logo

RAMAZAN VE İFTAR YEMEKLERİ


İhsan Cömert
comert_ihsan@hotmail.com

İslam dünyasının kutsal ayı ramazan zekatların, fitrelerin verildiği, varlıklıların yoksullara her zaman verdiği sadakanın ramazan ayında daha çok verildiği bir aydır. İslam dünyasının kutsal ayı ramazan zekatların, fitrelerin verildiği, varlıklıların yoksullara her zaman verdiği sadakanın ramazan ayında daha çok verildiği bir aydır. Ama gel gör ki İslam dünyasının o mübarek ayı hiçte öyle amacına uygun yaşanmamaktadır. Bir tarafta sokaklarda dilenen çocuklar ve perişan giyimli kadınlar dilenmek, bir tarafta emperyalist dünya tarafında acımasızca sömürülebilmek için sürekli üzerlerine bomba yağdırılan gene İslam dünyasının çeşitli ülkelerine sığınan hatta kendi ülkelerinde daha da çok ağır koşullar altında yaşayan milyonlarca insan topluluklarına ulaşmayan, ulaştırılmayan fitre, zekatlar ve sadakalar ulaşsa bile sadece bir aylık ramazan ayın da verilen yardımlar, fitre, zekatlar İslam dünyasını kurtarmaz.!.. Bir başka konu Ramazan ayı gösteriş ve  israf ayı değildir. Ramazan ayında şaşalı iftar yemekleri sofralar da halk deyimi ile sadece kuş sütü eksik.!.. Bilindiği gibi tantanalı, şaşalı, israflı son derece çok israflı bu iftar yemekleri aşağı, yani saraydan, aşağıya doğru diğer saltanat uzantılarına mı heveslilerine uzuyor. Bu uygulamalar tam da abdestli kapitalizm yönetim biçimine uygun bir yaşam biçimi. Bu rezaletleri anlatmak zor. Bir gün bildiğimiz iftar yemekleri yoksullara  her türlü gösterişten, tantanadan uzak verilir. Üstelik kamunun parası ile değil, kendi gücünle verilir. Tabi yoksul olmasalar da akraba, dost ve yakınlara da iftar yemekleri verilebilir. Günümüz yöneticileri, her şeyi tarumar ettikleri gibi İslam dinini de tarumar ederek halkın gözünde küçültmektedirler. Ne kadar yazsak da okuyan ya da ciddiye alan yok zengin sofralarında oturanlar yoksul halkın sofrasında oturarak dünyayı düşünen genç, kültürlü bencil olmayan kesimler yeterince çoğalıncaya kadar bu bencil lümpen toplumlarda bu tür eylemler (yaşam biçimleri) maalesef sürüp gidecektir. Yoksul ve aç insanın ruh halini azıcık anlattığını sandığımız, fıkrayı (siz isterseniz hikayede diyebilirsiniz) anlatmaya çalışacağım.    BELDE DE BİR YOKSUL Bir belde de yoksul bir kişi varmış. Kuytularda konaklar dere sularını içer. Beldenin hangi köyünde düğün, mevlit gibi günleri takip eder aralarına gider köşe de bucakta ne bulursa yer, açlığını giderirmiş. Köylerde birkaç gün düğün, mevlit olmamış, bizim zevde iyice dayanamaz şekilde acıkmış. Tam bu bunalım sırasında bir davulcu, – Dan, dan falan köyde falan ağanın kızı ile falan ağanın oğlunun düğünü var. -Açlıktan bunalan bizim ki hemen koşar düğün olan köye, -Masalar kurulmuş, keşkekler, börekler, kebaplar masalara serilmiş, -Bizim ki hemen saldırmış, elini tutmuşlar damat yemeden olmaz bizim ki hangi yemeğe saldırdıysa bileğini tutmuşlar. Bizim ki iyice bunalmış, -Kim yiyecek bunları” diye bağırmış  Kahyabaşı “damat yiyecek” demiş. -Ne olacak bu yemeği ağanın oğlu yiyince” demiş bizim ki..  -Kahya “ağanın kızı ile evlenecek” Açlıktan canı gırtlağına gelen bizim ki bağırmış, “Ulan bu kadar tantanaya ne gerek şuradan bana bir dilim ekmek verin, ben ağanın sülalesi ile evleneyim” demiş Evet görüntü böyle..

Share
1543 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...
  • İlçedeki çalışmalar sürüyor?

    01 Nisan 2026 Genel, Köşe Yazıları

    İlçedeki çalışmalar sürüyor? İlçemizdeki konuların çözümü açısından muhatapları ile konuşabildiğimizde aynı standart açıklamayla karşılaşıyoruz, “konuya ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor.” Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta meydana gelen şans eseri çok ucuz atlatılan büyük kazanın yankıları halen sürüyor. İlçe girişinde bu kazanın bir gün mutlaka yaşanacağı ve zamanında önlem alınması gerektiğini kaydetmiştik. Aynı şekilde yeni hastane kavşağından Adatepe kavşağına kadar bir EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) kurulması gerektiğini de… H...