logo

Çocuklara Cinsel Eğitim Nasıl Verilmelidir?


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com
Cinsellik anne karnında cinsel organların oluşmasıyla başlar ve hayatımızın sonuna kadar devam eder. Cinsellik sadece bir erotizmi ya da üremeyi değil içinde cinsiyet özelliklerimizi, cinsel kimliğimizi, toplumun cinsiyet kalıplarını, romantizmi ve yakınlığı barındırır.
Her zaman söylenildiği gibi eğitim ilk olarak ailede başlar. Cinsel eğitimin de ilk başladığı yer ailedir. Buradaki kritik nokta çocukların gelişim dönemleri vardır ve bu dönemlere dikkat edilmeli çocuğa uygun bilgilendirmeler sunulmalıdır.
– 0-2 yaş döneminde bebekler dokunarak hayatı keşfederler, yeni yürümeye başlayan çocuklar kendi vücutları ebeveynin vücutları hakkında merak gösterirler. Tuvalet eğitimi ile birlikte kendi cinsel organlarının da farkına varırlar. Kendilerini erkek veya kız olarak tanımlamaya başlarlar. Bu yaş döneminde örneğin aile çocuğa banyo yaptırırken çocuğun cinsel organı görmezden gelirse, çocuk cinsel organına dokunduğunda azarlanırsa bu çocuk için utanç ve kaygı hissettirir. Kendi bedenine karşı utanç geliştiren bir birey başka bir bedene de saygı duymakta zorlanabilir.
Yaşamın ilk yıllarında anne babanın fiziksel temasından yoksun bırakılan çocuklar ilerleyen dönemlerde yakın ilişkiler kurmada zorluk yaşayabilir.
– 3-5 yaş döneminde çocuklar, kız ve erkek cinsiyet rollerini öğrenirler. Kızlar evcilik gibi oyunlar oynamayı tercih ederken erkek çocuklar yarış, süper kahramancılık gibi oyunlar oynarlar. Tabi bu roller çocuğun çev-resine göre değişiklik gösterebilir.. Cinsellikle ilgili ilk sorular bu dönemde sorulmaya başlar. Aynı soruları defalarca sorabilirler.
Aileler çocuklar bu soruları sorduklarında utanabilirler, ne cevap vereceklerini bilemeyebilirler ve çocukları için endişelenebilirler. Çocuğunuza bu bilgileri siz öğretmezseniz başka yerlerden öğrenmenin yolunu bulacaktır. Eğer bu soruları sordukları için onları utandırırsanız bu konularla ilgili düşündüğünde kendini suçlayacaktır. Sakin olun. Çocuğun sorması sizin de cevaplamanız normaldir. Cinsel organların isimlerini argo kullanımdan uzak veya takma isimler kullanmadan biyolojik terimiyle öğretebilirsiniz.Özel bölgeler ve mahremiyetle ilgili eğitim de bu dönemde verilmelidir.
– 6-8 yaş döneminde ise kız ve erkek olmanın özelliklerini pekiştirmeye başlarlar. Artık okul dönemi başlamış çocuklar sosyalleşmişlerdir. Kendi cinsiyetinden olanlarla kurulan arkadaşlıklar yaygındır Hatta bazı çocuklar karşı cinse tepkili olabilir, oyunlarda yakın olmak el ele tutuşmak istemeyebilir. Açıktan olmasa da birbirleriyle (kendi cinsiyetinden) özel bölgeleri hakkında konuşup cinsel organlarla ilgili kelime şakası yapabilirler. Akranlarından öğrendikleri için yanlış öğrenmeler de mümkün olabilir.
Bu dönemde aileler çocuklarının oyunlarında ya da konuşmalarında cinsel içeriklerle karşılaşabilirler. Herhangi bir önlem almaya başlamadan önce ne olduğunu olabildiğince anlamaya çalışmanızı tavsiye ederim.
Çocuğunuz cinsel içerikli davranışlara sıklıkla başvuruyor, bu konuda saldırganlık veya korku duyuyorsa, cinsel içerikli davranışlar gösterdiği diğer kişilerle yaş farkı fazlaysa, ailenin yönlendirmesini kabul etmiyor ve bu konuda zararlı alışkanlıklar geliştirmeye başlamışsa uzman desteğine başvurulmalıdır.
Ergenlerde cinsel eğitim hakkında başka bir yazıda konuşmuş oluruz.

Share
1873 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OKUYUCU MEKTUBU

    09 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    Yalnızlığa İtilen Öğretmenler Vezirköprü'de ki öğretmenler gerçekten yalnızlığa itilmişlerdir. Her biri ya evlerinde yada uygunsuz ortamlarda zaman geçirmeye mahkum bırakılmışlardır. Birbirlerinin cenazesinden ve düğününden haberleri olmamaktadır. Çünkü birbirlerini göremedikleri için selamlaşma, hal hatır sorma birbirlerinin deneyimlerinden faydalanma hatta ve hatta sosyalleşme imkânı dahi bulamamaktadırlar. Yukarıda belirttiğim gibi öğretmenlerin sorunlarının başında yer alan Öğretmenevi denilen yer, Vezirköprü'nün merkezine en az 4 kilome...
  • BANA GÖRE

    06 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    Köprüleri yıkmayın!.. Vezirköprü'de çok ender görebilme fırsatı bulduğumuz Samsun Valisi'nin habersizce ilçemize gelip ayrılmasını da yadırgadığımızı belirtmek isterim. Vezirköprü'ye sürekli “çalışıyoruz” cevabının verilmesi bilin ki artık kamuoyuna yetmiyor. Gazetecilik mesleğinin duayenlerinin dile getirdiği gibi 'merak' ve 'şüphe' bu işin olmazsa olmazlarındandır. Gazeteciler halk adına merak eder ve yapılan açıklamaları da şüphe ile karşılarlar. Bunun yapılmadığı zamanlarda gazetecilik faaliyeti başka bir anlama bürünür. Aynı zamanda g...
  • Şiddet Her Yanımızı Sarmış

    22 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Şiddet Her Yanımızı Sarmış Olaylarında kullanılan silahların ne kadar kolay ele geçirildiğini, ne kadar çok kişide silah bulunduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay elde edilen silah sadece gösteriş için kullanılmayacak, zaman zaman bu şekilde üzücü olayların olmasına da aracılık edecektir. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okullardaki şiddetin en üst hali diyebileceğimiz olaylar hemen herkesi derinden etkiledi. Konuyla ilgili olarak birçok uzman görüşü alındı. Bildiğiniz gibi Vezirköprü'de dahil olmak üzere okullarda...
  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...