logo

Akran Zorbalığı


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

4-6 yaşlarından itibaren başlayabilen zorbalık davranışı, çocukların yaşamını etkileyen en önemli sorunlardan biridir. Okullarda, en önemli üç problemden biri olduğunu söyleyen araştırmalar mevcuttur.
Her zorbalık saldırganlık olmakla birlikte her saldırganlık zorbalık anlamına gelmemektedir. Zorbalık; kasıtlı olarak zarar vermeyi, güçlünün görece güçsüz üzerinde hakimiyet kurmak istemesini ve bu davranışları sürekli yapmasını içerir.
Eğer bir zorba varsa, bu zorbalığa maruz kalan kurban ve tüm bunları izleyen seyirciler de vardır. Hem zorbalık yapmak hem de kurban olmak da mümkündür. Özellikle evde şiddet gören çocuklar, arkadaşlarına da bu şiddeti yansıtarak evde mağdur okulda zorba olabilirler.
Zorbalığın çeşitleri vardır. Vurma, çelme takma gibi davranışlar fiziksel zorbalık; laf atma, lakap takma davranışları sözel zorbalık; tehdit etme, korkutma, dışlama, manipüle etme, duygusal olarak taciz etme gibi davranışlar duygusal zorbalık ve dijital ortamda olumsuz içerikler gönderme, tehditler gibi siber zorbalık örnekleri bulunmaktadır.
Zorbalık neden yapılır?
Sağlıklı başa çıkma yöntemleri bilinmediği için, daha güçlü hissetmek istenildiğinden ve heyecan arayışından kaynaklandığı söylenebilir.
Peki nasıl kurban oluruz?
Kurbanlar genellikle sesini çıkarmayan, uyumlu, alttan alan, yalnız kişilerden seçilmektedir.
Seyirciler ise zorbalığı durdurmak veya devam ettirmek konusunda önemlidirler. Zorbalığa seyirci olanlar kendileri de zorbalığa uğramamak için veya zorbanın tarafında olup güçlü görünmek için zorbalığa susabilirler.
Aileler çocuklarını zorbalıktan korumak için, o sana ne yapıyorsa sen de ona onu yap, kendini ezdirme gibi tavsiyelerde bulunabilirler. Çocukları zorbalığa uğramamak için zorbaca davranışlara yöneltmek kalıcı çözüm sunmamakta işleri daha karmaşıklaştırabilmektedir. Başka en bilindik çözüm ise “etkilendiğini belli etme sakın, tepkisiz kal.” gibi tavsiyelerdir. Tepkisiz kalmak bazen işe yarasa da zorbalığa uğramayı giderek arttırabilir çünkü nasıl olsa bir şey olmuyor şeklinde düşünülüp kurbanın sınırları daha çok zorlanabilir.
Akran zorbalığıyla baş etmek için ne yapmalıyız?
Tek bir yolu maalesef ki bulunmuyor. Diyelim ki ormandayız ve karşımıza saldırgan bir hayvan çıktı. Böyle bir durumda bazen ses çıkarmak bazen kaçmak bazen ölü taklidi yapmak bazen de saklanmak gibi yöntemler etkili olacaktır. O an nasıl davranacağımızı kestirmek zor olsa da değişmeyen ve en güvenli olan yöntem yardım istemektir.
Kendini ifade eden, sosyal becerileri gelişmiş, diğerlerinin duygularını anlayabilen ve yardım isteyebilen bireyler olumsuz davranışlarla daha kolay baş edebilirler.

Share
805 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şiddet Her Yanımızı Sarmış

    22 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Şiddet Her Yanımızı Sarmış Olaylarında kullanılan silahların ne kadar kolay ele geçirildiğini, ne kadar çok kişide silah bulunduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay elde edilen silah sadece gösteriş için kullanılmayacak, zaman zaman bu şekilde üzücü olayların olmasına da aracılık edecektir. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okullardaki şiddetin en üst hali diyebileceğimiz olaylar hemen herkesi derinden etkiledi. Konuyla ilgili olarak birçok uzman görüşü alındı. Bildiğiniz gibi Vezirköprü'de dahil olmak üzere okullarda...
  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...