logo

Peygamber’imizin Ayı Olan Şaban Ayı


Hüseyin Şengün
huseyinsengun55@hotmail.com

Saygıdeğer Vatandaş Okuyucuları;

Bu aya “Şaban” adının verilmesi, kendisinden birçok iyiliklerin doğması yüzündendir.
“Şaban” kelime olarak “patika” manasına gelen ve “faydalı bir yol” demek olan “şi’b” mastarından türemiştir.

Peygamber’imiz (S.A.S) buyuruyor ki: ”Şaban ayı girince, nefsinizi temizleyin ve bu ay boyunca niyetlerinizi iyi ediniz.”
Hz.Ayşe (R.Anha) buyurur ki: “Peygamber’imiz bize “hiç bozmayacak” dedirtecek kadar oruç tutar ve “artık oruç tutmaz” dedirtecek kadar yerdi.
En çok Şaban ayı içinde oruç tutardı. Usame İbni Zeyd (R.A) buyurur ki: ”Peygamberl imize “Ya Rasulallah, seni Şaban ayı kadar hiçbir ayda oruçlu görmüyorum” dedim. Bana şöyle cevap buyurdu; ”Şaban, Receb ayı ile Ramazan ayı arasında ihmal edilen bir aydır.
Bu ay; içinde amellerin Allah katına çıkarıldığı bir aydır. Bende amelim Allah katına çıkarken, oruçlu olmak istiyorum.” Söylendiğine göre, yeryüzünde Müslümanların nasıl iki bayramı varsa meleklerinde iki bayram gecesi vardır. Meleklerin bayram geceleri, Şaban Ayı’nın onbeşinci gecesine rastlayan “Berat” gecesi ile “Kadir” gecesidir.
Mü’minlerin bayramları ise Ramazan bayramı ile Kurban bayramıdır. Bu yüzden Şaban ayının onbeşinci gecesine “Melekler Bayramı” adı verilmiştir.
Sübki (R.A) Tefsir kitabında buyurdu ki; “Şaban ayının on beşinci gecesi (Berat gecesi) bir yılın günahlarını, Cuma Gecesi bir haftanın günahlarını, Kadir Gecesi de bütün ömrün günahlarını giderir.”
Yani bu geceleri ibadet ile geçirmek, günahların giderilmesine sebeb olur. Bu yüzden Berat Gecesi’nin bir adı da “Keffaret Gecesi” dir.
Peygamber’imizin “iki bayram gecesi ile Şaban ayının onbeşinci gecesini ibadetle geçirenlerin kalbleri, diğer kalblerin öldüğü gün ölmez.” şeklindeki hadisine dayanarak bu gecenin bir başka adı da “Hayat Gecesidir.”
Ayrıca Peygamber’imizin Şaban’ın onüçüncü gecesi yaptığı dua üzerine Ulu Allah’ın kendisine ümmetinin üçte biri üzerinde şefaat yetkisi verdiğini, ondördüncü gecesi yaptığı dua üzerine kendisine ümmetinin üçte ikisi üzerinde şefaat yetkisi verdiğini ve onbeşinci gecesi dua etmesi üzerine ısrarla Allah’ın emrinden kaçanlar dışında kalan bütün ümmeti üzerine şefaat yetkisi verildiğini bildiren bir rivayete dayanarak Şabanın onbeşinci gecesine “Şefaat Gecesi” adı verilmiştir.
Yine Peygamber’imizin “Ulu Allah Şaban ayının onbeşinci gecesi kullara nazar eder ve Allah’a ortak koşanlar ile bozguncular dışında kalan bütün herkesi affeder.” şeklindeki bir hadisine göre de bu gece “Mağfiret Gecesi” adını almıştır.
Sahabilerden Hz. Enes İbni Malik (R.A) buyurur ki: “Peygamber’imiz birgün beni bir iş için Hz.Ayşe’nin evine gönderdi. Eve varınca Ayşe’ye “çabuk ol, çünkü ben, Peygamber’imizin yanından, etrafındakilere Şaban ayının on beşinci gecesini anlatırken ayrıldım.”dedim.
Bunun üzerine Hz. Ayşe (R.Anha) bana buyurdu ki: “Ya Enes (R.A) otur da sana Şaban ayının on beşinci gecesi hakkında bir hadise anlatayım. O gece sıra bende idi.
Peygamber eve geldi, yanımda yatağa girdi. Fakat geceleyin uyanınca onu yanımda bulamadım. İçimden “Her halde Kibdi Cariyesinin evine gitti” dedim. Evden Mescid’e vardım, karanlıkta ayağım O’na takıldı.
O şöyle diyordu: Sana cismim ve duygularımın kemali secde etti. Kalbim sana inandı. İşte elim. Ey Ulu Allah, onunla işlediğim bütün kusurlara gelince, her uludan istenir, sen de büyük günahlarımı bağışla. Yüzüm yaratıcısına, biçimlendirenine ve üzerine göz ve kulak açsana secde etti.”
Yüce Allah’ım Şaban ayında yapacağımız ibadetlerimizi kabul ve makbul eylesin…

Share
2648 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    04 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Ruhumuzun Anahtarı Bağırsaklarımızda mı? Geçenlerde danışanlarımdan biri bana şöyle dedi: "Hocam, bağırsaklarımdaki şişkinlik geçti ama en çok şaşırdığım şey kendimi daha mutlu hissetmem oldu." İlk duyduğunuzda kulağa ilginç gelebilir. Şişkinlik azalınca insanın keyfi yerine gelir diye düşünebilirsiniz. Ama konu aslında bundan çok daha derin. Yıllarca bağırsaklarımızı sadece yemekleri sindiren bir organ olarak gördük. Karnımız ağrıyınca, kabız olunca ya da mide s...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Zayıflama İğneleri: Gerçekten Mucize mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Son yıllarda sosyal medyada, televizyon programlarında ve günlük sohbetlerde en çok konuşulan sağlık konularından biri hiç şüphesiz zayıflama iğneleri oldu. Kimi bu ilaçları "mucize çözüm" olarak görürken, kimi ise yan etkilerinden çekinerek kullanmaktan uzak duruyor. Peki gerçekler ne söylüyor? Zayıflama iğneleri gerçekten sihirli bir değnek mi, yoksa doğru kişide etkili olan bilimsel bir tedavi yöntemi mi? Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta...
  • EĞİTİM-ÖĞRETİM gerekli önemi görmüyor mu?

    27 Haziran 2026 Köşe Yazıları

    EĞİTİM-ÖĞRETİM gerekli önemi görmüyor mu? Samsun genelindeki başarılı okullar arasında üstelik bu öğrenci sayısına rağmen başarılı okul görmediğimizi merkezin dışında özellikle Bafra ve Çarşamba'nın okullarının sıralamada ilk 20'de olduğunu görmek Vezirköprü'deki eğitimcileri ve idarecileri en az bizim kadar üzüyor ve ilgilendiriyor olmalı. Geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nin manşet haberi sadece gözden kaçırılmayacak kadar değil, atlanmaması hatta üzerinde çalışılması gereken bir haber olarak çıktı karşımıza. Ali Sezgin'in haberine göre;...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    20 Haziran 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Tatilde Kilo Almak Kader Mi? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Tatil dönüşlerinde sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Hocam, bütün emeklerim boşa gitti. Bir haftada üç kilo aldım!” Aslında çoğu zaman durum göründüğü kadar kötü değildir. Tatilde alınan kiloların önemli bir kısmı yağ değil; fazla tuzlu yemekler, düzensiz öğünler, yetersiz su tüketimi ve uzun yolculuklar nedeniyle oluşan ödemdir. Ancak bu durum, tatilde beslenmeye hiç dikkat etmemiz gerekmediği anlamına da gelmez. Peki, neden tat...