logo

En büyük Türk: ATATÜRK…


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

En büyük Türk: ATATÜRK…

Özbekistan genel olarak geleceğini turizmle kurmaya dayalı bir ülke. Bu yolda da özellikle başkent haricindeki bölgelerde (daha çok Harezm Bölgesi) tarihi dokularını bozmamaları, ipek ve ahşap işçiliğinin el sanatları olarak kaybolmamasına dikkat etmeleri, halıcılık gibi el işçiliğinde ise eski Türk motiflerinin de işlenmeye devam ettirilmesi farklı bir hava katıyor ülkeye.

Geçtiğimiz iki hafta boyunca yurt dışındaydım.
Önce Türklerin ağırlıklı olarak yaşadıkları ve vize istemeyen Kuzey Makedonya’ya ardından da Küresel Gazeteciler Konseyi ile birlikte Özbekistan’a gitme fırsatı yakaladım.
Özellikle Özbekistan’dan bahsetmek istiyorum. Çünkü kitaplardan okuduğumuz ve her zaman gizemli gelen Semerkand ve Buhara’yı görme fikri beni daha çok heyecanlandırıyordu.
Özbekistan’da öncelikle söylememiz gereken şeylerden biri Türklere olan ilgi ve sevgi. Tüm ülkede Türk olduğunuzu anladıklarında daha yakın bir ilgi gösteriyorlar. Neredeyse tamamının en çok sevdiği Türk ise Atatürk. Dünyadaki tek Gazetecilik Üniversitesi rektörü, hayranlığını gizlemiyor ve gelmiş geçmiş önemli 3 Türk büyüğünden birisidir diyor Atatürk için.
Bölgelere göre doğası ve konuşulan dili bile değişiklik gösteriyor. Sovyetler Birliği döneminin etkisinden kafa olarak da, cadde ve sokaklarından tutun mimarisine kadar da kurtulabilmiş değiller.
Ülkeye gitmek isteyenler için en doğru zamanlar bahar ayları. Yazın çöl sıcağından kışın ise soğuğundan ülkeden zevk almak mümkün değil. Haziran’ın ilk günlerinde bile öğle saatlerinde dışarısı sizi üzecek kadar sıcak.
Ülkede Somu para birimi olarak kullanılıyor. Bir Özbekistan Somusu 0,0038 Türk Lirası. Sadece 1-2 dolara taksiyle istediğiniz yere ulaşmanız mümkün. Pazarlık özellikle alışverişte Özbeklerin önünü açtığı bir yöntem.
Başkenti Taşkent 1966’da merkez üssünün de kentin altı olan 8 büyüklüğündeki depremin etkisiyle olacak tarihiyle mimari açıdan bağını koparmış. Sadece 100-200 yıllık çınarların gölgesindeki geniş cadde, meydan ve parklarının güzelliği ile başkent havasını yaşatıyor.
Semerkand özellikle ipek işçiliğini geliştirmiş ve Taşkent’e göre hem daha ruhani hem de daha modern bir kenti Özbekistan’ın. Açıkçası aklımızdaki mistik havayı burada da görme şansını yakalayamamak üzdü.
Sonraki durağımız Buhara oldu. Cuma günü öğlen saatlerinde dikkat çeken bir nokta ezan sesini duymamak oldu. Yüzde 94’ü Müslüman olan ülkede ezan duymamak şaşırttı bizi. Sadece camilerin içinde ve ses tesisatı kullanmadan okunuyormuş. Kızıl Kum çölünü geçerek ulaştığımız Buhara’da kentin yeşilliğine şaşırmadık desek olmaz. Kentin içinde vaha gibi birçok alanda yeşil ve havuzu bol parklar göze çarpıyordu.
Cumartesi günü ise Hive’ye geçtik. Burada UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve bozulmamış tarihi dokusuyla ünlü “İçan Kale” (Itchan Kala) adındaki orta çağ kalesi eski ihtişamıyla duruyor. Bu tarihi yapı, 10 km uzunluğunda ve 6 metre yüksekliğindeki surlarıyla masalsı bir açık hava müzesi atmosferi sunuyor. 2200 dönümlük bu kale içerisinde gezerken aynı dokuya sahip birbirinden güzel yapılar arasında kendinizi yüzlerce yıl öncesine taşıma şansına sahip oluyorsunuz.
Özbekistan’da genel olarak geleceğini turizmle kurmaya dayalı bir ülke havası aldık diyebiliriz. Bu yolda da özellikle başkent haricindeki bölgelerde (daha çok Harezm Bölgesi) tarihi dokularını bozmamaları, ipek ve ahşap işçiliğinin el sanatları olarak kaybolmamasına dikkat etmeleri, halıcılık gibi eski Türk motiflerinin de işlenmeye devam ettirilmesi farklı bir hava katıyor ülkeye.
Yiyecek bakımından çeşit az olsa da, lezzet bakımından vasatın üzerinde olan ülke özellikle fiyatlarının ucuzluğu nedeniyle birçok kişi tarafından tercih edilecektir.

Share
20 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • En büyük Türk: ATATÜRK…

    10 Haziran 2026 Köşe Yazıları

    En büyük Türk: ATATÜRK… Özbekistan genel olarak geleceğini turizmle kurmaya dayalı bir ülke. Bu yolda da özellikle başkent haricindeki bölgelerde (daha çok Harezm Bölgesi) tarihi dokularını bozmamaları, ipek ve ahşap işçiliğinin el sanatları olarak kaybolmamasına dikkat etmeleri, halıcılık gibi el işçiliğinde ise eski Türk motiflerinin de işlenmeye devam ettirilmesi farklı bir hava katıyor ülkeye. Geçtiğimiz iki hafta boyunca yurt dışındaydım. Önce Türklerin ağırlıklı olarak yaşadıkları ve vize istemeyen Kuzey Makedonya'ya ardından da Kürese...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    06 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Fazla kilo Alımı ve Riskleri Çoğu kişi kilo aldığını ilk önce kıyafetlerinden anlıyor. Özellikle de pantolonların bel kısmı sıkmaya başladığında… Ama aslında burada önemli olan sadece birkaç kilo almak değil; yağın vücutta nerede toplandığı. Çünkü göbek çevresinde biriken yağlanma, düşündüğümüzden çok daha önemli bir konu. Evet, estetik olarak da rahatsız edebiliyor ama işin sağlık tarafı çok daha dikkat çekici. Karın bölgesindeki yağlanma; insülin direnci, tip 2 diyabet, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanmas...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    23 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Kurban Bayramı ve Düzensiz Beslenme Kurban Bayramı; kalabalık sofraların, uzun sohbetlerin ve paylaşmanın en güzel yaşandığı zamanlardan biri… Ama işin bir de sağlık tarafı var ki, özellikle bu dönemde biraz daha özen istiyor.Bayram boyunca en sık karşılaştığımız durumlardan biri; kontrolsüz et tüketimi ve düzensiz beslenme. “Nasıl olsa bayram” diyerek öğün düzeninin bozulması, ağır pişirme yöntemleri ve hareketsizlik sindirim problemlerinden tansiyon yükselmelerine kadar birçok sorunu beraberinde getirebiliyor. Özel...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    09 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    Yalnızlığa İtilen Öğretmenler Vezirköprü'de ki öğretmenler gerçekten yalnızlığa itilmişlerdir. Her biri ya evlerinde yada uygunsuz ortamlarda zaman geçirmeye mahkum bırakılmışlardır. Birbirlerinin cenazesinden ve düğününden haberleri olmamaktadır. Çünkü birbirlerini göremedikleri için selamlaşma, hal hatır sorma birbirlerinin deneyimlerinden faydalanma hatta ve hatta sosyalleşme imkânı dahi bulamamaktadırlar. Yukarıda belirttiğim gibi öğretmenlerin sorunlarının başında yer alan Öğretmenevi denilen yer, Vezirköprü'nün merkezine en az 4 kilome...