logo

Ekran Kullanımı Uykusuzluk ve Depresyon


Gülsüm Ceylan
gulsumcansiz1@hotmail.com

Akşam saatlerinde sürekli bilgisayar kullanan, telefonuyla meşgul olan veya televizyon seyreden kişilerin uyumakta zorluk çektiği artık net olarak biliniyor.
Tokyo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, beyindeki uyku merkezinin, bilgisayar veya televizyondan gelen ışığı “gündüz daha bitmedi” diye algıladığını, bu yüzden uyku sinyalleri göndermediğini göstermiş.
Son 5 yıl içinde, çocukların uyku problemlerinde görülen yüzde 26’lık artış, bilgisayar kullanımının artışına bağlanıyor. İşin kötüsü, gece 10-11’den sonra uyuyan çocukların biyolojik saatleri bozuluyor ve yetişkin olduklarında da uyku problemleri ve sürekli bir uyku yoksunluğu yaşıyorlar.
Amerika’da yapılan yeni bir araştırmaya göre de zamanlarının büyük bölümünü ekran başında geçiren gençlerde uykuya dalamama ve/veya az uyku problemi ortaya çıkıyor.
Bu tip uyku problemleri depresyon riskini artırıyor.

Ortalama yaşları 15 olan 2865 ergenin katıldığı bir araştırmada da gençlere uyku düzenleri ve duygu durumları ile ilgili sorular sorulmuş. Sorular uyku düzenlerini, uyku alışkanlıklarını, uykusuzluğun en önemli iki özelliği olan uykuya dalmakta güçlük ve aralıksız uyuyabilmeyi, ayrıca depresif şikayetleri içermiş.
Bununla beraber, günlük olarak ekran başında geçirilen (sosyal medya, internet, film, dizi, oyun vs.) süre sorulmuş.
Tüm bilgiler toplandığında, ekran karşısında geçirilen süre, uykusuzluk ve depresif şikayetler arasında bir bağlantı olduğu ortaya çıkmış.
Ek olarak, ekran başında harcanan zaman arttıkça uyku süresinin azaldığı, uykusuzluk ve depresif şikâyetlerin arttığı bulunmuş.
AZ UYKU, DERS NOTLARINI DÜŞÜRÜYOR
Uykusuzluğun birçok zararından söz edilirken, düzenli uykunun da faydaları saymakla bitmez, özellikle çocuklar ve gençler için…
Her şeyden önce, uyku beynin gıdası ve çocukların zekâ kapasitelerini artırıyor.
Birçok araştırma, daha fazla uyuyan çocukların IQ’sunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Diğer yandan, az uyku okul performansına zarar veriyor. Araştırmalar yüksek notların erken yatmak ve yeterli uyumak ile arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor.
Yeteri kadar uyuyan çocuklar duygularını ve davranışlarını daha kolay kontrol edebiliyor, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle daha az çatışma yaşıyor.
Bu ve benzeri araştırmalar bize gösteriyor ki anne-babalar çocuklarını ve gençleri ekran karşısında geçirecekleri zaman konusunda uyarmalı, eğitmeli ve gerekiyorsa müdahale etmeli.
ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLE OKUL DÖNEMİNDE UYKU DÜZENİNİ OLUŞTURMAK İÇİN :
Eğer çocuklarınızın uyku düzenini kontrol etmek ve onlara yardım etmek istiyorsanız, aşağıdaki tavsiyeleri okullar başlamadan önce uygulamaya başlayabilirsiniz.
1- Her gün aynı saatte yatmalı; böylece bedenin uyuma vaktine alışmış olur.
2- Sabahları aynı saatte kalkmalı ve öğleye kadar uyumaya alışmamalı.
3- Düzenli egzersiz yapmalı. Ama yatmadan hemen önce değil, en az 3 saat önce sporu bırakmalı.
4- Saat 4’ten sonra kafein içeren içecekler içmemeli.
5- Yatmadan hemen önce şiddet, korku, aksiyon içerikli filmler seyretmemeli, kitaplar okumamalı.
6- Işık, beynimize “uyanma vakti geldi” sinyallerini yollar ve uykuya dalmayı güçleştirir.
Bilgisayar, televizyon ve telefon gece karanlığında parlak ışık yaydığından, uyumadan en az 1 saat önce bu tip elektronik aletleri kapatmalı.
7- Uyuyabilmek için ortamın uygun olması sağlanmalı; oda karanlık, serin, sessiz olursa uykuya dalmak kolaylaşır.
8- Sınavlara çalışma, ödevler, projeleri son dakikaya bırakılmamalı. Son dakikaya bırakıldığında hem stres daha fazla olur hem de çalışma gecenin ilerleyen saatlerine sarkar.
9- Yatmaya yakın şekerli yiyecekler tüketmemeli.
10- Uyumayan arkadaşların etkisinde kalmamalı.

Share
39 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Okullardaki sıkıntılar: YURT ve İHALE

    06 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    Okulların açılmasıyla birlikte eğitimde yaşanan sıkıntılar yeniden gündeme geldi. Bunlardan bazıları ilk ve orta dereceli okullarda yaşanırken, bazıları da üniversite ve dengi okullarda yaşanıyor. Bu güne kadar Vezirköprü'de hiç duyulmayan YURT sorunu bu yıl ilçemizde de baş gösterdi. İlçemizdeki yurtların yetersizliği yıllardır sürse de, büyük kentlerdeki yurt sorununun medyada yer alması nedeniyle bu yıl ön plana çıktı. Belediyelerin yarışı haline dönen yurt sıkıntısına çözüm arayışında ilçemizde de hem Samsun Büyükşehir, hem de Vezirköprü B...
  • GEÇTİĞİMİZ HAFTALAR VE GÜNLERDE VEZİRKÖPRÜ’DE YAŞANANLAR

    06 Ekim 2021 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de geçtiğimiz aylar, haftalar ve günlerde nelerin yanlış nelerin doğru olduğunu sevgili Göktan Vatandaş Gazetesi'nde “Bana Göre” köşesinde “ÜZÜLDÜK” başlığı altında çok güzel özetlemiş. Gerek Göktan'ın bu makalesi, gerekse Vezirköprü Ziraat Odası'nın hazırlayarak siyasilere ve ilgili kurumlara sunduğu rapor hiçbir yoruma meydan vermeyecek kadar açık ve nettir. Bu çalışmasından dolayı Ziraat Odası Başkanı Sayın Arslan KAYA ve yönetimini bir kez daha kutlarım. Peki; Neler yanlış, neler doğru?… - İlçede köylülerin karşı...
  • ÜZÜLDÜK..

    29 Eylül 2021 Köşe Yazıları

    Vezirköprü belki de tarihinde ilk defa yaşanan bir olaya şahit oldu. Vezirköprü Belediye binası fiziki saldırıya uğradı. Olayların gelişimine bakıldığında hak edilmediği ortada olan bir gelişme ilçenin kara tarihine yazılan bir olay oldu. Şiddetin hiçbir türü, hiçbir koşulda kabul edilemez. Kim yaparsa yapsın, kime hangi sebeple yaparsa yapsın. Bu kadar büyük olayın sebebi olan Arazi Toplulaştırma işleminin, Vezirköprü Belediyesi ile bir ilgisi olmadığı ortadayken, hedefe konması garip olduğu kadar da son günlerin moda deyişiyle 'manidar!' Öyl...
  • BUGÜN GİT – YARIN GEL SORUNU ÇÖZERSEN BİTER

    29 Eylül 2021 Köşe Yazıları

    Geçmişte kurum amiri olan bir dostum vardı. O yıllarda teknoloji olmadığı için kamu kurumlarında işler pekte tıkır tıkır gitmezdi. O dönemlerde bir söz o kadar ünlü olmuştu ki, köyde-kentte herkesin ağzındaydı. “Bugün git, yarın gel.” İşte yazımda bahsettiğim kurum amir dostum yönetimindeki personele; “Bugün git, yarın gel” demeyin. “Şunu bilin ki, bugün çözemediğiniz sorun yarın gene size gelecek, çözemediğiniz işler yarın gene katlanarak size gelecek. Böylece çözülmeyen sorunların altında boğulursunuz” derdi. Evet; Bu dostumun tespiti çok do...