logo

escort istanbul

istanbul escort

Çocuklarımıza Nefret Duygusuyla Mücadeleyi Öğretmek İçin Öneriler


Gülsüm Ceylan
gulsumcansiz1@hotmail.com

ABD’de son dönemde yaşanan ırkçılık olayları nefret duygusunu çocukların ve bizim nasıl algıladığımızı, bu konuyu tekrar düşünmemiz gerektiğini ortaya koymuştur.

Küçük yaştan itibaren verilen doğru eğitim ile her türlü ayrımcılığın çocuğunuza etki etmesini önleyebilir, şahit olduğu ayrımcı tavırlara karşı doğru yaklaşımlar sergilemeyi öğretebilirsiniz. Kötü niyetli olay ve inançları doğru değerlendirmelerine ve iyilik için güç olmalarına rehberlik edebilirsiniz. Peki nasıl?
0-6 yaş dönemi: Yaşamın ilk yıllarında amaç, şefkat ve hoşgörü temelli pozitif bir düşünce zemini oluşturmak olmalıdır. Çocuklar ırk, cinsiyet ya da etnik kökenlerini seçerek doğmuyorlar. Doğal olarak ayrımcılık bilinciyle yaşamaya başlamıyorlar. Bu dönemde verilen eğitimle, çocuğun gelecekte nasıl düşüneceği ve farklılıklara nasıl yaklaşacağına dair kontrol ebeveynlerin elindedir. Yapılan tüm araştırma ve çalışmalar, küçük yaşta farklılıklara saygı duyma bilinciyle yetiştirilen çocukların gelecekte bu düşünce yapılarını doğru davranışlar olarak sergileyebildiğini göstermektedir.
Çocuğunuz ona benzemeyen ya da alışık olduğu çevredekilerden farklı bireylerle hiç karşılaşmayabilir. Bu durumda ebeveynler farklılıkları evlerine getirebilirler. Kitaplar ve filmler farklı kültürleri tanıtabilecekleri en kıymetli kaynaklar. Ailecek planlanan bir film gecesinde, farklı kültüre ait bir film izlenebilir ve üzerine sohbet edilerek çocuğun merak ettiği sorular cevaplanabilir.
Çocuğunuza bu konuya dair eğitim vermeye başladığınızı, çocuğun hayatına dâhil olan ve paylaşımlarına güvendiğiniz yakın çevrenizle de paylaşabilir, destek isteyebilirsiniz. Öğretmeniyle sürece dair iş birliği yapabilirsiniz.
Bu yaş grubu çocuklar için kelimeler oldukça önemlidir. Merakla sorulan sorulara karşı ebeveyn sessiz kalmamalı, sorusunu önemsediğini hissettirmeli ve konuyu geçiştirmemelidir.
6-8 yaş dönemi: Ayrımcılık ve nefret tutumlarına karşı açıkça konuşmak bu çağda daha kolay hale gelir. Özellikle ilkokul sürecindeki akran ilişkilerinde, okul öncesi döneme göre yaşanan değişimler, çocuklar için adalet kavramını daha önemli hale getirir. Çocuklar bu dönemde, ayrımcılığa dair hassasiyet geliştirebilir ve sorgulamaları fazlaca olabilir.
9-11 yaş dönemi: Teknolojinin yaygınlığı, günden güne uyaranların artışı çocukların korkutucu olaylarla sıkça karşılaşır olmalarına neden oldu. Dolayısıyla çocukları korumak ve sağlıklı bir bilinç kazandırmak ebeveynler için çok daha önemli bir görev haline geldi. Çünkü artık çocuklar, doğru ya da yanlış fark etmeksizin bilgiye çok hızlı şekilde erişim sağlıyorlar. Bu yüzden izledikleri içerikleri, duydukları cümleleri doğru şekilde anlamalarına mutlaka yardımcı olmalıyız.
Ekran kullanımı ve içerik takibi, güvenlik ayarları aracılığıyla ebeveynlerin kontrolünde olmalıdır. Özellikle akranlarıyla arasında geçen sohbetlere dair bilgi edinmek, takip ettiği siteleri incelemek, telefonunda kullandığı uygulama ve içeriklerini kontrol etmek gereklidir. Dil, din, ırk, cinsiyet, kültür zorbalıklarının ve diğer tüm nefret içerikli paylaşımların birinci hedefinin özellikle genç kitle olduğu unutulmamalıdır.
12 yaş ve üzeri: Çocuklar çocukluktan çıkmaya hazırlandıkları bu dönemde, kimliklerini kazanır ve nasıl bir yetişkin olacaklarına dair temel oluştururlar. Bu yaş dönemi oluşan düşünce yapısı sağlıklı ise genç birey şefkat, merhamet ve saygı içeren bir yaşam sürecektir. Diğerleri ise nefret temelli, daha karanlık bir yol izleyeceklerdir
Konuşmalarınızda yargılayan, eleştiren, kural koyan, yasaklayan cümleler kullanmayın. Sohbetinizi olabildiğince açık ve samimi tutun. Ben öyle düşünmüyorum, şu düşüncende haklısın, bir de şu yönden düşünmeyi denemelisin, benim de eskiden senin gibi düşündüğüm olmuştu sonra şunları yaşayıp yeni şeyler öğrendim gibi yapıcı cümleleri tercih edin.
Düşünceleri eyleme dönüştürmek, genç bireyde bir kontrol duygusu doğurur. Irk, din, dil, cinsiyet, kültür farklılıklarına yönelik nefret söylemlerine ya da eylemlerine maruz kalmış kişilerle tanışmak, iletişim kurmak ya da yardımcı olmak, duygu ve düşüncelerinde kalıcı etkiler yaratır.

Share
35 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SU = KENEVİR + KENEVİR SANAYİ

    18 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de kenevir ekiminin artması ve bu yönde bir sanayi oluşmasının önemi hemen her gün artarak sürüyor. İlçede tarım üzerine konuştuğumuz kişiler de bu önemin altını çiziyorlar. Kenevir denince özellikle akla Narlısaray geliyor. Vezir ve Narlı isminin de tohumlara verilmesinin önemli sebebi kenevirin yıllarca azalsa da kesilmeden Narlısaray'da ekilmesi oldu. Geçtiğimiz hafta, Narlı'ya giderek yerinde hem ekimini yapan vatandaşlarla hem de S.S. Narlısaray Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hasan Avcı, Kooperatifin Muhasip Üyesi İbrahi...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK – ANMA VE CHP

    18 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Dünyada hiçbir lider yoktur ki yok olmak üzere olan bir ulusa verdiği savaşla işgalden kurtarmış, yok olmuş bir ulusu yeniden toparlayarak akla, hayale gelmeyen çağdaş bir cumhuriyet devleti kurmuş ve bu cumhuriyete “kimsesizlerin kimsesizi” adını vermiştir. “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” diyerek sarayda tek kişide olan egemenliği saraydan alarak, sadece vergi toplamak ve askerlik yapmak için hatırlanan halka vermiştir. Anadolu halkına verdiği değerin bir kanıtı olarak başkenti Anadolu'nun bağrına Bozkır Ankara'ya taşıyarak Anadolu ...
  • O gün herkes için gelebilir..

    11 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de uzun zamandır konuşulan ve halkın da gündemine oturan işlerden biri HUZUREVİ idi. 100 yataklı olması planlanan ve çevre düzenlemesi dahil projenin büyüklüğü ile orantılı olarak büyük ölçekli, maliyeti de yüksek bir proje. Doğrusu ilk düşündüğümde yüksek rakamların toplanabilmesi, bir araya getirilebilmesi kısacası bu işin tamamlanabilmesini çok olabilir görmüyordum. “Ancak, birlikten kuvvet doğar” sözünü hatırlatırcasına Vezirköprü'de konuştuğum hemen herkesin, Vezirköprü'nün ve Vezirköprülülerin hayır işlerinde beklenenin üzeri...
  • HER TARAF FELAKETLE BOĞUŞURKEN

    11 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Dünyanın her tarafı CORONA denen musibetle boğuşurken sağduyulu, mutedil, insan sevgisiyle dolu ve insancıl kararlar alacak devlet adamları tarafından yönetilmesi gereken dünyaya yön veren büyük devletlerin yöneticilerini ibretle seyrediyoruz. ABD'yi Trump denen, aklının başında olup olmadığı teyyide muhtaç bir kişi yönetiyor. Rusya'yı Putin yönetiyor. Hakkında soru işaretleri var. Fransa'yı Macron yönetiyor. Bu yöneticilerin gerçekten iyi niyetlerinden ben şahsen şüphe duyuyorum. ABD Başkanı'nın “Corona hastalarına dezenfektan...