logo

NASIL BİR VEZİRKÖPRÜ HAYAL EDİYORUM?…


İhsan Cömert
comert_ihsan@hotmail.com

Çiftçilikle uğraşan tarım kesimi kooperatifleşmiş, planlı bir şekilde üretim yapmak için danışmanlık kurulu oluşturmuş.
Gelişmiş, modern üretim yapmak için ekipman, tohum, gübre, ilaç vs. ihtiyaçları kooperatif tarafından karşılanan çağdaş bir üretime kavuşmuş çiftçileri olan,
Hayvancılıkla uğraşan üreticisi yine hayvancılık ve sütçülük kooperatiflerinde örgütlenmiş, besicilik için tüm ihtiyaçları bu kooperatifi ile karşılanan,
Ürettiği kasaplık hayvanlarını, sütleri vs. tümünü kooperatife teslim eden,
Ayrıca, kanatlı hayvanları üretim ve tüketim kooperatiflerinde örgütlenmiş tüm üreticiler.
Böylece, planlı bir tarım, hayvancılık hatta meyve ve sebze üretimi yapan herkesin ürettiğini muhafaza ve pazarlama sıkıntısı olmayan,
Ekipman ve diğer ihtiyaçlarını karşılamada hiçbir sıkıntısı olmayan,
Hanımlarının, köyde – kentte yerel tekstil üretimi yaptığı, ürettiklerini yine kooperatif eliyle değerlendirdiği bir üretim biçimi oluşturmuş bir Vezirköprü hayal ediyorum.,
İşte, yöreden göç böyle önlenir. Bundan 15 yıl önce 115 binlerde olan Vezirköprü nüfusu bugün yüz binin altına düşmüşse bu nüfusu artırmanın yolu zorlama değildir.
Vezirköprü’de halk, sağlık, eğitim, hepsinden de öte iş durumundan dolayı Vezirköprü’den uzaklaşmaktadır.
Halk, İstanbul’un sıkıntısını bir dilim ekmek bulma umuduyla çekmektedir.
Eğer, halk bulunduğu yerde iş, aş, eğitim ve sağlık sorununun çözümleneceğine inanırsa, doğup büyüdüğü bir sürü anılarının bulunduğu vatanını terk edip, ne yaşayacağını bilmediği karanlıklara doğru yatağını sırtına yükleyip gitmez !..
Peki, yukarıda sıraladığım üretim modelini kimler, nasıl uygulayacak?…!
Önce, üst yöneticiler, halka ve bu toplu, birlikte üretim tüketim ve pazarlama modeline inanacak !..
Kısır, hiçbir üretim ve proje modeli olmayan, hazır kaynakları harcayıp, ortaklarından (üyelerinden) toplanan paralarla sadece sükse yapan, sözde adı “Demokratik Kitle Örgütü” ünvanını kullanan bu örgütler, bencilliği, siyasilere hava yapmayı bırakıp yüzlerini halka dönmeli!…
İlçe Kaymakamı, belediye başkanı ile tümü ile bir araya gelmelidir.
Bu örgütler, kaymakamın başkanlığında en ez haftada bir kez Pazar günleri toplanıp “ne yapılması gerektiğini” üstünlük taslamadan hiçbir bencilliğe kapılmadan iyi niyetle tartışmalıdır.
Bu toplantılarda mutlaka yetişmiş uzman eleman bulundurulmalıdır.
Vezirköprü’de halkın güven içinde, geleceğinden kaygı duymadan yaşaması, yüzünün gülmesi, işe, aşa, eğitime ve sağlığa bağlıdır.
Ayrıca, Vezirköprü’de görev yapan doktor, adli yargı mensupları gibi üst yapı elemanları ve ailelerinin çeşitli sosyal yaşama da ihtiyaçları vardır. Bu da çok doğaldır.
Şimdi, yazımı okuyan değerli okurlarım bana gülecek “Amma da buldun bal olacak çiçeği” diyecekler.
Çiçek olmasa arı beslenmez, arı beslenemezse petek söner, Vezirköprü’de hatta tüm Anadolu sönmeye mahkumdur.

Share
697 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Köprüden önceki son çıkış

    25 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Köprüden önceki son çıkış Sayın Mehmet Muş, şehircilik açısından Vezirköprü projelerini lütfen yeniden ele alın… “Sadece bu açıdan ele alındığında bile Vezirköprü için şehircilik bakımından çok yanlış olacak projenin devamına ısrar etmek İlçeye ne katacak?” anlamak zor. Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül'ün İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamasına göre, Vezirköprü Hükümet Konağı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün eski hastane arazisi üzerine yapılması kesinleşti. Aslında zaten kesinleşmişti. Samsun'un (sonun...
  • Ramazan Bayramı ve trafiği..

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan Bayramı ve trafiği.. Okul bahçelerinin bayram haftasında otopark olarak kullanıma açılması her ne kadar olumlu olsa da, İlçe merkezindeki otoparktan kaynaklanan trafik sıkışıklığını gidermekte yetersiz kaldığını da ilk günden itibaren gördük. Bunu da Cumhuriyet Meydanı'na sadece 147 araçlık otopark yapma kararı almış olan yöneticilere yeniden hatırlatalım. Ramazan ayının getirdiğini düşündüğümüz durgunluğun ekonomiye de yansıdığının düşünüldüğü günleri geride bırakıyoruz. Ramazanın ilk gecesinden itibaren hemen her akşam yaşanan küçü...
  • MAHLEMİN YAZISI – 2

    14 Mart 2026 Köşe Yazıları

    OKUYUCU MEKTUBU MAHLEMİN YAZISI - 2 Ayla Cermen TÜFEKÇİ Sizleri meğersimedim zannetmeyin sakın! İşlerim çoğudu, ağnarsınız ya gışa hazurluk işleri işte... Bıldır sene de yaptım, gendümü bildüm bileli de yapıyam. Gerçi ben, eski ben değulüm, azıcuk bi iş yapsam ferim festim kesiliya, takım dayanıya! Gençliğinen, yaşluluğu birbirine garuştumamak ilazım, atuk yoruluyok da! Biraz diğnenelim diyok, olmıya, hiç dur durak da yok ki bu dünyada bizlere. Napalım Allah sağlığumuzu eksük etmesin de, iş dedüğümüz nedü ki, yapalım gine de, yeter ki gö...
  • Kunduz da elimizden giderken

    11 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Sonuçta Vezirköprü'den Kunduz Soğuksu'ya doğru giden hemen herkesin dikkatini çeken en hafif tabiriyle oldukça seyrekleştirilmiş bir orman kaldı elimizde. Vezirköprü'de eskiden beri en çok gitmeyi sevdiğim yerlerin başında Kunduz gelirdi. Tertemiz doğa, yemyeşil ağaçlar ve mis gibi bir hava... Çocukken Kunduz ormanlarının Vezirköprü'nün hemen çıkışından itibaren başladığı hikayesini de dinlemiştim. Daha sonra Osmancıkla Vezirköprü arasındaki Kunduz ormanları sınır problemlerini dinledim, hem de Vatandaş Gazetesi'nde okudum. Kavga aşamasın...