logo

Şiddet Olayları Hakkında


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Birine kasıtlı olarak zarar vermek, fiziksel ya da duygusal olarak acı çektirmek şiddet olarak tanımlanır. Şiddet gösteren kişi, çözüm olarak karşısındakine zarar verme, sindirme amacı güder. Şiddete maruz kalan ise güçsüzleştirilir, kısıtlanır, hayata karşı güvensiz hale getirilir. Şiddeti uygulayan kişi yani zorba, güç gösteriminde bulunmuşsa da kazanan değildir çünkü bir tehdit unsuru haline gelir. Aynı zamanda yakınındaki kimse de güven de değildir. Çünkü her an ondan gelen bir şiddetle karşılaşılabilir. Üstelik bu durum sadece o kişiyi ve yakınlarını ilgilendirmez toplumdaki diğerlerinin de daha dikkatli olmasına yol açar.
Nasıl ki duygularını ifade etmekte zorlanan çocuklar ağlama, vurma, hırçınlaşma, oyun kuramama davranışları gösterirlerse şiddete başvuran kişiler de duygu düzenlemesini sağlamakta, kendini nasıl sakinleştireceğini bilmekte zorluk yaşarlar. Üstelik bazıları bununla övünür. “Ben öfkeli bir adamım.” ya da “Haksızlığa uğradığımda gözüm hiçbir şeyi görmez” gibi ifadeler övünecek söylemler değildir. Kişi önce kendine sonrasında diğerlerine zarar veriyordur.
Şiddetin birçok boyutu var (ekonomik, cinsel, fiziksel, duygusal) ve toplumda kadınlar bu boyutların çoğuna erkeklerden daha çok maruz kalıyorlar. Aslında başlığı kadına yönelik şiddet olarak atmayı düşündüm ama bu kadınların sorunu değil. Kadını, şiddete layık gören ülkelerin gelişmişlik seviyesi ortadadır bu yüzden de kadına yönelik şiddet sadece kadınların değil tüm toplumun sorunudur.
Kadına yönelik şiddetin kökeni, erkeğin kadın üzerinde güç gösteriminde bulunmaya çalışması, erkeğin kendini kadından daha üstün görmesiyle ilgilidir. “Kadın erkek eşittir” konusuna da girmeden, hiçbir insan bir diğerinden daha değerli daha hak sahibi değildir. Kaldı ki kadın ve erkek birbirinden farklı cinsiyet özelliklerine sahiptir.
Kadına yönelik şiddetin sebeplerine bakıldığında ise; düşük eğitim düzeyi, çocuklukta kötü muameleye tanık olma, anti sosyal kişilik bozukluğu, alkol ve zararlı madde kullanımı, şiddete ve erkeği yücelten toplumsal tutumlara sahip olma görülmüştür. (Dünya Sağlık Örgütü)
Şiddetle mücadelede, şiddeti önlemek, mağduru korumak, faili cezalandırmak ve destek politikaları yürütmek olarak dört temel süreç vardır. Önleyici çalışmalar yapmak gerçekten önemli ve koruyucudur.
Ruh sağlığı çalışmaları önleyici çalışmalar arasında yer alır. Psikolojik destek ihtiyacı olan biri için dikkatli davranmazsak, düzeleceğini(!) düşünüp ertelersek, kendimizi bir uzmana götürmeden hocaya okutturmaya götürürsek, kişisel gelişimimize önem vermezsek, insan olarak değerimizin ve haklarımızın farkında olmazsak işimiz gerçekten zor. Sadece kadınlar için değil.
Bu nedenle psikolojik destek almayı normalleştirmemiz gerekir.
Bir kadın olarak, kendi bulunduğum toplumda güvende değilsem bir çocuğun veya yaşlının da hatta erkeklerin de güvende olduğunu düşünmüyorum. Şiddetin kazananı yoktur.

Share
757 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    23 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Kurban Bayramı ve Düzensiz Beslenme Kurban Bayramı; kalabalık sofraların, uzun sohbetlerin ve paylaşmanın en güzel yaşandığı zamanlardan biri… Ama işin bir de sağlık tarafı var ki, özellikle bu dönemde biraz daha özen istiyor.Bayram boyunca en sık karşılaştığımız durumlardan biri; kontrolsüz et tüketimi ve düzensiz beslenme. “Nasıl olsa bayram” diyerek öğün düzeninin bozulması, ağır pişirme yöntemleri ve hareketsizlik sindirim problemlerinden tansiyon yükselmelerine kadar birçok sorunu beraberinde getirebiliyor. Özel...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    09 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    Yalnızlığa İtilen Öğretmenler Vezirköprü'de ki öğretmenler gerçekten yalnızlığa itilmişlerdir. Her biri ya evlerinde yada uygunsuz ortamlarda zaman geçirmeye mahkum bırakılmışlardır. Birbirlerinin cenazesinden ve düğününden haberleri olmamaktadır. Çünkü birbirlerini göremedikleri için selamlaşma, hal hatır sorma birbirlerinin deneyimlerinden faydalanma hatta ve hatta sosyalleşme imkânı dahi bulamamaktadırlar. Yukarıda belirttiğim gibi öğretmenlerin sorunlarının başında yer alan Öğretmenevi denilen yer, Vezirköprü'nün merkezine en az 4 kilome...
  • BANA GÖRE

    06 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    Köprüleri yıkmayın!.. Vezirköprü'de çok ender görebilme fırsatı bulduğumuz Samsun Valisi'nin habersizce ilçemize gelip ayrılmasını da yadırgadığımızı belirtmek isterim. Vezirköprü'ye sürekli “çalışıyoruz” cevabının verilmesi bilin ki artık kamuoyuna yetmiyor. Gazetecilik mesleğinin duayenlerinin dile getirdiği gibi 'merak' ve 'şüphe' bu işin olmazsa olmazlarındandır. Gazeteciler halk adına merak eder ve yapılan açıklamaları da şüphe ile karşılarlar. Bunun yapılmadığı zamanlarda gazetecilik faaliyeti başka bir anlama bürünür. Aynı zamanda g...
  • Şiddet Her Yanımızı Sarmış

    22 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Şiddet Her Yanımızı Sarmış Olaylarında kullanılan silahların ne kadar kolay ele geçirildiğini, ne kadar çok kişide silah bulunduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay elde edilen silah sadece gösteriş için kullanılmayacak, zaman zaman bu şekilde üzücü olayların olmasına da aracılık edecektir. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okullardaki şiddetin en üst hali diyebileceğimiz olaylar hemen herkesi derinden etkiledi. Konuyla ilgili olarak birçok uzman görüşü alındı. Bildiğiniz gibi Vezirköprü'de dahil olmak üzere okullarda...