HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
admin vatandas1959@hotmail.com
HAYATIN İÇİNDEN BESLENME
Spor Yapıyorum Ama Aynaya Baktığımda Hiçbir Şey Değişmiyor…

AYYÜCE DÖNER
DİYETİSYEN – Dyt.ayyucedoner@gmail.com
Bir kaç gün önce spor salonunda iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum.
Biri diğerine dönüp şöyle dedi:
“Üç aydır geliyorum. Tartıda aynı kiloyum. Galiba benim vücudum kilo vermiyor.”
Aslında sorun çoğu zaman vücudumuz değil…
Sorun, spordan mucize beklememiz.
Bugün sosyal medyada öyle bir algı oluştu ki; sanki haftada birkaç gün spor salonuna gitmek, günün geri kalanında yaptığımız bütün yanlışları siliyormuş gibi düşünüyoruz.
Bir saat yürüyüş yapınca akşam hak edilmiş bir hamburger yeniyor, ağırlık çalışınca “Nasıl olsa yaktım.” diyerek tatlı siparişi veriliyor. Sonra da aynanın karşısına geçip neden değişmediğimizi sorguluyoruz.
Oysa vücudumuz pazarlık yapmıyor.
O, sadece günün sonunda kendisine ne verdiğinize bakıyor.
Bir saatlik antrenman çok kıymetlidir. Ancak kalan yirmi üç saatte nasıl beslendiğiniz, ne kadar uyuduğunuz ve gün içinde ne kadar hareket ettiğiniz çoğu zaman sonucu belirleyen asıl etkenlerdir.
İşin ilginç tarafı ise sadece fazla yemek de sorun değildir.
Bana gelen birçok danışan, spor yaptığı günlerde neredeyse aç kalıyor.
“Ne kadar az yersem o kadar hızlı kilo veririm.” diye düşünüyor.
Ama vücut bunu bir ödül olarak değil, kıtlık olarak algılıyor. Enerjiyi kısmaya başlıyor. Antrenmanda yeterince güç üretemiyor, kaslarını koruyamıyor ve zamanla kişi “Spor yapıyorum ama sürekli halsizim.” demeye başlıyor.
Bir başka hata da proteini sadece sporcuların tüketmesi gereken bir besin grubu sanmak.
Oysa kaslarımız antrenman sırasında değil, sonrasında kendini onarırken gelişiyor.
Bu onarım için de yeterli protein gerekiyor. Tavuk, balık, yumurta, yoğurt, kefir ve kuru baklagiller yalnızca kas yapanların değil, düzenli egzersiz yapan herkesin beslenmesinde yer almalı.
Karbonhidrat ise yıllardır haksız yere suçlanan besinlerden biri.
Ekmekten tamamen vazgeçen, meyve yemeyen, bulguru hayatından çıkaran ama antrenmanda on dakika sonra enerjisi tükenen birçok kişi görüyorum.
Çünkü vücudun çalışacak yakıta ihtiyacı var. Doğru karbonhidratı doğru miktarda tüketmek, onu tamamen hayatımızdan çıkarmaktan çok daha değerlidir.
Şunu unutmamak gerekiyor:
Spor, vücudu değiştiren düğmeye basar.
Ama o değişimin gerçekleşmesi için gerekli malzemeleri sağlayan şey beslenmedir.
Bir bina düşünün…
En iyi ustaları getirseniz bile ortada tuğla, çimento ve demir yoksa o bina yükselemez.
Vücudumuz da tam olarak böyledir.
Antrenman ustadır.
Beslenme ise yapı malzemesidir.
Malzeme eksikse sonuç da eksik olur.
Bu yüzden spor yapıp istediğiniz değişimi göremiyorsanız ilk suçlayacağınız şey tartı ya da metabolizmanız olmasın.
Belki de cevap spor salonunda değil, mutfaktadır. ünkü güçlü bir vücut dambıllarla kurulur, ama doğru beslenmeyle şekillenir.