logo

escort istanbul

istanbul escort

Vezirköprü’de kenevir artsın isteniyorsa Narlı’ya SU gelmeli…

Vezirköprü’de kenevir artsın isteniyorsa Narlı’ya SU gelmeli…

İlçemizde önemli bir beklenti yaratılan Kenevir için hasat zamanı geldi. Vezirköprü’de özellikle kenevir tohumuna ismini de veren NARLI’da üretici bu yıl kuraklıktan kaynaklı olarak ürünün verimsiz olduğunu söylüyor. Narlı’da kenevir ekiminin sürmesi isteniyorsa olmazsa olmazımız SU diyen Narlı’lı üreticiler, Vezirköprü Barajı’nın yanımıza kadar gelip bize su vermemesini anlayamıyoruz” diyorlar.

Türkiye’nin ilk yerli ve milli kenevirleri olan ve Narlı ile Vezir isimleri altında tescili için başvuruları yapılan kenevirlerin bu yıl hasat dönemi geldi.
Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Samsun’da yaptığı konuşmada ‘Kenevir’in başkenti Vezirköprü olacak’ sözlerinden sonra İlçemizde gözler kenevire çevrilmiş, o günden sonra da Vezirköprü keneviri Havza’ya, Bafra’ya ya da başka yerlere kaçıracak haberleri gündeme gelmişti.

Narlı ismi verilen kenevirin ince saplı olması makinede kolay işlenmesini sağladığı ve özellikle tekstil sektöründe geçerli ve bu sektörün ihtiyacını karşılayabilmek adına da önemli bir kenevir çeşidi olduğu belirtiliyor.
Kenevir üretiminde işlerin nasıl ilerlediğini aktarmak için tohum çeşidine de ismini veren Narlı’ya gittik. Aşağınarlı Mahallesi yıllardır kenevir denince akla ilk isim oluyordu. Halen de öyle.
Havası ve suyundan kenevirin çok verimli olduğu yer olarak bilinen Narlı’nın, aynı zamanda bırakmadan kenevir ekilen bölge olması da kenevir denince gözlerin çevrildiği yer oluyor.
Ancak Narlı’da bu yıl ekilen kenevirlerin gelişimi istene seviyede olmamış. Geçen yıl 6 metreyi bulan kenevir, bu yıl 1,5-2 metre civarında kalmış.
Sebebini sorduğumuz Narlı Mahallesi sakinlerinden ve aynı zamanda S.S. Narlısaray Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hasan Avcı “tek faktör SU” dedi.

Havaların da kurak gitmesiyle birlikte kenevirin istenen seviye gelmediğini belirten Avcı:

Hava çok kurak gitti. Yukarınarlı su veriyordu buralara. O da bitti, sulayamadık. Ondan böyle oldu. Sulansa burası 5 metre, 6 metre kendir burada sulandığı zaman tohum üç katına çıkar. Bu tarla dönüme 100 kilo tohum verir. Vereceği 3 kilo, 5 kilo. Şu an 10 kiloyu geçmez. Yani 1000 metrekarede 10 kiloyu geçmez. Dedi.
Narlısaray Mahallesi Muhtarı Ali Sezgen ise:

Bu kendir bir kez daha sulansaydı 5 metre olurdu. Tohumu da daha dolgun ve daha dolgun olurdu. Yani suyun olmadığından bu kendir bu sene yandı. Arazi komple yandı. Sınır köyümüzden su geldi. Narlısaray’ın en verimli topraklarına su gelmedi. Dedi.

Bu bölgenin ve Aşağı Narlı’nın bir su çözümü var mı?
Suyla birlikte kenevir ekiminin artacağını ve Mahallelerinden göçün de önüne geçebilecek çözümleri olduğunun altını çizen Narlısaray Mahallesi Muhtarı Ali Sezgen:

Yetkililere söylediğimiz şey şu; normalde bizim planlamamız var. Narlısaray göleti var. Göletimizin yatırım planına alınmasını bekliyorsak biz arazideki vantus tahliye işlemlerini yapalım. Bayram köyü barajından geçici olarak bağlayalım. Narlısaray Göleti yapılınca oraya bırakıp burayı yeniden bağlayalım. 1990’lı yıllarda başlayan Bayram Köyü (Vezirköprü) barajı 30 senede geldi Narlısaray’a kadar. Yani 30 sene daha mı bekleyeceğiz, Narlısaray göletinin kurulup sulama aşamasına gelmesi için? Köyümüzün 5 bin nüfusu vardı, şu anki nüfusu 1400. Narlısaray’a sulama işi gelsin 5000’e geri döner.” S.S. Narlısaray Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hasan Avcı:

Bir ben bir de hanım varız burada. 3 tane oğlum var üçü de İstanbul’da. Bizim burada 10500 dönüm arazimiz var. Buralara Bayram Köyü Barajı’ndan su geliyor fakat bizim arazinin kenarında duruyor. Oradan buraya 5 kilometre boruyla gelindiği zaman bizim arazimiz komple sulanmış olacak. Bu konuyla ilgili belediye başkanına da gittik.”
Narlısaray Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Muhasip Üyesi İbrahim Gökçe:

Devlet Su İşleri’nin Vezirköprü’ye 107 bin dönüm araziye planlanmış. 7-8 sefer sulamak şartıyla yapılmış olan bir gölet. Fakat sonrasında ek olarak İncesu’yu kattılar, bir de Çeltek’i kattılar.
Fakat bunların da 107 dönüm potansiyeli olan bir yer 8 kez sulandığı zaman zaten çorak olduğu için Yağınözü ve Adatepe’de de olsun su ihtiyacı da olmuyor. Başkanın da dediği gibi, gelen su bu araziyi dolandığı zaman 5 kilometre boru geldiğinde bu arazi sulanıyor.“
S.S. Narlısaray Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hasan Avcı; “Projeli yağmurlama sistemi yapmasalar bile biz kendi eski usulümüz ile yeniden sularız.”

İbrahim Gökçe: Yani 107 bin olunca 856 bin dönümü suluyor. Yağınözü’nden sonra bizim buraların borularını küçülttüler. Buralara su verilmeyecek diye. Devlet Su İşleri bize bu suyu verirse çözüme ulaşacağız vermezse işimiz sakat. Su gelmediği zaman buradan önümüzdeki yıl ekeceğimiz tohum ancak çıkıyor.
Bu adamlar (CC Teknolif) dönüme 3 kilo tohum attı. 1 dönüm yeri biçtiğin zaman buradan ancak 3 kilo tohum çıkıyor. Bu firma biz bunun tohumunu alacağız diyerek ekti bu alanı. Ben kendir istemiyorum dedi. Tohumu suladığımız halde hava kurak gittiği için olmadı. Bu adam burada zarar etmiş oldu. Adam zarar edince biz de zarar etmiş oluyoruz.
Size baraj yapacağız dediler. Size baraj yapacağız dediklerinde belediye vardı. O zaman 2013’ün sonuydu. 2014’de biz kuyuları kurdurduk baraj yapılıyor diye kuyuları faaliyete geçirmediler barajın altına geliyor diyerek. 6-7 senedir baraj yapacağız dediklerinde o gün sıfırdı yine sıfır.”

Muhtar Ali Sezgen: Tam seçim yaklaştığında siyaset buraya geliyor, seçimden sonra hemen oluyor bizim baraj, %80 zaten Narlısaray’da iktidar partisi çıkıyor. Seçim bittikten sonra bir tane milletvekilinin köye geldiğini görmedim. Bunu ilettik CİMER’e de yazdık. Yazılarım dilekçelerim de var. Cumhurbaşkanlığı’na yazdım, Devlet Su İşlerine yazdım, valiliğe yazdım her tarafa dilekçe yazdım.
Yani biz zor durumdayız. Yaptığımız ekimin karşılığını alamıyoruz. Çiftçi çok mağdur. Göç olayı çok. Bir an önce bu su gelirse çiftçinin de yüzü gülecek. Göçü önleyeceğiz. Kenevirin bir getirisinin olduğunu konuşuyorlar. Su gelirse herkes kenevir eker.”
İbrahim Gökçe:

Bir dekardan en az 150 kilogram kenevir alırdık. Şimdi alacağımız ise 30 kilo yok. Bin metrekare yerden 30 kilo kenevir çıkmaz şuanda.”
Erhan Usta’nın sorusuna Tarım Bakanı’nın söylediği makine Vezirköprü’ye gelirse işinizi kolaylaştırır mı?
Hasan Avcı:

Kolaylaştırır da TİGEM’in biçtiği makine zaten İstanbul’dan gelen bizim buraları eken arkadaşın.
Muhtar Ali Sezgen:

Şimdi bizim makineden ziyade bu zamana kadar bunu makineyle yapmadık. Bizim ürünümüz para ederse bizim ürünümüzde para eder ve değerinde alınırsa biz makine istemiyoruz. Makine gelse daha iyi olur. Daha kolay olur. Ama bizim su gelirse, verim olursa biz bunu kendimiz bir şekilde üretiriz. Bize öncelikle su.”
Vezirköprü sona kaldı..
Hasan Avcı:

Firmanın dediği gibi ektik ama hava biraz kurak gitti. Su olmadığı için de beceremedik. Bizim bu Narlısaray’ın kendiri ilk biçilecek kendirdi. Bugün Merzifon, Amasya, Havza ve Bafra’nın kendirleri hep biçildi. Buraya yeni geldi ve ancak biçiliyor. Bu kendirler zayıf olduğu için zarar ettiğinden burayı sona bıraktı.
Mesela Bafra’da 1000 dönüm Kendiri vardı. Dönüme 80-100 kilo kendir alıyorum diyor. Bizim burada su olduktan sonra, bizim burası ‘sulamıyorum’ demez. Buranın adamı uyku uyumaz gece sular burayı. Yeter ki su olsun. Dedi.

CC Teknolif: 2021’de hedefimiz 5 bin dönüm..
CC Teknolif Tekstil Ar-Ge San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yüksek Ziraat Mühendisi Atilla Öksüz; “2020 yılında Vezirköprü’de 1100 dekar, Bafra’da 1000 dekar, Amasya Gümüşhacıköy’de 145, Merzifon’da 125 dekar alanda ekim yaptık. Bu yıla kadar hep öz sermayeden harcadık. Mevsim şartlarına göre normal bir hasat dönemi geçirdik. 2021 yılı hedefimiz 5000 dekar işlemeyi hedefliyoruz. Tohumumuz fazlasıyla mevcut. Sulanabilecek bütün mahallelerde ekim yapmayı düşünüyoruz. Hedefimiz üretimi artırmak ve Vezirköprü çiftçisine kazandırmak için mücadele edeceğiz.
Çiftçinin geçen yılki ve bu yılki kenevir saplarını tamamen satın alarak, firmamızca iki adet lif ayırma makinesini Kasım ayı içerisinde Vezirköprü’ye getirip, lif ayırma işine başlayacağız. En büyük sıkıntımız fabrika kurmak için bir sonuca varamadık. Burada bir fabrika kurabilsek tamamen hepsini burada işlemeyi hedefliyoruz ve Vezirköprü gençlerine iş sahası yaratmayı düşünüyoruz.

Gümüşhacıköy’de mevcut olan Kenevir tesisi şuanda revizyon halinde. Bütün işlemler bittikten sonra tesisi faaliyete geçirmeyi düşünüyoruz.
Kenevir bitkisi tarlayı yormayan, dinlendiren ve toprak patojenlerini araziden temizleyen alternatif ürün olan Kenevir, ülkemiz ve bölge üreticimiz için büyük bir fırsattır. Kenevirin zahmetli olan hasat kısmını da şirketimizin imkanları ile tümü ile yerli olarak üretilen hasat makinesi ile gerçekleştirerek üreticilerimizin de iş yükünü hafifleteceğiz.” Dedi.

Share
5 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?