Bana Göre
Bu anlayış kesinlikle yanlıştır
Kaldırımların ortasından kenara aldırılması becerilemeyen trafoların daha büyüğünün koskoca parkın önemli kısmını işgal etmesine ve tarihi nüvelerin kapanmasına izin veren zihniyetten Vezirköprü turizmi için proje yapmasını beklemek zaten mümkün olmayacaktır.
“Vezirköprü, Tarihi ve Osmanlı’nın izlerini taşıyan vezirler yetiştirmiş bir ilçemizdir…”
Bu sözleri özellikle siyaset sahnesinde oldukça sık duyarız. “Bir şeyi kırk kere söylersen olur” derler. Biz de yüzlerce kez söylenen bu cümlenin olmasını bekliyoruz, ancak bir türlü olmuyor.
Olmaması da gayet normal aslında, çünkü söylemek yetmiyor. Vezirköprü’nün talepleri ve beklentileri için olduğu kadar elindeki değerleri ön plana çıkarabilmesi için de çalışması gerek. Bu çalışmaları da başta ilçenin idarecileri olmak üzere halkının da istemesi ve fikir birliği içinde hareket etmesi gerekir.
Bir tarafta Türkiye’nin en güzel bölgelerinden biri olan Vezirköprü’nün tarihi ve turistik bölgelerinin reklamı yapılırken, diğer tarafta bu güzelliklerin örtülmesine müsaade eden bir anlayış var.
Çok uzağa gitmeye gerek yok, Merzifon’da bile tarihin etrafını açmak için uygulanmış büyük projeyi biliyoruz. Aynı yaklaşımın Sinop Merkezinde de yapıldığını biliyoruz. Buralarda, tarihi bölgelerin açığa çıkmaları için büyük çapta projeler hayata geçirildi.
Hemen her yerde tarihin güzelliğinin önünü açmak için gerekli yatırımlar yapılır ve büyük paralar harcanırken, tam tabiriyle bir tersine gitmeye devam ediyoruz.
Salı günü gazetemize gelen bir dostumuzun gösterdiği fotoğraf gerçekten bu ilçenin geleceğini düşünen hemen herkesi üzecek bir görüntüydü.
Birkaç kez basına yansıtılan ve Vezirköprü’ye büyük proje ve yatırım olarak lanse edilen elektrik projesinin içerisinde olduğunu tahmin ettiğimiz bu trafonun Osmanlı’dan (Ayşe Hanım’ın yaptırdığı kaydedilir) kalan önemli eserlerden biri olan Çifte Hamam’ın görüntüsünü kapatmasına hangi akıl müsaade etti acaba?
Yine arkasındaki Bedesten’in bir kapısının girşinin görünmesinin engellenmesini önemseyen olmadı mı?
Yoksa başta belirttiğimiz, Vezirköprü’nün tarihine ve Osmanlı mimarisine büyük önem verdiğini söyleyen anlayış, bizimle dalga mı geçiyor?
Tarihin izlerini yakından taşıyan Vezirköprü’de önce çeşmeler kaybedilmeye başlandı, sonrasında hamamlar. Nalbantlı’daki hamamların yanı sıra, daha yakın zaman kadar kullanılan ve bugün tamamen yok olan Şifa Hamamını unutmayanlar vardır. Bu yaklaşım, zaten kaybolma yolunda ilerleyen hamam kültürünün bu kez enerjiye yenik düşmesinin bir göstergesi mi olacak?
Tarihine sahip çıkmayı beceremeyen bir Vezirköprü gelecekten nasıl bir beklenti içerisinde olacak?
Kaldırımların ortasında yaya geçişini engelleyen ve kenara aldırılması becerilemeyen trafoların daha büyüğünün koskoca parkın önemli kısmını işgal etmesine ve tarihi nüvelerin görüntülerinin kapanmasına izin veren zihniyetten Vezirköprü turizmi için proje yapmasını beklemek zaten mümkün olmayacaktır.
Buna bir gafletle izin verildiyse bile yol yakınken bu büyük yanlıştan geri dönülmelidir.
Bu yaklaşımın en basit tabiriyle Vezirköprü geleceğine ilişkin büyük bir ayıp olduğunu kayıtlara geçirelim.
