logo

Zorbalık


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com
Hayatınızda “Ben demin ne yaşadım” anlarınız olmuştur. Bazen başka birinin yaptıkları yapmadıkları veya söyledikleri bizi şaşırtabilir, üzebilir öfkelendirebilir. Bir iki kere olması çok sorun değildir ama birisi size rahatsız edici duyguları çokça hissettiriyorsa dikkat edin zorbalığa uğruyor olabilirsiniz.
Bir durumun zorbalık olması için illaki fiziksel bir şiddet içermesine gerek yoktur. Bazen görmezden gelme, sıkça eleştirme, göz devirme gibi davranışlar bile zorbalık olarak adlandırılabilir. Zorba kişilerin, zorbalık yapması için kışkırtılmaya ihtiyaçları yoktur. Zarar vermeyi amaçlarlar.
Araştırmalara göre, akran zorbalığı olayları lise düzeyinde Dünyadaki farklı ülkelerde %7 ile %40 arasında, ülkemizde ise %24 ile %51 arasında görülmektedir.14 yaşına kadar çocukların kendilerine uygulanan davranışın zorbalık olduğunu ayırt edemedikleri tespit edilmiştir.
Zorbalık; sözel zorbalık, siber zorbalık, fiziksel zorbalık ve sosyal zorbalık olarak sınıflandırılır.
Fiziksel zorbalık belki de en kolay tespit edilen zorbalık türüdür. Diğerleri tarafından da fark edilir. Vurmak, tekmelemek, itmek gibi şiddet içeren davranışlar en çok okul ortamında görülmektedir.
Sözel zorbalık; küfür etmek, alay etmek, lakap takmak, aşağılamak olabilir.
Sosyal zorbalık; dışlamak, iftira atmak gibi sosyal ilişkilerimizin zorlanması durumudur.
Sibel zorbalık ise birinin bilgilerini kullanarak o gibi davranma, korku uyandıran mesajlar gönderme gibi durumlardır. Günümüzde siber zorbalığa fiziksel zorbalıktan daha çok rastlanmaktadır.
Başımıza zor bir durum geldiğinde bunu anlamlandırmak da zordur. Birisi size zarar veriyorsa ve bunu sürekli yapıyorsa bunun adı zorbalıktır. Özellikle çocuklar başlarına gelen olumsuzluklarda kendilerini suçlayabilirler. Bu nedenle zorbalığı tanımak önemlidir. Zorbalığa şahit olan kimselerin de seslerini çıkarması, mağdura destek olması bu davranışları önleyebilir.
Bizler de çocuklarımızı yetiştirirken kendi hakkına sahip çıkan, diğerlerinin hakkını da gözeten kişiler olmasına önem vermeliyiz.

Share
1993 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    01 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Spor Yapıyorum Ama Aynaya Baktığımda Hiçbir Şey Değişmiyor... AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN - Dyt.ayyucedoner@gmail.com Bir kaç gün önce spor salonunda iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum. Biri diğerine dönüp şöyle dedi: "Üç aydır geliyorum. Tartıda aynı kiloyum. Galiba benim vücudum kilo vermiyor." Aslında sorun çoğu zaman vücudumuz değil... Sorun, spordan mucize beklememiz. Bugün sosyal medyada öyle bir algı oluştu ki; sanki haftada birkaç gün spor salonuna gitmek, günün geri kalanında yaptığım...