logo

Birlik olmalıyız, ama nasıl?


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

Daha önceleri Vezirköprü’nün bölgede en önemli ilçe olduğunu bilirdik.
Bunda ilçenin kendi içindeki ürettiklerinin dışarıda Pazar bularak satmaları ve buradan elde edilen paranın ilçe ekonomisine katılmasının önemi büyüktü.
Kunduracılık olsun, ipek böcekçiliği olsun, çömlekçilik olsun, ip yapımı olsun.. Daha neler neler.
Vezirköprü kendi ihtiyacını kendi karşıladığı gibi, dış pazarda da yer bulan bir ekonomiye sahipti.
Türkiye’de de dünyada olduğu gibi üretim modelleri değişince fabrikasyona ayak uyduramayan Vezirköprü de ekonomik yönden zayıfladığı gibi bölgedeki gücünü de kaybetti.
(Bugün nüfusu da azalan Vezirköprü’nün yakın zamanda oy deposu olarak bile görülemeyeceği de bir gerçek)
Vezirköprü özellikle üretim faaliyetlerinde sağlanan desteklerden yararlanamayan bir ilçe haline gelerek, büyümesinin önünde yaşanan büyük engeli kaldırmaktan aciz kaldı.
Devlet yatırımlarının İlçeye alınması yönünde de gerekli adımları bir türlü atamayınca elinde eski bir cezaevi ve (özelleştirmeden alınan ve bu şekilde alınarak tek çalışan fabrika olan Vezirağaç) ORÜS sonrasında maalesef bir adım yol alamadık.
Yıllarca İlçede bir Organize Sanayi Bölgesi olmasının gerekliliğini iddia ettik. Sonunda bunun için adımlar atılmaya başlandı. Ancak her geçen gün Vezirköprü’nün aleyhine işliyor.
Oysa tarım ve hayvancılık başta olmak üzere, özellikle iş gücü bakımından da önemli bir girdiye sahip bir ilçe Vezirköprü. (Bugün Merzifon’dan yarın belki Havza’dan eleman alınacak anonsları yapılması ilçe için üzücü değil midir?)
Bugün etraftaki ilçelerle kıyasladığımızda günden güne erimeye devam eden bir ilçe var elimizde.
Tek parti iktidarlarından da yararlanamayınca, siyasi olarak da etkinlik gösteremeyince Vezirköprü gerilemek zorunda kaldı.
Bugün geldiğimiz noktada üretimde gelişme olmaksızın sadece Havza’ya doğru büyüyen bir Vezirköprü var.
Merkezinin alan olarak genişlemesinin getirileri ve götürüleri tartışılır.
Ancak Vezirköprü’nün yapacağı yatırımlar ve atacağı adımlar için biraz daha hızlı davranması şart. Eğer bu adımlar ivedilikle atılamazsa günden güne erimeye devam edecektir.
Bunun için bir arada davranmayı öğrenmiş ilçe olmamız da bir gereklilik. Herkesin birbirini sevmesini bekleyemeyiz belki ama ortak çıkarlarda bir araya gelinmezse, herkes bu çıkarlara destek vermezse nasıl ilerlemeye başlayabilir, nasıl hızlandırabiliriz?
Etraftaki ilçelerin tutkunluğunu anlatırken, kendi ilçemizdeki küçük çıkar çatışmaları yüzünden birbirimizin arkasından kuyu kazmaya çalışan bir ilçe görüntüsü ortaya koymayı sürdürürsek, dışarıdaki insanların bizi daha kolay atlatmalarına ve kullanmalarına daha fazla devam edersek kimin ekmeğine yağ sürmüş oluruz?

Share
542 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert…

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert… Vezirköprü'nün yetiştirdiği ve gurur duyması gereken bu ismi neden yeterince tanımaya ve tanıtmaya çalışmak yerine unutturmaya gayret ediyoruz. Vezirköprü'nün özellikle geçmişinde övünebileceği, hayatın rengine güzellikte katan isimlerinden biri olan Bedrettin Cömert ismi unutulmaması gerekenler arasında değil midir? Vezirköprü'nün özellikle geçmiş hayatında birçok önemli isim yer alır. Bir döneme kadar olan önemli isimlerin derlendiği Ali Tuzcu'nun “Vezirköprü Meşhurları” kitabında yer ...
  • Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı?

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    ​Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı? ​Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi "Vezirköprü Belediyesi bir çalışma yapıyor mu, yapıyorsa nerede ve nasıl bir Sanayi düşünüyor, insanlar ne şekilde dükkân sahibi olabilecekler?" gibi soruların yanıtlarını bilmiyor. ​İlçenin en yakıcı sorunlarından biri haline gelmiş olan Küçük Sanayi Sitesi için süreç ilerliyor dersek tamamen siyasetçi gibi konuşmuş oluruz. ​Aslında ilerleyen bir süreçten bahsetmek zor, en azından yapılmayan açıklamalar nedeniyle konuyla ilgili bir gelişme yaşanıp yaşanmadığını belk...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    04 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Ruhumuzun Anahtarı Bağırsaklarımızda mı? Geçenlerde danışanlarımdan biri bana şöyle dedi: "Hocam, bağırsaklarımdaki şişkinlik geçti ama en çok şaşırdığım şey kendimi daha mutlu hissetmem oldu." İlk duyduğunuzda kulağa ilginç gelebilir. Şişkinlik azalınca insanın keyfi yerine gelir diye düşünebilirsiniz. Ama konu aslında bundan çok daha derin. Yıllarca bağırsaklarımızı sadece yemekleri sindiren bir organ olarak gördük. Karnımız ağrıyınca, kabız olunca ya da mide s...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Zayıflama İğneleri: Gerçekten Mucize mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Son yıllarda sosyal medyada, televizyon programlarında ve günlük sohbetlerde en çok konuşulan sağlık konularından biri hiç şüphesiz zayıflama iğneleri oldu. Kimi bu ilaçları "mucize çözüm" olarak görürken, kimi ise yan etkilerinden çekinerek kullanmaktan uzak duruyor. Peki gerçekler ne söylüyor? Zayıflama iğneleri gerçekten sihirli bir değnek mi, yoksa doğru kişide etkili olan bilimsel bir tedavi yöntemi mi? Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta...