
Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Meydanı’ndaki “yöresel lezzetler” olarak açılan panayırın yankıları tüm hafta sürdü.
Konunun muhatapları herhangi bir inceleme yaptılar mı bilmiyoruz ama özellikle halk sağlığına zararı konusunda Vatandaş Gazetesi’nde yapılan haber oldukça ilgi gördü.
Yorumlara bakarak, halk sağlığını ilgilendiren bu panayırın her ne kadar özellikle akşamları kalabalık olsa da, vatandaşların tepkisini çektiğini söylemek mümkün.
Satılan yiyeceklerin miatlarının olup olmadığına, tozun toprağın içinde satılmasına müsaade edilen yiyeceklerin tehdit oluşturup oluşturmayacağına, hemen yanında deve ve midilli atlarının dışkılarıyla bu satışların yapılmasının doğru olup olmadığına girmeyelim. Biz yine de ilgili mercilerin halk sağlığı konusunda gerekli önlemlerin alınmasını sağladıklarına inanalım, güvenelim.
Panayırın kendisi gitse de, Vezirköprü’de birkaç gün kokusu kaldı yadigar.
Aslında sadece bu panayır üzerine değil, Vezirköprü’deki bir takım uygulamaların ilçenin kent görüntüsüne hiçbir şekilde yakışmadığını söylemek mümkün.
Oysa Vezirköprü geçmişiyle övünen ve kendisine ait kültürüyle de bunu hak eden bir ilçeydi.
Bu hafta aynı zamanda Paskalya haftası. Hatırlayanlar vardır, Vezirköprü’deki Hristiyan vatandaşların etkisiyle olsa gerek, eskiden bu hafta da birçok evde yumurta boyanarak kutlanırdı. Çocukların sevindirilmesi için başka bir hafta, etkinlik olurdu.
Bu hoşgörü kültürünün de önemli bir parçasıydı aslında. İlçedeki vatandaşlar farklı dinden olan komşularına saygı gösterirlerdi. Bu anlayış İlçenin kültürüne de etki etmiş ve Vezirköprü bölgedeki farklı ve zengin bir kültüre sahip ilçe konumuna gelmişti.
Zamanla Vezirköprü’deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil.
Vezirköprü’nün kendine ait geliştirdiği ve yaşattığı kültürü yokmuş sayıp, dışarıda moda olan yoz kültürü matahmış gibi ilçeye yerleştirmeye çalışmak, en azından bunu yapanlara seyirci kalmak Vezirköprü’yü geniş yaşamından koparıp önce sıradan bir ilçe haline getirdi, sonra da küçük ve herhangi bir ilçe.
Bundan sonra geri dönüşünün olacağına inanmak zor, hiç olmazsa elimizde kalanlara sahip çıkıp ilçenin geleceğini şehirleşmiş hale çevirmeye gayret gösterelim.