logo

TRAVMA NEDİR?


Gülsüm Ceylan
gulsumcansiz1@hotmail.com

Fiziksel ve psikolojik bütünlüğümüzü tehdit eden her türlü olay travmadır. Yaşamımıza, vücut bütünlüğümüze, inanç sistemlerimize, sevdiklerimize yönelik bir tehdit vardır. Travma, hiç beklemediğimiz bir anda ve ne yaparsak yapalım asla hazırlıklı olamayacağımız bir şekilde, bütünlük ve süreklilik gibi, varlığımızı yasladığımız temel hayat referanslarımıza inen ani bir darbedir. Bizi geçmişimiz ve geleceğimizden- şiddetine bağlı olarak- belli bir süre için koparan bir zamansızlık halidir. Ayrılık ve boşanma, iş kaybı, aile içi şiddet, tecavüz, trafik kazası, ani hastalık, sakat kalma ve ani ölümler kişisel travma listesine girerken, savaş, terör, doğal afetler, büyük çaplı ekonomik krizler toplumsal travmalar başlığı altında ele alınır.
NASIL BAŞA ÇIKABİLİRSİNİZ?
Süreklilik ve bütünlük duygunuzu onarmak için,

Bilgi edinmek, küçük ama gerçekleştirebileceğiniz sorumluluklar/roller edinmek, asla sosyal bağlarınızı kaybetmemek, güvendiğiniz arkadaşlarınız ile gruplaşmak, yalnız kalmamak ve şunu asla unutmamak: verdiğiniz tepkiler normal insanların anormal durumlar karşısında verdiği tipik reaksiyonlardır. Siz değil, başınıza gelen durum ANORMAL! Fiziksel açıdan kuvvetli olabilmek için, Kendinizi asla ihmal etmeyin ve iyi beslenin. Dinlenmek için kendinize zaman verin. Spor yapmak stresi azaltmanın en iyi yollarından biridir. Alkol ve uyuşturucudan uzak durun.
Duygusal açıdan toparlanabilmek için,
Duygusal açıdan yakın gelecekte sizleri nelerin beklediğini bilin, bilgi edinin Yasınızı yaşamak için kendinize izin verin, güçlü gözükmek için çaba göstermeyin Sizi anlayan ve destekleyen kişiler ile bağlantınızı koparmayın Çevrenizden veya gerekiyorsa profesyonel birinden destek isteyin Sıkıntılarınızı paylaşın
Düşüncelerinizi toparlamak için,
Gösterdiğiniz tepkileri normal kabul edin Başınıza gelenin sizin kontrolünüz dışında geliştiğini ve ne yaparsanız yapın,bu gibi durumlar karşısında hazırlıklı olunamayacağını unutmayın Genelleme yapmaktan kaçının (bu sadece sizin yada yakınlarınızın başına gelmedi ve gelmeyecek). Davranışlarınızı gözden geçirin; Hayatınızı bir düzene oturtmak ki bu önceki düzeninizden farklı da olabilir. Hayatınızın önceliklerini değiştirebilirsiniz. Anlamsız bulduğunuz ve yapmak istemediğiniz şeyleri devreden çıkarabilirsiniz. Sizin için önemli olan kişiler ile daha sık görüşüp, daha derin ilişkiler kurabilirsiniz. Bugünü yaşamaya özen gösterebilirsiniz.
ÇOCUKLARIN BAŞA ÇIKMALARINA YARDIMCI OLMAK İÇİN…
Her şeyden önce, korku ve endişe içindeki çocuğu anlamak çok önemlidir. Çocuklar korkuları anlamsız veya aşırı bulunduğu taktirde, anlaşılmadıkları hissiyle utanıp, reddedilmiş ve sevilmiyor hissedebilirler. Bu da sonuçta korkularını daha da arttırır. Bu yüzden çocuğunuzu dinleyin ve konuşması için onu cesaretlendirin. Bazen yetişkinler daha kötü etkilenirler diye çocukların konuşmasından veya onların yanında konuşmaktan çekinebilirler. Ailenin diğer bireylerinin konuşmalarını dinlemek, duygu ve düşüncelerinin kabul gördüğünü duymak bile çocukları rahatlatır. Travmatik olaylar karşısında bazen ebeveynler kendileri de korkmuş oldukları için, çocuklarını rahatlatıp yatıştıracak gücü kendilerinde bulamayabilirler. Bu gibi durumlarda çocuğunuzdan duygularınızı saklamaya çalışmak yerine paylaşmanız, çocuğunuzun da kendi hislerini rahatça paylaşması için bir fırsat sunar. Çocuğunuzu rahatlatacak sözcükleri bulamadığınızda da “Korktuğunu biliyorum”, “Bu korkutucu bir duygu” gibi cümlelerle duygularını yansıtmanız çok faydalı olacaktır. Bu duyguların “normal” olduğunu duymak bile oldukça rahatlatıcıdır.
Stresli zamanlarda ailenin bir arada kalması son derece önemlidir. Böyle zamanlarda çocukların terk edilme ve korunamama korkuları hemen harekete geçtiği için olayın üstüne onların mümkün olduğunca yanında olmanızda fayda vardır. Sadece sözcüklerle değil, yaptıklarınızla da çocuğunuza güven vermek önemlidir: “Hepimiz birlikteyiz ve bize hiçbir şey olmadı” mesajı, çocuğunuza duygusal güvenlik hissi verecektir. Ayrıca gün içinde çocuğunuzla daha çok vakit geçirip, onunla oynarsanız, gece daha güvende hissedecektir.
Çocukların yatma ve uyku sorunlarıyla ilgili olarak, bir süre için biraz esnek davranılabilir. Örneğin, çocuğunuz konuşmak istiyorsa, normalden daha gevşek davranıp daha uzun süre sizinle sohbet etmesine izin verebilirsiniz. Ancak bu esnemelere bir sınır koymak da önemlidir. Normal rutinde yapılan değişikliklerin (anne-babanın odasında yatmak gibi) birkaç gün içinde normale dönmesi gereklidir.
Çocukla birlikte bu normal rutine dönüş günü (3-4 günden uzun olmamak koşuluyla) için anlaşılmalı ve o gün geldiğinde anlaşmaya sadık kalınmalıdır. Mümkün olduğunca çabuk günlük yaşantıya ve evin genel düzenine dönmekte fayda vardır. Özellikle küçük çocuklarda (okul öncesi yaşlarda) düzenlerini bozmamak önemlidir. Daha büyük çocuklardan günlük olağan yaşantıya dönmede (yemek yapma, sofra kurma gibi) yardım istenebilir.
Çocuklar takdir görmekten çok hoşlanırlar. Özellikle bu gibi kritik zamanlarda, olumsuz, yaşlarına uymayan davranışlarına odaklanmaktansa, olumlu davranışlarını vurgulamakta fayda vardır. Okula gitmekte güçlük çeken çocukların mutlak suretle okula gönderilmesi gerekir. Bu konuda okul rehber öğretmenlerinin desteği istenebilir.

Share
63 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Önce çevremizde yer yoktu, Şimdi tasarruf var!

    20 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de sanayi yapalım dendiğinde, iş sahası oluşturalım dendiğinde yıllarca duyduğumuz sözler “her taraf tarla, tarım arazisinden çıkaramıyoruz. Yerimiz yok!” oldu. Siyasetçilerimiz bu sözlerin arkasına sığınarak yıllarca Vezirköprü'nün bir Havza gibi, bir Merzifon gibi devlet arazisine sahip olmadığı için yatırım yapılamadığını söyleyip durdular. Vezirköprü'nün OVA olmasından sonra bu işlerin daha zor olduğu iddia edildi. İlçenin TARIM dışında yapabileceği yoktu. Tarımın yanına cılız bir sesle TURİZM dedik, o da gelişemedi. Alt yapı ek...
  • LAKLAKLA

    20 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    Eskilerin tecrübeleri ile ürettiği birçok deyim kelime dağarcığımızı süsler. Mesela; -Leyleğin günü laklakla geçer. -İt ürür kervan yürür. -Kurt bildiği dağa kaçar. -Cami ne kadar büyük olsa da imam bildiğini okur. -Yüksek dağın başından duman eksik olmaz. -Dağına göre kar yağar. -Büyük gölde büyük balık olur. -Horozu çok olan köyün, sabahı geç olur. -Bu ve buna benzer deyimleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Bu konuda halkımızın kültürü oldukça zengindir. Konuyu Vezirköprü'ye ve Vezirköprü sorunlarına getirir...
  • Başa döndük: Geçim sıkıntısı!…

    13 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    İlçemizde olduğu kadar, ilçe dışında da birçok kesimin dikkatini Vezirköprü'ye çeken arazi toplulaştırma eylemlerinin yankıları sürerken, insanlar haklı ya da haksız olan konusunda kararlarını netleştiriyor. Konuyla ilgili kesin kararı ise yargı verecek. Arazi toplulaştırma eylemlerinden sonra Vezirköprü'de gündem kısa sürede geçim sıkıntısına döndü. Özellikle çiftçilerimizin gübre başta olmak üzere artan girdi maliyetlerinden ötürü 'ekmemeyi' düşündüklerine defalarca üzülerek şahitlik ettim. Konuşmalarda bir karamsarlık hakim. Herkes bu kışı...
  • BU İŞTE BİR HİNTLİK Mİ VAR?

    13 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    Vezirköprü köylerinde yapılmak istenilen arazi toplulaştırılmasında hangi tarafla konuşsan sonuca varamıyorsun, hemen hemen herkes ayrı telden çalıyor. Köylüler toplulaştırma ilanının kendilerine duyurulmadığını, Toplulaştırma işlemine başlamadan önce aksaklıkların giderilmesi için kendilerinin bilgilendirilmediğini, İktidar milletvekilinin kendilerine aksaklıkların düzeltilmesi için toplulaştırmanın bir süre erteleneceği sözünü vermesine rağmen, bir hafta sonra sabah kalktıklarında köyün güvenlik güçlerince sarıldığını gördüklerinde ...