logo

Bayramınız kutlu olsun..


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

Bayram tatilinin az olduğu zaman bayramların çok keyfi yokmuş gibi oluyor.

Aynı keyifsizliğin yaşandığı seçim atmosferi de eklenince sanırım, bu bayram keyifsiz olacak gibi görünüyor. Umarım yanılırım.

Seçim Koordinasyon merkezleri de açılmaya başlayınca biraz seçim havasına girilecek gibi oldu ama, arkası gelecek mi? Göreceğiz.

Bundan sonraki süreçte milletvekili adaylarının ziyaretlerini bekliyoruz.

Ziyaretlerinde anlatacaklarını da merak ediyorum aslına bakarsanız.
Hiçbiri kendi başına (partilerinden bağımsız olarak) herhangi sözü verebilecek durumda değiller. Genel parti politikaları da bu seçimde kurulan birlikteliklerden kaynaklı olarak karışıyor.

Aslında bu seçimin sonucunu biraz da cumhurbaşkanı seçiminin galibiyetiyle bir arada olması keyifsizleştiriyor. Daha doğrusu anlamsızlaştırıyor.

Milletvekillerinin meclisteki etkisizliklerinin yanı sıra yeni sistemle bakanlıklarda randevu bile alamadıkları hikâyelerine bakarsanız, söylenecek sözlerin ve verilen vaatlerin bir işe yaramadığını görüyoruz.

Milletvekillerinin durumu böyle olunca, Vezirköprü’nün bağımsız adayı Mustafa Çoban’a sorulan “bağımsız olarak ne yapabileceksin ki?” sorusu da anlamını yitiriyor. Çünkü soru şu şekle bürünüyor: “milletvekili olarak ne yapıp, neyi değiştirebildin ki?

Bir taraftan bakınca da yerel yönetimlerin öneminin artırılması sisteminin oturmuş olduğu olarak da yorumlayabiliriz bu gelişmeleri. Çünkü milletvekilleri aslında yerel yönetimlerdeki kadar direk dokunmuyorlar insanların hayatlarına. Herkesle beraber olunca da kimse düşünmüyor, neden böyle oluyor diye?

Neyse, siyasetin uzağında kalamasak da, önümüzde Ramazan Bayramı var.

Rahmetli Çetin Altan’ın deyimiyle enseyi karatmayalım.

Yine vatandaşların en büyük sıkıntılarından ve şikâyetlerinden olan trafik sıkıntısının şimdiden yaşanmaya başladığı bayramlardan birini daha geçireceğiz.

Bayrama yüzümüzde gülümsemeyle girelim.

Bektaşi’ye sormuşlar:

– Ramazan hakkında ne düşünürsün? Diye

– Vallahi demiş.

– İftara bir dediğim yok ama, şu sahuru öğlene alsalar ne iyi olurdu..

Bayrama yakın günlerde meclistekilerden biri hızını alamayıp:

– Keşke Ramazan senede iki kez olsa Demiş.

Masada bulunan Bektaşi:

– Madem iki kez gelsin dersin neden biri gidince bayram edersin. İnsan sevdiği gidince bayram eder mi?

Tüm okuyucularımıza mutlu ve huzurlu bayramlar diliyorum.

Share
1169 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şiddet Her Yanımızı Sarmış

    22 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Şiddet Her Yanımızı Sarmış Olaylarında kullanılan silahların ne kadar kolay ele geçirildiğini, ne kadar çok kişide silah bulunduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay elde edilen silah sadece gösteriş için kullanılmayacak, zaman zaman bu şekilde üzücü olayların olmasına da aracılık edecektir. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okullardaki şiddetin en üst hali diyebileceğimiz olaylar hemen herkesi derinden etkiledi. Konuyla ilgili olarak birçok uzman görüşü alındı. Bildiğiniz gibi Vezirköprü'de dahil olmak üzere okullarda...
  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...