logo

“Bu bize reva mı?”


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

Vezirköprü idare edilmesi büyüklüğü ve yumak haline gelmiş sorunlarının içinde boğulan ve kafasını kaldırma şansı bulamayan bir ilçe halinde savrulup duruyor.

VATANDAŞ Gazetesi’nin son iki manşeti ilçe adına önemli ve yol gösterici nitelikte olması bakımından önemli. Bununla birlikte, İlçede konularla ilgilenerek çare arayacak yöneticileri bulabilecek miyiz? Şimdi asıl soru bu.
Vezirköprü Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri. Yüzölçümü ve köy sayısı bakımından birçok İli bile geride bırakıyor.
Bu kadar büyük bir ilçenin az sayıdaki kadrolarla yönetilebilmesi ise her zaman mümkün olmuyor. Bir tarafına yönelseniz diğer tarafı, bir konuya ağırlık verseniz diğer konuları boşta kalıyor. Böyle olunca da, İlçenin hemen her tarafında, ilgilenilmesi gereken her konusunda eksikliklerin yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.
Böyle olmasaydı mesela;
Yıllarca binlerce dönümü sulaması beklenen Duruçay Barajı’nın sulama kanalları müteahhit firma yüzünden bekletilir miydi? Karşı köyündeki komşusu ikinci ürünü ekerken ilkel koşullarda tarlasını sulamak zorunda kalan vatandaşlar “bu bize reva mı?” diye sorar mıydı?
Vezirköprü’nün tüm sorunları hallolmuş olsaydı; “Duruçay Barajı sulaması neden yıllardır duruyor? Maliyetini düşündüğünüzde okyanusta geçip derede boğulmayı başaran DSİ, halen nasıl oluyor da, sulama için gerekli işlemleri tamamlayıp hem barajına sahip çıkıp hem de vatandaşı mağduriyetten kurtarmıyor?” diye soracak bir Vezirköprü yetkilisi çıkıp, zaten başak işim de yok bunun olması için mücadele edeyim demez miydi?
Vezirköprü’ye açılması için yıllarca mücadele edilen Meslek Yüksek Okulu’nun fakülteye yetecek büyüklükteki binasına ve fiziksel şartlarına rağmen, üstelik kenevirin en fazla ekildiği ve ‘başkenti’ olacağı bizzat Cumhurbaşkanı tarafından söylenmiş bir ilçenin kenevir ile ilgili bölümün açılacak en doğru ilçe olduğunu anlatarak, OMÜ’nün Vezirköprü’yü görmek istemeyen idaresine bir bölüm daha hak eden İlçenin Vezirköprü olduğunu anlatmak için çaba sarf etmez miydi?
Kenevir Dokumacılığı’nın kenevir bile ekilmeyen bir ilçeye açılmasına sessiz kalır mıydı? Bunun hesabını gerek siyaseten gerekse mantıken soracak bir çalışma yapmaz mıydı? Ya da “Vezirköprü’ye neler katabiliriz?” sorusunun cevabını ararken, “yeni bir bölüm açılacakmış, Vezirköprü bunu en fazla hak eden ilçe” diyemez miydi?
Tabi ki, derlerdi.
Şahsen, idarecilerin (bir iki istisna hariç) bulundukları yerlerde en iyilerini yapmak için mücadele ettiklerini düşünüyorum. Bir kısmı zaman geçtikçe çarkın içinde mücadele isteğini kaybetse de, niyet olarak (bir iki istisna hariç) kötü niyetle hareket ettiklerine inanmam.
Ancak Vezirköprü idare edilmesi büyüklüğü ve yumak haline gelmiş sorunlarının içinde boğulan ve kafasını kaldırma şansı bulamayan bir ilçe halinde savrulup duruyor.

Share
1219 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert…

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Sanat tarihi denince akla gelen isim: Bedrettin Cömert… Vezirköprü'nün yetiştirdiği ve gurur duyması gereken bu ismi neden yeterince tanımaya ve tanıtmaya çalışmak yerine unutturmaya gayret ediyoruz. Vezirköprü'nün özellikle geçmişinde övünebileceği, hayatın rengine güzellikte katan isimlerinden biri olan Bedrettin Cömert ismi unutulmaması gerekenler arasında değil midir? Vezirköprü'nün özellikle geçmiş hayatında birçok önemli isim yer alır. Bir döneme kadar olan önemli isimlerin derlendiği Ali Tuzcu'nun “Vezirköprü Meşhurları” kitabında yer ...
  • Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı?

    07 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    ​Küçük Sanayi Sitesi hangi bahara kaldı? ​Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi "Vezirköprü Belediyesi bir çalışma yapıyor mu, yapıyorsa nerede ve nasıl bir Sanayi düşünüyor, insanlar ne şekilde dükkân sahibi olabilecekler?" gibi soruların yanıtlarını bilmiyor. ​İlçenin en yakıcı sorunlarından biri haline gelmiş olan Küçük Sanayi Sitesi için süreç ilerliyor dersek tamamen siyasetçi gibi konuşmuş oluruz. ​Aslında ilerleyen bir süreçten bahsetmek zor, en azından yapılmayan açıklamalar nedeniyle konuyla ilgili bir gelişme yaşanıp yaşanmadığını belk...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    04 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Ruhumuzun Anahtarı Bağırsaklarımızda mı? Geçenlerde danışanlarımdan biri bana şöyle dedi: "Hocam, bağırsaklarımdaki şişkinlik geçti ama en çok şaşırdığım şey kendimi daha mutlu hissetmem oldu." İlk duyduğunuzda kulağa ilginç gelebilir. Şişkinlik azalınca insanın keyfi yerine gelir diye düşünebilirsiniz. Ama konu aslında bundan çok daha derin. Yıllarca bağırsaklarımızı sadece yemekleri sindiren bir organ olarak gördük. Karnımız ağrıyınca, kabız olunca ya da mide s...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Zayıflama İğneleri: Gerçekten Mucize mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Son yıllarda sosyal medyada, televizyon programlarında ve günlük sohbetlerde en çok konuşulan sağlık konularından biri hiç şüphesiz zayıflama iğneleri oldu. Kimi bu ilaçları "mucize çözüm" olarak görürken, kimi ise yan etkilerinden çekinerek kullanmaktan uzak duruyor. Peki gerçekler ne söylüyor? Zayıflama iğneleri gerçekten sihirli bir değnek mi, yoksa doğru kişide etkili olan bilimsel bir tedavi yöntemi mi? Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta...