logo

Empatiye Neden İhtiyacımız var?


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Çünkü empati kurmak saldırganlığı azaltır. Gün geçmiyor ki haberlerde ölüm, yaralanma, zarar verme gibi davranışlar görmeyelim. Kendimizin ve diğerlerinin ruh halinden etkileniyoruz. Belki bazen birbirimizden zarar görüyoruz. Birbirimize karşı sorumluyuz. Bu yazıda empatiyi anlayalım, yararlarını konuşalım. Empatinin önündeki engelleri kaldıralım.
Empati bir başkasının nasıl hissettiğini anlamak anlamına gelir kısaca. Bunu sağlamak için kendimizi onun yerine koyarız. “Onun yaşadığını yaşasaydım ben de durumlar ne olurdu?” sorusunu sorarız. Kısaca olaylara kendi bakış açımızı bir kenara koyup diğerinin bakış açısıyla bakarız. Bu bakış açısı o kadar kıymetlidir ki.. Empati yapmak herkes için her zaman kolay değildir. Çünkü hepimizde daha kolaya kaçma, kendimizi öne sürme, hayatın yoğunluğu içinde daha çözüm odaklı olduğunu düşündüğümüz cevaplar verme eğiliminde oluruz. Birisi bize bir sorun anlattığında onu anlamaya çalışmak yerine tavsiye moduna geçebiliriz.
Bir kişinin empati yapabilmesi için -kısa bir süre- kendi dünyasını biraz beklemeye alıp veya kendi dünyasından sıyrılıp karşısındaki dünyaya geçebilmesi önemlidir. Bu yüzden çocuklar, belli bir yaşa gelene kadar, düşünsel olgunluğa ulaşmaları zaman aldığından empati kuramazlar. Yine de bir yaşındaki çocukların bile yanlarında ağlayan biri olduğunda onunla temas etmeye çalıştıkları görülmüştür. Empatide üç aşama vardır: Birincisi olayları karşımızdaki kişinin algıladığı gibi algılamak, ikincisi karşımızdaki kişinin hangi duygularda olduğunu anlamak, üçüncüsü ise konuşmamızla duruşumuzla doğru destekte bulunmaktır. Bu üç aşama iletişime dair soru sorma, dinleme, açıklama gibi temel becerileri içerir.
Empati neden önemlidir?
Empati kurabilen arkadaşlara ailelere sahip olmak, anlaşılmayı sağlar, işbirliğini ve uyumu kolaylaştırır. Bağlılığı güçlendirir. Kişilerin birbirleriyle çatışmasını azaltır. Böylece hem ilişkilerimiz köklü hale gelir hem de sağlıklı iletişim ortamında bulunmuş oluruz.
Empati becerisi yüksek çocukların; kişisel ve sosyal açıdan uyumlu olmaları, empati becerileri düşük çocuklara göre daha fazladır. Aileler çocuklarını lider ruhlu yetiştirmek isterken uyum sağlama becerilerini önemsemezlerse dışlanan, dediğim dedik olarak bilinen çocuklar yetiştirebilirler.
Empati kavramının yanında bir de sempati kavramı var ki bu kavramlar sıkça karıştırılır. Sempati karşımızdakinin ruh haline uygun tepkiler vermektir. Arkadaşımız üzüldüğünde üzülmek sempatidir. Arkadaşımız üzüldüğünde bunun nedenini anlayıp destek sunmak empatidir. Sempati, düğünde oynatır cenazede ağlatır. Empati iletişim bağını güçlendirir.
Kimler empati yapamazlar?
Sürekli olarak kendini haklı gören, kendi düşündüğünü en doğru olarak benimseyenler empati yapamazlar. Bunu yanında birini anlamanın ve o duyguda bulunmanın duygusal yükünü kaldıramayanlar da empati yapamazlar. Hayatımızdaki empatik kişilere sahip çıkalım. Anlaşılmadığımızı hissettiğimizde bunu fark edelim. En uzak mesafeler birbirimizi anlamayarak oluşur. Gerekirse psikolojik destek almayı düşünebilirsiniz.

Not: Yapılan çalışmalar empati becerisi düşük çocukların saldırganlık seviyesinin yüksek olduğunu göstermiştir.

Share
1030 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    01 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Spor Yapıyorum Ama Aynaya Baktığımda Hiçbir Şey Değişmiyor... AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN - Dyt.ayyucedoner@gmail.com Bir kaç gün önce spor salonunda iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum. Biri diğerine dönüp şöyle dedi: "Üç aydır geliyorum. Tartıda aynı kiloyum. Galiba benim vücudum kilo vermiyor." Aslında sorun çoğu zaman vücudumuz değil... Sorun, spordan mucize beklememiz. Bugün sosyal medyada öyle bir algı oluştu ki; sanki haftada birkaç gün spor salonuna gitmek, günün geri kalanında yaptığım...