logo

HER TARAF FELAKETLE BOĞUŞURKEN


İhsan Cömert
comert_ihsan@hotmail.com

Dünyanın her tarafı CORONA denen musibetle boğuşurken sağduyulu, mutedil, insan sevgisiyle dolu ve insancıl kararlar alacak devlet adamları tarafından yönetilmesi gereken dünyaya yön veren büyük devletlerin yöneticilerini ibretle seyrediyoruz.
ABD’yi Trump denen, aklının başında olup olmadığı teyyide muhtaç bir kişi yönetiyor.
Rusya’yı Putin yönetiyor. Hakkında soru işaretleri var.
Fransa’yı Macron yönetiyor. Bu yöneticilerin gerçekten iyi niyetlerinden ben şahsen şüphe duyuyorum.
ABD Başkanı’nın “Corona hastalarına dezenfektan içirilsin” tezi ne ile izah edilir?…
Ülkemizin değerlendirilmesine gelince durum daha da farklı.
Tüm dünyanın başına bela olan pandemi musibeti ile uğraşırken bir de yaşanan deprem gerçeği yaşıyoruz. Ayrıca Azerbaycan, Suriye, Libya, Akdeniz, Kıbrıs gibi ağır dış ve sınır sorunlarımızın yanı sıra bir de 40 yıldır yaşadığımız binlerce can kaybımıza (Şehit vermemize) neden olan terör sorunu yaşıyoruz.
Hâl böyleyken çözümü kendi elimizde olan depremlerde yıkımı ve can kaybını en aza indirmek için hiç bir harcama yapmayan, bu konulara ayrılan maddi kaynakları acil olmayan yerlerde israfça kullanmaya devam ediyoruz.
Bilim ve devlet aklını dışarıda tutarak her şeyi şahsi ve siyasi çıkar amaçlı hoyratça kullanmak, insan ve yurt severlikle ne kadar bağdaşır?
– “Halk her söylenene inanır” inancı ile halkı aldatmaya devam etmek hangi inançla bağdaşır?
Şu tezi son İzmir depreminden sonra çok sayıda bilim insanı da dillendirmeye başladı. Bunu ben şahsen âcizane yıllardır dillendirdiğim halde Anadolu’dan çıkan bir cılız ses olarak kalıyordu. O da şu;
Rant uğruna yatırımların başta İstanbul olmak üzere hep batı illerine yapılması bu ülkenin her bakımdan felaketi olacaktır.
Bu nedenle Anadolu’nun orta merkezlerinde sanayileşme, okullaşma, üniversite hastaneleri dahil sağlıkta ve tarımda cazibeli merkezler meydana getirerek batıya göçü engelleyerek gelişmiş illerin yükünü azaltmak yöneticinin asıl amacı olmalıdır.
Bunların hiç birisi yapılmaz değildir. Ancak yurt severlik, insan severlik ve bazı uygulamalar bir siyasi tercih sorunudur!…
Yazımın başında da belirttiğim gibi, dünya ve ülkemiz savaş, corona, terör ve deprem gibi vahim olaylarla boğuşurken biz Vezirköprü sorunlarının çözümüne kilitleniyoruz ama bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Yıllardır bir hastaneyi bile önceki yılların başında, geçen yılın başında, bu yılın bir kısmında açmayı başaramadık. Doğrusu ya (Şu gazetelerde hep yalan yazıyor!..)
Havza – Vezirköprü yolu yapıldı, sıra Vezirköprü – Durağan yolunda, artık bu kış kamyonlar, tırlar Göğem Beli yokuşunun eziyetini çekmez. Emeği geçenleri kutlarım.
Vezirköprü – Gümüşhacıköy, Vezirköprü – Osmancık, Vezirköprü – Alaçam, Vezirköprü – Bafra yolu da yapılırsa garibim Vezirköprü yarı açık cezaevi olmaktan da kurtulur!…
Yazık bu ülkenin, bu ilçenin halkına.
Bir türlü sorgulamayı, kendine çıkış yolu bulmayı beceremiyor.

Share
547 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şiddet Her Yanımızı Sarmış

    22 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Şiddet Her Yanımızı Sarmış Olaylarında kullanılan silahların ne kadar kolay ele geçirildiğini, ne kadar çok kişide silah bulunduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay elde edilen silah sadece gösteriş için kullanılmayacak, zaman zaman bu şekilde üzücü olayların olmasına da aracılık edecektir. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okullardaki şiddetin en üst hali diyebileceğimiz olaylar hemen herkesi derinden etkiledi. Konuyla ilgili olarak birçok uzman görüşü alındı. Bildiğiniz gibi Vezirköprü'de dahil olmak üzere okullarda...
  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...