Vezirköprü’de turizmin gelişmesi için çalışmaların yetersizliğine defalarca değindik.
Turizm açısından bakıldığında elimizdeki değerlerin oldukça fazla olmasına rağmen geliştirememiz anlaşılır değil.
İlçenin turizm üzerine bir planı olması gerektiğini de her fırsatta dile getiriyoruz.
Dün kara dediğimize bugün ak diyerek yol almak elbette mümkün değildir.
İlçenin girişindeki, artık üretimi bile neredeyse yapılamayan, Vezirköprü semaverinin garip heykeli mesela ne kadar eleştiri almıştı. Bugün geldiğimiz noktada Vezirköprü ile ilgili video görüntülerinde ilçenin güzellikleri arasında yer aldığını gülerek izliyoruz.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni ev sahipliği yaptığı 7. Kaz Çalıştayı haberini görünce de kendi kendime gülümsemeden yapamadım.
Türkiye’deki kaz sayısında 7. sırada Samsun olduğunu bu Çalıştay haberinden öğrendik. Vezirköprü’deki kaz sayısının bu popülasyondaki rolü nedir bilemiyoruz?
Turizmin gastronomi olmadan olmayacağını yıllardır dile getiriyorum. Bu da Vezirköprü’nün kendine özgü yiyeceklerinin dışarıdan gelen misafirlere sunulması anlamına geliyor.
Kaz da bu lezzetlerimizden biri değil mi?
Bu İlçede yapılan “Kaz çevirmesi lezzetinin”, Havza ve Kavak’tan farklı olduğunu Vezirköprü’de yiyenler bilirler. Hangisi daha güzel tartışmasına girmeyeceğim ama Vezirköprü’de yapılanın hem daha otantik hem de daha lezzetli olduğu yiyenler tarafından söyleniyor.
Vezirköprü ise elindeki değerlere sahip çıkmamaya devam ediyor.
Bunu yukarıda bahsettiğim Kaz Çalıştayı’na Vezirköprü’den kimsenin katılmamış olmasından anlayabiliyoruz.
Oysa Vezirköprü bölgenin lezzet açısından mutfağın en zengin bölgesidir.
Halit Doğan’ın Vezirköprü’yü de sayarak kaz yetiştiriciliğinde önemli yeri olduğunu söylemesine rağmen, 2025 yılında Kavak ve Havza’da 300 baş kaz yetiştiriciliği yapan işletmelere makine ve ekipman desteği vermesi; Vezirköprü’nün bu ilçeler arasında yer almaması size doğru geliyor mu?
Bu iki ilçenin toplamından daha büyük yüzölçümü ve nüfusa sahip Vezirköprü nasıl ve neden bu desteği alamadı?
Bu kadar büyük bir ilçede 300 baş kaz yetiştiren yok mu? Yoksa neden yok? Varsa neden desteklenmedi?
Bu Çalıştaya,
Vezirköprü’den bir yönetici davet mi edilmedi?
Yöneticilerimiz gitmeye gerek mi görmedi? Çalıştay’da hiç Vezirköprülü üretici katılımcı olarak da yer almadı?
Oysa katılımcılara sertifika ile birlikte civciv dağıtıldığını öğrendik.
Vezirköprü olarak kaz yetiştiriciliğinde de sınıfta kalmasak iyiydi…