Yas Sürecinde Yaşadıklarımız
Hayatta hepimiz kayıplar yaşarız. Bu kayıplar sadece ölümle olan kayıplar da olmayabilir. Bir uzvun kaybı, ayrılıklar, yeni bir seçimle eski düzenin kaybı gibi pek çok kayıp olabilir. Ölümle olan kayıplar kendi ölümümüzle de yüzleşmemizi sağlar. Hepimizin bu dünyada sınırlı bir süresi olduğu, bizim de bir gün öleceğimiz gerçektir.
Yas süreci parmak izimiz kadar bize özeldir. Kimimiz paylaşmak ister, kimimiz kendi içinde yaşar. Bunun doğrusu yanlışı yoktur. Bu süreçte eşlikçilere ihtiyaç duyarız. Yani bizim ihtiyacımızı karşılayabilecek destek olabilecek kişilere. Bir yakınımızın kayıp yaşaması zor bir konu olduğundan bazen nasıl yardım edeceğimizi bilmeyebiliriz. Bu bizim başımıza gelseydi çok korkunç olurdu diye düşünürüz. Bazen de kendi ihtiyacımız neyse karşı tarafa onu sunarak yardım etmeye çalışırız. İyi bir destekçi olmak istiyorsak kendimize göre değil karşı tarafın ihtiyacını anlamaya yönelik ilerlemeliyiz. Bazen hiçbir şey yapmadan durmak bile karşı tarafa çok büyük destek olabilir. Tavsiye vermeden, kendi inancımızı aktarmadan.
Yas sürecinde yanlış cümleler:
– Çok ağlarsan, huzursuz olur.
– Artık sen güçlü olacaksın.
– Zamanla unutacaksın.
– Ağlarsan açılırsın, şimdi ağla sonra daha kötü olursun.
– Senin bu halini görüyor ve çok üzülüyordur.
– Hayat devam ediyor.
Gerçekten yardım eden doğru cümleler:
– Ben buradayım, yanındayım.
– Nasılsın, ne kadar zorlandığını görüyorum.
– Güçlü olmak zorunda değilsin.
– Onunla ilgili konuşmak ister misin?
– Hemen her şeye aynı şekilde devam etmek zorunda değilsin.
– Anlatmak istersen dinlerim.
Yas süreci kayıplarımızı unutmak alışmak değil, ona olan sevgimizi gösterme ve onun yokluğuyla yeniden inşa etme sürecidir. Hepimiz yasımıza sahip çıkmalıyız ki hayata uyumumuz devam edebilsin.