logo

Yeme Bozuklukları Tedavisinde Psikolojik Destek


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Psikolojik destek almaya karar veren bireylerle yaptığımız ilk görüşmede beslenmenin ne durumda olduğunu, konu bu olmasa bile, genel olarak değerlendiririz. Çünkü duygusal zorlanmalar kendini beslenmede, yeme düzeninde göstermektedir.
Ruhsal bozukluklar tanı kitabında yeme bozuklukları 8 kategoride ele alınmıştır. Bunları kısaca açıklayıp size yardımcı olabilecek ya da fark edip önlem almanızı sağlayacak önerilerde bulunmuş olacağım.
İlk olarak herkesin bildiği anoreksiya nervoza denilen aşırı zayıf olma durumunu inceleyelim. Bu kişiler besin alımını azaltırlar. Dışarıdan çok zayıf olmalarından dolayı fark edilirler ama kendilerine göre yine de zayıf olmadıklarını düşündükleri bir durum vardır. Yememenin ne kadar ciddi sonuçlarının olacağını pek düşünmezler. Beden algıları bozulmuştur. Çok otoriter ailelerde yetişen bireylerde veya stres altında olup kontrol ihtiyacı duyan bireyler yemek yememeyi kontrol ederek tatmin sağlayabilirler.
Yeme bozuklukları kadınlarda erkeklerden fazla olmakla birlikte erkeklerde de son dönemlerde artış olmaktadır. Konu psikolojik zorluklar olduğunda bu benim konum değil dememiz çok mümkün olmayabilir. Çünkü ailede, çevremizde bu durumlardan muzdarip olan ve fark edilmediklerinde toplumsal baskıya uğrayan bireyler düşündüğümüzden fazladır.
Diğer yeme bozukluklarından biri ise; bulumiya nervoza denilen yemek yedikten sonra suçluluk hissedip yemeği çıkarma bozukluğudur. Kilo alımını kontrol etmekle de ilgilidir. Diğer taraftan yeme davranışı doymakla ilgili değildir. Yemek yemenin hazzıyla kilo alımının suçluluğu arasında bir kısır döngüye girilmiş olur.
Tıkınırcasına yeme bozukluğunda ise çıkarma davranışı yoktur ama doyma hissi adeta kaybolur. Normal zaman diliminde tüketilemeyecek yemekler kısa sürede tüketilir. Burada yine yemek bir duyguya hizmet eder, doymaya değil.
Pika denilen yeme bozukluğu ise besin değeri olmayan ürünlerin yenmesidir. (Toprak, sabun, tebeşir gibi) Genellikle çocukluk döneminde görülmekle birlikte ileri yaşlarda devam edebilir. Çocuğun ihmalinden, stres gibi duygusal zorluklardan kaynaklanabilir.
Diğer bozukluklar; Geri çıkarma bozukluğu, kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu, tanımlanmış ve tanımlanmamış yeme bozuklukları olarak devam etmektedir.
Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde sık görülen yeme bozuklukları bedensel kaynaklı gözükseler de ruhsal kaynaklı olmaktadırlar. Duygu düzenlememizi sağlıyor olmak yeme bozuklukları tedavisinde oldukça etkilidir.(Duygu düzenleme=sakin duygu durumuna gelmek)
Yeme bozukluklarının tedavisi uzun sürmekte ve zorlayıcı olmaktadır. Çünkü kişinin kendi bedenine yönelik algısını kolaylaştırmak zaman ve emek ister. (algıları değiştirmek zordur.) Diğer taraftan beslenme bir alışkanlığa dönüşür ve alışkanlıkların tekrar düzenlenebilmesi çabayı gerektirir. Genellikle psikoterapist, diyetisyen, doktorun işbirliği halinde olması önemlidir.
Burada dikkatinizi çekmek istediğim nokta ise kendimizde olan durumu öngörmek olmaktadır. Bazen kendimize konduramadığımız durumlar bir ruh sağlığı sorununun başlangıcı olabilir ve bu konudaki ihtiyacı göremezsek hasta oluruz. Ruhsal bozukluklarda bir anda hastalanmayız. O yüzden bir anda da iyileşmeyiz. Hastalanmadan önlem almak, özellikle yeme bozukluklarına bizi götüren duygu düzenlemeyi sağlayamamak ruhsal zorlukların başlangıcıdır.

Share
678 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...
  • İlçedeki çalışmalar sürüyor?

    01 Nisan 2026 Genel, Köşe Yazıları

    İlçedeki çalışmalar sürüyor? İlçemizdeki konuların çözümü açısından muhatapları ile konuşabildiğimizde aynı standart açıklamayla karşılaşıyoruz, “konuya ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor.” Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta meydana gelen şans eseri çok ucuz atlatılan büyük kazanın yankıları halen sürüyor. İlçe girişinde bu kazanın bir gün mutlaka yaşanacağı ve zamanında önlem alınması gerektiğini kaydetmiştik. Aynı şekilde yeni hastane kavşağından Adatepe kavşağına kadar bir EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) kurulması gerektiğini de… H...