logo

KAYGIYI FARK ETMEK VE KAYGIDAN KURTULMAK


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Kaygı hayatımızda belirli zaman dilimlerinde var olan bir durum. Kendini; huzursuzluk, tahammülsüzlük, çabuk yorulma, odaklanma sorunları, gerginlik, ağrı ve uykusuzluk gibi belirtilerle gösterse de bu belirtiler tek başına kaygı var anlamına gelmemekte.
Kaygı yaşamımızda farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve hayatımızı zorlaştırabilir. Üstelik araştırmalar gelir düzeyi yüksek ülkelerde de kaygı düzeyinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Kaygı, korkuyla doğrudan ilişkili bir kavram. Korkunun temel işlevi insanların hayatta kalması için önlem almasına yardım etmek. Yaşanılan ve yaşanılması muhtemel durumlarda ortaya çıkar. Kaygı ise korku+belirsizliğin sonucunda var olur. Belirsizlik ise kontrol edemediğimiz, kestiremediğimiz yaşantı ve durumları bize gösterir.
Belirsizlik şu an ki dönemimizde yoğun bir şekilde hayatımızda yer edinmiş durumda. Sadece pandeminin getirdiği, hastalıklarla mücadele, çalışma hayatımızdaki değişiklikler ve işsizlik sorunlarıyla kalmıyor. Kontrol edemediğimiz şeyler arasında; teknolojik gelişmeler, yeni meslekler, çok yönlü birey olmamız gerekliliği, sosyal medya kullanımı gibi birçok faktör bulunmakta.
Kaygı aynı zamanda bulaşıcıdır. Kaygılı insanlarla bir arada olmak kaygınızı arttırabilir. Kaygıyı kontrol edemediğimizde bir anda panik seviyesine geçebilir. Kontrol edilemeyen kaygı mantığın devre dışı kaldığı, düşüncesizce davranışlara sebep olabilir.
Örneğin sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde marketlerin boşaltılması ve birkaç aylık yiyecek stoğu yapılması gibi.
Kaygı; sadece çevremizde olan biten olaylardan veya kaygılı insanlarla bir arada olmanın yanında, aynı zamanda genetik olarak da aktarılabiliyor. Sadece anneden çocuğa geçen bir aktarım olarak kalmamakta büyükannelerimizin büyükbabalarımızın dedelerimizin yaşadığı zor yaşantılar, günümüzdeki nispeten daha kolay durumlarda da kendini gösterebiliyor.
Yani kısaca bazı duygular bizim içimizde yaşıyor ama bizden kaynaklanmayabiliyor.
Peki, kaygıyı nasıl yönetebiliriz? Şu ana kadar çoğumuz kaygıyı bir şekilde misafir ettik ve belki hala etmekteyiz. Kaygıyı kontrol etmek için birtakım alışkanlıklar geliştirdik ya da hiç kaygımız yokmuş gibi davrandık. Bedenimizde bize rahatsızlık veren bir his varsa; bunun ne olduğuyla ilgili bilgi sahibi olmak bizi kısır döngüye girmekten koruyabilir.
Örneğin tamamlamam gereken bir iş var ve bununla ilgili kaygılıyım, bundan kurtulmak için başka şeyler yapıyorum. Kısa bir zamanda olsa bu duygudan kurtuluyorum ama tamamlamam gereken iş biraz zaman geçmiş ve biraz daha birikmiş şekilde karşımda. Kaygınızın neyle ilintili olduğunu sormak, minimum düzeyde harekete geçmek; yaşantınızda kaygı gibi olumsuz duygularla başa çıkabilmenize yardımcı olur.
Kaygıdan kurtulmak için yapmamız gereken ilk iş kaygıyı fark etmek. Bize zor gelen ve sıkıntı oluşturan bu durumdan kurtulmak için kendimizi ödüllendirmek ve hoşumuza giden aktiviteler yapıp o anki duygu durumunu hafifletmek sonrasında kaygıyla tekrar yüzleşmemize neden oluyor. Üstelik kendimizi ödüllendirdiğimiz davranışlar hayatımıza yeni alışkanlıklar olarak da eklenebiliyor.
Buna en güzel örnek olarak “daha iyi hissetmek için alışveriş yapmak” verilebilir. Kaygını fark et, neden olduğunu, hangi zamanlarda ortaya çıktığını bul, yapman gereken en küçük adımdan başla. Gerekirse bu konuda psikolojik destek almaktan çekinmemek de önemli elbette. Duyguların kontrol edilebildiği, kontrol edemediğimiz durumların varlığını kabul edebildiğimiz daha iyi bir yaşam mümkün.

Share
1881 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Zayıflama İğneleri: Gerçekten Mucize mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Son yıllarda sosyal medyada, televizyon programlarında ve günlük sohbetlerde en çok konuşulan sağlık konularından biri hiç şüphesiz zayıflama iğneleri oldu. Kimi bu ilaçları "mucize çözüm" olarak görürken, kimi ise yan etkilerinden çekinerek kullanmaktan uzak duruyor. Peki gerçekler ne söylüyor? Zayıflama iğneleri gerçekten sihirli bir değnek mi, yoksa doğru kişide etkili olan bilimsel bir tedavi yöntemi mi? Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta...
  • EĞİTİM-ÖĞRETİM gerekli önemi görmüyor mu?

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları

    EĞİTİM-ÖĞRETİM gerekli önemi görmüyor mu? Samsun genelindeki başarılı okullar arasında üstelik bu öğrenci sayısına rağmen başarılı okul görmediğimizi merkezin dışında özellikle Bafra ve Çarşamba'nın okullarının sıralamada ilk 20'de olduğunu görmek Vezirköprü'deki eğitimcileri ve idarecileri en az bizim kadar üzüyor ve ilgilendiriyor olmalı. Geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nin manşet haberi sadece gözden kaçırılmayacak kadar değil, atlanmaması hatta üzerinde çalışılması gereken bir haber olarak çıktı karşımıza. Ali Sezgin'in haberine göre;...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    20 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Tatilde Kilo Almak Kader Mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Tatil dönüşlerinde sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Hocam, bütün emeklerim boşa gitti. Bir haftada üç kilo aldım!” Aslında çoğu zaman durum göründüğü kadar kötü değildir. Tatilde alınan kiloların önemli bir kısmı yağ değil; fazla tuzlu yemekler, düzensiz öğünler, yetersiz su tüketimi ve uzun yolculuklar nedeniyle oluşan ödemdir. Ancak bu durum, tatilde beslenmeye hiç dikkat etmemiz gerekmediği anlamına da gelmez. Peki, neden tat...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    13 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN (Dyt.ayyucedoner@gmail.com) Gece Acıkmaları Neden Olur? Saat gece 11... Ev sessiz, işler bitmiş, televizyon karşısında dinleniyorsunuz. Aslında akşam yemeğinizi de yediniz. Hatta belki yemekten sonra bir meyve bile tükettiniz. Ama bir süre sonra aklınıza mutfaktaki kurabiyeler, çikolata ya da ekmek arası bir şeyler gelmeye başlıyor. Peki, gerçekten aç mısınız? Yoksa vücudunuz size başka bir şey mi anlatmaya çalışıyor? Danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu: "Gündüz çok güzel g...