logo

escort istanbul

istanbul escort

Kenevirde rakip Havza olmaz..


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

Kenevir ya da halk arasında söylenen şekliyle kendir üzerinden konuşulan çok olsa da, bu güne kadar Vezirköprü’de somut bir gelişme olduğunu söylemek zor.
Komşu ilçemiz Havza’nın keneviri elimizden alacağı da söylenip duruyor.
Şahsen Havza’nın, kenevirin özellikle üretiminde Vezirköprü’nün önüne geçilebileceğini sanmıyorum. Bu konuda araştırmalarda, araştırmacılarda aynı yerdeler.
“Kenevir iklimi ve doğası nedeniyle en verimli, en kaliteli Vezirköprü’de özellikle de Narlısaray civarında yetişir.” Diyorlar.
Özellikle Narlı ve Vezir isimleriyle tescillenmeye çalışılan Kenevir tohumları hem eski tohumlar olmaları nedeniyle kıymetli, hem de en iyi bölgemizde yetiştiği için Vezirköprü adına kıymetli.
Hal böyle olunca Kenevir ağırlıklı olarak Vezirköprü’de ekilecek belki de tarımsal olarak en ciddi girdilerden biri haline gelecektir.
Kenevir nakliyesi toplandığı gibi taşımaya kalkıldığında maliyeti yüksek olan bir ürün.
Böyle olması da Vezirköprü adına ikinci şans.
Çünkü nakliyesinin maliyeti Vezirköprü’de sanayileşme şansını ekonomik olarak artırıyor. Başka bir yere taşıyarak işlemek yerine Vezirköprü’de sanayisini kurarak en fazla ve en kaliteli üretimin yapıldığı yerde ekonomik olarak sanayi ürünü geliştirmek mantıklı olacaktır.
Eğer bir sanayi gelişirse Vezirköprü’nün tamamı kenevir ekse bile yetmeyeceği de ortada.

Bu sebeple Havza’nın sadece Organize Sanayisi’nin olması, burada kenevir sanayisinin gelişeceği anlamını taşımıyor.
Bence Vezirköprü’nün asıl rakibi civardaki diğer ilçeler değil, Kastamonu’dur.
Daha önce de yazdığım gibi, Kastamonu özellikle festivallerinde yaptıkları tanıtımlarla ve kenevir üzerine yaptıkları çalışmalarla Türkiye kamuoyuna kenevir üzerinde iddialarını anlatan bir İl oldu.
Üstelik daha önceleri (Vezirköprü’de kendir pazarı kurulduğu zamanlarda da) alınan kenevirler Kastamonu’ya (Taşköprü’ye) giderdi.
Yani Kastamonu kenevir konusunda, kenevirin sanayide işlenmesi konusunda da bir birikime sahip.
Vezirköprü şimdilik elinde olan üretim kozunu iyi oynamalı.
Üretim kozunun artarak devam edilebilmesi için yine sanayinin gelişmesi gerek. Bu sayede üretici ürününü satabileceği Pazar bulabilir.
Ancak bahsettiğimiz nakliye maliyeti, kenevirin toplanmasından sonra ilk işlemin yapılarak lifinin soyulması olursa düşüyor. Yani Vezirköprü’de basit bir çırçır sanayisi kurularak bu maliyet oldukça düşürülebilir.
Vezirköprü ilçe olarak bir an önce bir alan oluşturup, burada kenevir sanayi gelişmesi için çalışmalıdır. Milletvekilliği seçiminden önce Fuat Köktaş’ın bahsettiği ürün bazında teşvik bir an önce yasalaşarak, Vezirköprü’de kurulacak sanayi tesisi/tesislerinin önü açılmalıdır. Bu konuda “kenevirin başkenti Vezirköprü olacak!” diyen Erdoğan’a bile hatırlatma yapmanın bir yolu bulunmalı.
Bunları yapamazsak Vezirköprü olarak yine akan suları seyretmekten başka iş yapmış olmayız.

Share
28 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yüzde 78..

    30 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Geçtiğimiz hafta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Vezirköprü'deki 7. Olağan İlçe Kongresi yapıldı. Demokratik teamüllere uygun olarak Genel Merkez tarafından belirlenecek isim 'ilçe başkanı kim olacak?' sorusunun cevabı beklendi ve Mehmet Kurt yeniden başkan seçildi(!) Başarılar dilerim. Vatandaş Gazetesi'nden takip ettiğim kadarıyla kongredeki konuşmacıların hemen hepsi, Vezirköprü'nün son seçimlerdeki iktidar partisine verdiği %78'lik oy oranı üzerine konuşmalarını yapmış. Bu doğal olarak bir siyasi parti için önemli ve övünülmesi gereken bir ...
  • AKIL VE BİLİM

    30 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; “Ben size aklı ve bilimi bırakıyorum” demiştir. Bilindiği gibi müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim' de birçok ayette akla vurgu yapar. Atatürk'ün fikirlerini savunan ya da savunduğunu sanan bazı aydınlar akıl ve bilime de uygun olarak “Ben size dogmaları değil aklı ve bilimi bırakıyorum” diye Atatürk'e haksızlık ediyorlar. Mesela; Atatürk'ün Egemenlikle ilgili yaptığı devrimleri anlatırken “Atatürk Egemenliği gökten yere indirdi” deyimini kullanıyorlar. Bu deyim bana göre büyük bir yanlıştır ve Atatürk karşıt...
  • RUHSAL OLARAK DENGEDE OLABİLMEK

    30 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Zor günler sıkıntılar, felaketler insanoğlunun var olduğu günden beri vardı, bundan sonra da hep olacak. Hayatımızdan doğal felaketleri ve stresi, olumsuz anıları tamamen çıkaramayız. Bir şeyler olur ve olmaya da devam eder. Günlük hayatta her birimizin yaşadığı, uğruna zorluk çektiği meseleler ve bu meseleleri karşılama şeklimiz de dönemsel olarak farklıdır. Bazı insanların yaşadıkları zorlukları daha iyi karşılayabildiklerini, zorluklarla daha rahat yüzleşebildiklerini, bizim dert ettiğimiz şeyleri onların dert etmediğini görüp şaşırırı...
  • En çok hangisini bekledik?

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de en fazla beklenen yatırım hangisi oldu? Aslında bu soruyu, bizim talep etmeye başladığımız mı yoksa yapılacak dendikten sonra mı diye ikiye bölebiliriz. Sulama diyenler olabilir. Barajların Ali Eser'in (ki kendisi 1987-1991 yıllarında milletvekili seçilmişti) çalışmalarıyla başladığını biliyoruz. Köprübaşı ve Duruçay Barajlarının tamamlanmasının üzerinden yıllar geçti. Sulama kısmının tamamlanması ancak önümüzdeki yılda tamamlanacak. Nereden baksanız 30 yıl diyebiliriz. Hastane diyenler olabilir. Ancak yeni hastanenin dillenmeye...