logo

İlişkiyi Sürdürmek


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com
Düğün mevsimi gelmişken, ilişkiler hakkında size yardımcı olacak bir bakış açısı sunmaya çalıştım. Hiçbir ilişki bitirmek üzerine kurulmaz ama süreç tamamen hayal ettiğimiz gibi de gitmeyebilir. Nelerle karşılaşma olasılıklarımız olduğuna bakalım.
Bir durumu sürdürmeye çalışmak, o şeyi kurmaktan daha zor olabilir. Romantik ilişkilerde de başlangıçta çoğu şey olduğundan daha güzel görünürken, çiftler karşılıklı birbirlerini daha gerçek görmeye başladıklarında, ilişkiyi yormadan sürdürmenin yollarını bulmazlarsa birbirlerine tahammül ettikleri durumlar çoğalabilir. Böylece ilk tanışılan zamandaki heyecanın yerini bıkkınlık alabilir. Bundan dolayı birlikte problem çözmenin yollarını bulmaları, işlerini oldukça kolaylaştıracaktır.
İlişkilerde bazı çatışmalar vardır. Örneğin; iki insanın karşılıklı birbirlerine olduğu halleriyle yaklaşmalarının daha tatmin edici olduğu doğrudur ama kendimizi olduğumuz halimizle açmak kırılganlıklarımızı da göstermek anlamına gelir. Hassas olduğumuz o noktaya dikkat edilmesi artık daha önemli olacaktır.
Bir diğeri ise; sevgi bağının bizi olabildiğince güvende hissetmeye yönlendirmesiyken romantik olma ve tutku bilinmezi, farklılığı isteyebilir. Bu yüzden ilişkilerdeki aşırı güven ihtiyacı çiftlerin birbirlerine olan çekiciliğini azaltabilir. Tutkuyu azaltan başka duygular da vardır. Aşırı korumacılık, merhamet gibi. Yani ilişkide kendimize ebeveyn aramak, hem sorumluluğu arttırabilir hem de bu yetişkin iki insan için gerçekçi olmayabilir.
İlişkiyi ilk başlardaki gibi heyecanlı tutmak için çabalasak da değişim bir gerçektir ve aynı kalmaya uğraşmak da yorucu olabilir.  Olması gerekene çok fazla odaklanmak olanı kabul etmeyi zorlaştırabilir.
İlişkiyi etkileyen çok fazla etmen vardır. Kendi kişilik özelliklerimiz, karşı tarafın kişilik özellikleri, kişilerin kendilerine bakış açıları, birbirlerinden beklentileri, aile yapıları, nasıl bir çocukluk geçirdikleri, problemleri nasıl çözdükleri gibi. Bu özellikler veya bakış açımız kolay kolay değişmez ve çiftler birbirlerine uyum sağlamak için çok fazla uğraşırlarsa, ilişkilerine hatta kendilerine karşı yabancı hissetmeye başlayabilirler. Böyle durumlarda psikolojik destek almak kolaylaştırıcı olabilmektedir.
Önemli konulardan biri ise anlamak ve anlaşılmaktır. Çiftler birbirlerinde olanı anlamak yerine sürekli kendileri bir çıkarımda bulunmaya başvururlarsa birbirlerinin ihtiyaçlarını göremeyebilirler. Böylece “ben elimden geleni yapıyorum yine de yaranamıyorum” gibi sitemlerle karşılaşılabiliriz. Elimizden geleni yapıyor olmak karşı tarafa uygun olduğu anlamına gelmez.
Dikkat çeken bir durum da romantik bir ilişki yaşandığında bu ilişkinin bize yeni bir rol oluşturması durumudur. Başka başka rollerimiz vardır. Örneğin birinin arkadaşı, bir çalışan, birinin çocuğu olmak gibi. Kendimizi romantik ilişkideki rolün tek ve en önemli rol olduğuna inandırırsak, diğer alanlarımızı yok saymış oluruz. Böylece bunun gerilimi, kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya, kendimizle ve diğeriyle kurduğumuz ilişkinin bozulmaya başlamasına doğal olarak karşı tarafa da öfke duymaya neden olabilir.
Birine güvenmek, hayatı kolay ve zor duygularla birlikte yaşamak güzeldir. Güzel olan şeyleri sürdürebilmek umuduyla.

Share
1105 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...
  • İlçedeki çalışmalar sürüyor?

    01 Nisan 2026 Genel, Köşe Yazıları

    İlçedeki çalışmalar sürüyor? İlçemizdeki konuların çözümü açısından muhatapları ile konuşabildiğimizde aynı standart açıklamayla karşılaşıyoruz, “konuya ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor.” Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta meydana gelen şans eseri çok ucuz atlatılan büyük kazanın yankıları halen sürüyor. İlçe girişinde bu kazanın bir gün mutlaka yaşanacağı ve zamanında önlem alınması gerektiğini kaydetmiştik. Aynı şekilde yeni hastane kavşağından Adatepe kavşağına kadar bir EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) kurulması gerektiğini de… H...