logo

Tartışmalar sürecek gibi..


Göktan Tek'er
goktanteker@hotmail.com

İdarecilerimiz “kullandık, miadı doldu, bırakıp başka yere gidelim” derken, ben eskiyen yerlerin kıymetini artıracak ve kullanıma yeniden kazandırılacak projeler
geliştirilmesinden yanayım.

Yeni yıla hızlı girdik diyebiliriz.
Önce Valilikteki yılın ilk toplantısında Karma OSB kuruluşu ile ilgili olan bilgiyi almıştık.
Hemen ardından Vezirköprü Devlet Hastanesi’nin eski binalarının da içinde bulunduğu yaklaşık 12 dönümlük arazisiyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devrinin ve bu arsaya TOKİ yapılmasının iptalinin haberini öğrendik.
Edinilen bilgiye göre; arsa yeniden Hazine’ye devredilmişti.
Bununla birlikte işin başlangıcından beri konuşulan “arsanın Hükümet Konağı olarak kullanılması için çalışıldığı” haberlerinin gittikçe daha güçlenerek karşımıza gelmesiydi.
Bunu duyar duymaz Öğretmenevi ve Belediye’den sonra Hükümet Konağı’nın da taşınmasının Vezirköprü’nün uzun zamandır kullanılan çarşısının büyük yara alacağı üzerine de konuşmalar başladı.
Bir tarafta ‘Vezirköprü büyüyor’ sözünü büyüsüne kapılarak gelişmeyi yaygınlaşan mücavir alanda arayanlar, diğer yanda gelişmekten yana olmayanlar gibi bir hale doğru gidiyoruz.
İlçe nüfusunun artış göstermediği, yakın dönemde de gösteremeyeceğini göz önüne alarak ben ikinci tarafa yakın olanlardanım.
İlçenin giderek yaygınlaşmasının şehircilik açısından da doğru olmadığını düşünüyorum.
En önemli iki argümanımın ilki bu kadar uzağa konuşlanan devlet daireleri, daha doğrusu halkın daha fazla kullanmak zorunda olduğu kamu binaları ile trafiğini olumsuz etkileyecektir. İlçede herkes bir şekilde araç kullanmak zorunda kalacak ve bu hem trafiği olumsuz etkileyecek, hem de vatandaşa maddi olarak negatif yansıyacaktır.
İkincisi ise, Vezirköprü’de eski mahalleler Toprakkale, Mehmet Paşa, Tikenli, Abdulgani, Değirmenbaşı, Çayırbaşı, Tabakhane, Nalbantlı’nın bir kısmı, Yeni Mahalle mezbelelik olarak dururken, idareciler bu alanların gelişmesi ve güzelleşmesi için hiçbir çalışma ve gayret göstermezken kafalarındaki “Yeni Vezirköprü alanı” için çalışmaları.
Terk edilmiş bir görüntü veren, (hata bir örneği de çarşının ortasında bulunan) yıkılmış veya yıkılmak üzere olan binaların, boş duran evlerin yarattığı çirkin ve fakir görüntünün Sokak Sağlıklaştırma’da olduğu gibi ön yüzü boyalı bir Vezirköprü haline dönderilmesi gibi geliyor bana.
Binaları taşımaya çalışanlarla belki de en büyük ortak noktamız da bu.
Ancak idarecilerimiz “kullandık, miadı doldu, bırakıp başka yere gidelim” derken, ben eskiyen yerlerin kıymetini artıracak ve kullanıma yeniden kazandırılacak projeler geliştirilmesinden yanayım.
Vezirköprü gerek halkın gerekse kamunun elindeki metruk binalarla dolu.
Eski hastane yalnız değil. Yıllardır arsa niteliği ile otopark olarak kullanılan İlçe Tarım Müdürlüğü de hemen yanımızda duruyor.
Otopark demişken, konu üzerine konuşurken bir dostumuz ekledi:
“Madem Öğretmenevi’nden sonra, Belediye ve Hükümet Konağı’nı da taşıyacaklar; Otopark’ı kime yapıyorlar? Zaten merkezde bir otopark ihtiyacı kalmaz ki?”

Share
792 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ramazan Bayramı ve trafiği..

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan Bayramı ve trafiği.. Okul bahçelerinin bayram haftasında otopark olarak kullanıma açılması her ne kadar olumlu olsa da, İlçe merkezindeki otoparktan kaynaklanan trafik sıkışıklığını gidermekte yetersiz kaldığını da ilk günden itibaren gördük. Bunu da Cumhuriyet Meydanı'na sadece 147 araçlık otopark yapma kararı almış olan yöneticilere yeniden hatırlatalım. Ramazan ayının getirdiğini düşündüğümüz durgunluğun ekonomiye de yansıdığının düşünüldüğü günleri geride bırakıyoruz. Ramazanın ilk gecesinden itibaren hemen her akşam yaşanan küçü...
  • MAHLEMİN YAZISI – 2

    14 Mart 2026 Köşe Yazıları

    OKUYUCU MEKTUBU MAHLEMİN YAZISI - 2 Ayla Cermen TÜFEKÇİ Sizleri meğersimedim zannetmeyin sakın! İşlerim çoğudu, ağnarsınız ya gışa hazurluk işleri işte... Bıldır sene de yaptım, gendümü bildüm bileli de yapıyam. Gerçi ben, eski ben değulüm, azıcuk bi iş yapsam ferim festim kesiliya, takım dayanıya! Gençliğinen, yaşluluğu birbirine garuştumamak ilazım, atuk yoruluyok da! Biraz diğnenelim diyok, olmıya, hiç dur durak da yok ki bu dünyada bizlere. Napalım Allah sağlığumuzu eksük etmesin de, iş dedüğümüz nedü ki, yapalım gine de, yeter ki gö...
  • Kunduz da elimizden giderken

    11 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Sonuçta Vezirköprü'den Kunduz Soğuksu'ya doğru giden hemen herkesin dikkatini çeken en hafif tabiriyle oldukça seyrekleştirilmiş bir orman kaldı elimizde. Vezirköprü'de eskiden beri en çok gitmeyi sevdiğim yerlerin başında Kunduz gelirdi. Tertemiz doğa, yemyeşil ağaçlar ve mis gibi bir hava... Çocukken Kunduz ormanlarının Vezirköprü'nün hemen çıkışından itibaren başladığı hikayesini de dinlemiştim. Daha sonra Osmancıkla Vezirköprü arasındaki Kunduz ormanları sınır problemlerini dinledim, hem de Vatandaş Gazetesi'nde okudum. Kavga aşamasın...
  • Solakoğlu neden dinlenmedi?

    04 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Doğru fikirlerin benimsenmesi ve uygulanmasının siyasetin dışında kalmasını sağlayamadığımız sürece, İlçenin ileri gitmesine katkıda bulunamayacağımız ortada. BESİ OSB'den en büyük beklentilerimizin başında ekonomik katkısı ile göçün önlenmesi geliyor. Tarım ve hayvancılığın önemli olduğu İlçemizde işlerin daha da iyi hale gelmesine katkısı olacağını düşünüyoruz. Tarım ve özellikle hayvancılık deyince Bursa Karacabey'deki çiftliği ile ülkemizde örnek bir işletmeyi kuran ve bugüne getiren bir isim olan Sencer Solakoğlu'nun geçtiğimiz Çarşamba ...