logo

Bedensel Okuryazarlık


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Okuryazar olmak okuma ve yazma anlamının ötesinde bir konuyla ilgili farkındalık kazanmak anlamında kullanılır. Çeşitli alanların okuryazarlığı olabilir. Örneğin sosyal medya okuryazarlığı, finansal okuryazarlık gibi. Bu yazıda “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” sözünü referans alarak psikolojinin de beyindeki bilişsel duyuşsal ve duygusal faktörlerle ilgilenmesinden yola çıkarak bedensel okuryazarlığı konuşacağız.
Beden neye ihtiyaç duyduğuna dair sinyalleri sürekli olarak beyne gönderir. Acıkmak, susamak, açık hava ihtiyacı, birileriyle konuşmak, uyumak gibi. Tüm bunları yaparken beden bir döngüdedir. Bu ihtiyaçlar sürekli yenilenir, böylece döngüyle beraber denge de sağlanmış olur. Hepimizin bedensel ihtiyaçları aynı olmakla birlikte insanlar bir robot olmadığından herkesteki denge durumu farklılık gösterir. İnsan yaşamında bir başkasına ihtiyaç duyduğundan aslında başkalarıyla uyumlanırız. Bu uyumlanma kendi isteklerimizle diğerinin istekleri arasında ortak noktada buluşmayı önemli kılar. Böylece bazen sadece isteklerimizi değil ihtiyaçlarımızı da ertelemek zorunda kalırız. Örneğin misafirlikte ev sahibine göre uyumlanırız. Derste veya bir işte ihtiyacımızın karşılanması için beklemememiz gereken bir süre vardır. Böyle durumlarda ertelemek aslında bir yandan da kurtarıcıdır. Bedenimize yönelik bu ertelemeleri fark ederek ya da etmeyerek oldukça fazla yaparız. İşimizde belki saatlerce ayakta durmamız gerekir, belki saatlerce oturmamız gerekir ve o gün içerisinde vücudun ihtiyaç duyduğu denge sağlanamayarak gün bitebilir. Böylece bedensel dengemiz bozulmaya başlar.
Bedensel okuryazarlık bedenin hareket ihtiyacını karşılamak, şu anda bedenin ne söylediğine dikkat vermek, sağlıklı düşünme ve alan açmak, ve bedenimizden öncelikle o bedenin sahibinin sorumlu olduğu motivasyonuna sahip olmakla ilişkilidir.
Bedensel okuryazarlığın psikolojik destekle ilişkisini görebileceğimiz en bilindik durum öfkeli bir insanı sakinleştirmek için nefes egzersizinin kullanılmasıdır. Depresif hisseden ve yataktan çıkmakta zorlanan birisi için yapabileceği en küçük harekete geçirici ne diye sorarız. Beden taramaları, güvenli alan çalışmaları gibi etkinlikler seansların bir parçasıdır.
Bedensel okuryazarlığın 5 yaş itibariyle başlaması gerektiğini söyleyen, ergenlik dönemiyle birlikte de daha iyi anlaşılacağı düşünülen yayınlar olsa da, çocuğun anneden bağımsız davranışlar göstermeye başladığı anlardan itibaren bedensel okuryazarlığının başladığına inanıyorum. Bu inancım çocuğun bedenini koruyucu şekilde davranmasından geliyor. Bedensel okuryazarlığın ailede başlayıp okulda devam etmesi önemlidir, sadece okul ya da sadece aile yetersiz kalacaktır. Yine son dönemlerde daha çok yaşanan istismar vakaları da cinsel farkındalığın (Kız-erkek olmak, mahremiyet eğitimi, üreme gibi) arkadaş ortamında konuşularak öğrenilen bir durum olmanın ötesine taşınmasını gerektirmektedir. Hatta yetişkinlerin de yaş döneminin getirdiği özelliklerin sadece bedensel değil psikolojik getirilerini de anlamaları önemlidir.(örneğin yaşlılık dönemi, tüm hayatı sorgulamayı, umutsuzluğu ve ölümü daha çok düşünmeyi beraberinde getirir.)
Bedensel okuryazarlık belli bir dönemi kapsayan bir süreç değil hayatımız boyunca kullanabileceğimiz bilgileri içerir. Bedensel okuryazar olmak bedenimizin yapabileceklerini ilaçtan beklememeyi, daha iyi hissetmek için sigara, alkol, abur cubur alımının gerekli olmayacağını vaat ediyor. Böylece psikolojik destek, sağlık sorunu çözmenin ötesine taşınıp, insanın hayatını anlamladırması, sağlıklı seçimler yapması kendini gerçekleştirme çabası olarak sürdürülebilsin. Sağlıklı günler dilerim.

Share
501 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ne dileyelim?

    28 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü son zamanlarda önemli gelişmeleri arka arkaya yaşıyor. Bunlardan birisi de Başkan Çil'in açıkladığı Enerji Yatırımında alınan pay. Ancak Vezirköprü'de uzun zaman konuşulmadan yapılan işler olmuyor. Önümüzdeki dönemde bu sürenin kısalmasını dileyelim. Vezirköprü'de son dönemde ciddi çalışmalar ve dönüşümler olacağına ilişkin haberler okuyor, dinliyoruz. Gazetemizin yeni yaşı nedeniyle ziyaretimize gelen çok sayıda Vezirköprü sevdalısıyla da ilçenin sorunlarını ve beklentilerini görüşme fırsatı yakalıyoruz. Aslında İlçede bir kamu...
  • Zorbalık

    24 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Hayatınızda "Ben demin ne yaşadım" anlarınız olmuştur. Bazen başka birinin yaptıkları yapmadıkları veya söyledikleri bizi şaşırtabilir, üzebilir öfkelendirebilir. Bir iki kere olması çok sorun değildir ama birisi size rahatsız edici duyguları çokça hissettiriyorsa dikkat edin zorbalığa uğruyor olabilirsiniz. Bir durumun zorbalık olması için illaki fiziksel bir şiddet içermesine gerek yoktur. Bazen görmezden gelme, sıkça eleştirme, göz devirme gibi davranışlar bile zorbalık olarak adlandırılabilir. Zorba kişilerin, zorbalık yapması için kışkırt...
  • 67 Yıl…

    21 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Vatandaş Gazetesi, yayın yolculuğu sırasında hiçbir yere sırtını dayamamış, tüm Türkiye'de olduğu gibi aslında yerel basının yaşaması için destek vermesi gereken yerlerin bile desteğini alamamış olmasına rağmen arkasında Vezirköprü halkının olduğunu bilerek yaşamını sürdürmeyi başarmış bu yaştaki az sayıdaki gazeteden birisidir aynı zamanda. Yıllar önce Ayhan Acar'ın söylediği “Vezirköprü dışındakiler için ilçelerini hatırlatan en önemli 3 şey katık böreği, çay ve VATANDAŞ GAZETESİ'dir.” sözü kulaklarımızda halen duruyor. Vatandaş dostlarında...
  • Tabela Konseyi

    07 Ocak 2026 Köşe Yazıları

    Aslında İlçede özellikle birçok değişikliğin yaşandığı günlerde insanların katılımcılığını artıracak ve hazırlayacakları raporlarla Belediye hizmetlerinde ön açıcı rol üstlenebilecek Kent Konseyi, kadük şekilde sessiz sedasız ve işlevsiz olarak Tabela Konseyi durumunda kaldı. Kent Konseyleri; kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden...