logo

Kendimize Hata Yapma Şansı Neden Vermeliyiz?


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Cevabı hemen verelim. Hayat düz bir zeminde giderek yükseldiğimiz bir yer olmaktan çok, inişlerin çıkışların olduğu ve tüm bunların bizi oluşturduğu yerdir. Hata bilmeyerek ya da istemeyerek yapılan yanlışlık, yanılma olarak tanımlanır. Zaten bir hatayı farkında olarak yapmayız. Farkındaysak bu bir seçim olur.
Kendimize hata yapma şansı vermek her şeyi en iyi yapmaya çalışmak olan mükemmeliyetçikten korur. Hepimiz biliriz ki her zaman en iyisi vardır. Buna karşılık bizim yapabileceklerimiz sınırlıdır.
Diğer taraftan hayatımızla ilgili her şeyi kontrol etmeye çalışmak hataları azaltsa da oldukça yorucu ve streslidir. İnsanız, çok yönlüyüz. Kontrol edebileceklerimiz var ve bazı durumları kontrol edemeyiz. Bunun farkında olmak hayatı daha az kaygılı yaşamamızı sağlar.
Kendimize hata payı bırakmak diğer insanları da kabul etmemizi sağlar. Örneğin baskıcı bir ailede yetişen çocukların davranışları yetişkinler tarafından o kadar kontrol edilir ki hata yapmak bu aileler için oldukça kötüdür. Bu ailelerin yetiştirdiği çocuklar diğerlerinin de olması gerekene göre davranmasını isterler. İnsan ilişkilerinde şöyle olmalıydı böyle yapmalıydı gibi doğrular diğerleriyle ilişkilerini zorlaştırır. Olduğumuz halimiz yerine en iyi halimizi göstermeye çalışmak ilişkileri yapaylaştırır.
Kendimizde hataya izin vermek yaşanılan zor bir durumla başa çıkmayı da kolaylaştırır. Örneğin bir yemeğin yanmış olması, olabilir bir durumdur. Kendimize ben nasıl unuttum, beceriksizim, dalgınım demek daha zorlayıcıdır. Kendimize söylediğimiz etiketlerin dışına çıkmak kolay değildir.
Psikolojik esneklik, yapılan hatayı kabul etmeye, sadece orada kalmamaya alan açar. İnsanlar dört tane olumlu duruma karşı bir olumsuz durumla karşılaştıklarında olumsuzun olumluları götürmesine izin verirler. Halbuki hatalar hayatımızın tümü değildir. Belki yarısı bile değildir.
Hayatımızdaki hataları azaltmanın yine de bir yolu vardır. Bu yol kendimizle ilgili bilmediklerimizden oluşan kör alanımızı azaltmakla başlar. Kendimize karşı ne kadar açık olursak kendimizde fark etmediğimiz şeyleri fark etmeye başlarız. Kendimize farkındalık sağlamak psikolojik desteğin de en önemli amaçları arasındadır.
Hayat mutlak doğrulardan oluşan ve değişmeyen bir yer değildir. Sürekli değişime uyum sağlarız ve bu öğrenme sürecinde hatalar yaparız. Bazı hatalar telafi edilir bazıları ise kabul edilir. Tüm bunlarla beraber hayatlarımızı her gün inşa ederiz.

Share
790 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...
  • İlçedeki çalışmalar sürüyor?

    01 Nisan 2026 Genel, Köşe Yazıları

    İlçedeki çalışmalar sürüyor? İlçemizdeki konuların çözümü açısından muhatapları ile konuşabildiğimizde aynı standart açıklamayla karşılaşıyoruz, “konuya ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor.” Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta meydana gelen şans eseri çok ucuz atlatılan büyük kazanın yankıları halen sürüyor. İlçe girişinde bu kazanın bir gün mutlaka yaşanacağı ve zamanında önlem alınması gerektiğini kaydetmiştik. Aynı şekilde yeni hastane kavşağından Adatepe kavşağına kadar bir EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) kurulması gerektiğini de… H...