logo

Hayatı Yeniden Anlamlandırmak


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com
Hayata bakışımızı oluşturan çocukluk deneyimlerimizden ya da çocukluk sonrası uzun süre maruz kaldığımız olumsuz durumlardan dolayı hayatın bu şekilde olduğuna dair bir düşünce geliştiririz.
Örneğin çocuklukta çoğu davranışı onaylanmamış sürekli eleştiri almış birisi zaten ben ne söylersem söyleyeyim dikkate alınmaz gibi bir yargı geliştirebilir. Davranışlarını buna göre oluşturur. Ya da anne baba tarafından terk edilmiş bir çocuk hayatına giren birilerinin onu terk edebileceğini düşünebilir. Bu kalıplar kişiler için zordur ve psikolojik sorunlara neden olabilirler.
Oluşturduğumuz şema ne ise onu destekleyen kanıtları bulmak bizi depresif, kaygılı veya öfkeli yapabilir.
Örneğin zayıf sınırları olan birisi, çocukluktan itibaren aşırı korunmuş ve sorumluluk verilmemiş olabilir. Bu kişinin sorumluluk almak ya da hayır demekle başı dertte olacaktır.
Oluşturduğumuz ya da yaşam koşullarında oluşan bu durumlara karşı üç tepki geliştiririz.
Birincisi hayata yüklediğimiz anlama teslim oluruz. Bizi zorlayan durumların içinde buluruz kendimizi.
Onaylanmamaya dair bir kalıp geliştirmişsek bizi onaylamayacak insanlar seçeriz böylece bize zor gelse bile haklıyızdır ve dünya böyle bir yerdir.
Var olan hayat bakışımız bizi zorladığında ise ikinci olarak kaçınmaya başvurabiliriz. Örneğin katı kurallarla yetişmiş bir çocuk kaçınma davranışı gösterdiğinde kuralsız durumlar, arkadaşlıklar ya da kendi kurallarını uyguladığı bir alan oluşturabilir.
Üçüncü şema eylemi ise telafi davranışlarıdır. Kişinin ihtiyaçları karşılanmamışsa kişi insanların ihtiyaçlarını karşılayarak içinde bulunduğu durumu bir nevi hafifletmeye çalışır. Ama bu iyi niyetle işleri daha da zorlaştırmak anlamına gelebilir kendimiz için.
Örneğin yalnız kalmış birisinin çevresindekileri sürekli duygusal anlamda desteklemesi aşırı yardımsever olması bir telafi davranışı olabilir. Bunda bir sorun görmeyebilirsiniz ama kişi sürekli kendisi ihtiyacını karşılamadan karşı taraflar için çaba harcadığında ve çabası görülmediği zaman isyan eder.
Üstelik karşıdaki bunu ondan talep etmediğini böyle davranmasa da işlerin yolunda olduğunu söylediğinde kişi için daha zordur.
Şemalarımız bir günde oluşmadığı için bu şemalardan özgürleşmek çok kolay değildir.
Özellikle artık bu şemaların hayatımızı sıkıştırdığını fark edip yeni bakış açıları kazanmayı istediğimizde dönüp dolaşıp birkaç şemaya toslamamız oldukça sık olur.
Bazen tek bir tane değil iki üç belki daha fazla şemaya aynı anda sahip olabiliriz. Ama bunları fark ettiğimizde ve başımıza gelenlerin bizden güçlü olmadığını anladığımızda, kendimizi güçlendirdiğimizde hayatı önceye göre değil şimdiye göre yaşamış oluruz.
Şemalarımızı fark etmemiz için bizi anlayan birilerin olması, kendimizle geliştirdiğimiz içsel diyalogun sağlıklı olması gerekir. Zaman zaman uzman desteği almakta da hiçbir sorun yoktur.

Share
1498 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    22 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Yaşananlar, İkisi iyi, biri kötü olur Yeşil alanın artması hem kenti güzelleştirecek hem de nefes aldıracaktır. Bu proje, belki de son yıllarda gördüğümüz en iyi kent projesi olabilir. Bir kentin yeşil alanları o kentin solumasına neden olan yerleridir. Geçtiğimiz haftanın en güzel haberlerinden biri Anıtlar Kurulu'nun anlaşılamayan izniyle Bedesten ve Çifte Hamam'ın görüntüsünü gaspeden trafonun yerinden alınmasıydı. Gerçekten toplumda herkesimin tepkisini alan bu uygulamaya el atan Vezirköprü Belediyesi büyük bir yanlıştan dönülmesini sa...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    15 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Sağlıklı Yaşamak İçin Mükemmeliyet Şart mı? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Diyeti bozdum. Artık yeniden pazartesi başlarım." Aslında tam da bu düşünce, sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü çoğumuz sağlıklı beslenmeyi kusursuz olmakla karıştırıyoruz. Oysa hayatın içinde hiçbir şey mükemmel olmadığı gibi beslenme de mükemmel olmak zorunda değil. Bir gün tatlı yemek, misafirlikte börek yemek ya da yoğunluktan dolayı spora gidememek bütün emeklerinizi silmez. Nasıl ki bir öğünde salata yemek sizi bir...
  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...