logo

YKS İÇİN SINAV KAYGISINI AZALTABİLECEK ÖNERİLER


Gülsüm Ceylan
gulsumcansiz1@hotmail.com

Milyonlarca öğrencinin katılacağı lise ve üniversite giriş sınavları, önümüzdeki günlerde yapılacak. Öğrenciler bir yandan sınav stresi yaşarken öte yandan da COVID – 19 salgınıyla ilgili stres ve kaygılardan da etkileniyor. Belli miktarda kaygı yaşamak normaldir. Kaygı seviyemizi normal sınırlarda tutabilmek, sınav kaygısıyla baş etmek öğrenilebilir bir beceridir.
Birçok öğrenci, okullar kapalı olduğundan aylarca evde çalışmak durumunda kaldı. Gençlerin okuldan veya öğretmenlerden uzak kalması, öğrencilerin, kendilerini daha çaresiz hissetmesine ve salgının getirdiği belirsizlikler ile birleşince de daha fazla stres yaşamalarına sebep olabildi. Bu yoğun kaygı ve stres gençlerimizin bağışıklık durumunu olumsuz etkileyebilir.

BELLİ BİR DÜZEYE KADAR KAYGI MOTİVE EDİCİ OLARAK KABUL EDİLİR
Sınav öncesinde ve sırasında yaşanan kaygının belli bir düzeye kadar normal hatta motive edici olarak kabul edilebilir. Bu durumun başarıyı artırıcı bir etkisi de vardır. Odaklanmayı ve çabayı artıracağından, başarıyı da arttırır. Bu nedenle öğrencilerin tamamen kaygısız olmasını beklemek mümkün değildir. Ancak kaygı, yoğun olarak yaşandığında odaklanmayı ve başarıyı düşüren bir etki yaratır. Özellikle bu yıl olağanüstü koşullarda yaşadığımız şu günlerde öğrencilerimizin yaşadığı kaygı, çok daha yüksek olabilir ve artık sınav performansını düşürecek hale gelebilir. Yüksek kaygı düzeyi hafızayı etkileyebileceği gibi öğrencilerin bilseler bile cevapları unutmasına da sebep olabilir. Bazı öğrenciler sınav stresini iyi idare edebilmekte, ancak bazıları sınav stresinden etkilenerek mutsuz bir duygu durum, uykuya dalmakta güçlük ve iştahsızlık gösterebilir hatta bazıları da aşırı önlemler alarak kendilerini ve çevrelerindeki kişileri sıkıntıya sokacak durumlar yaratabilir.
Tüm bu önerilere rağmen öğrenci kendini telkin etmekte yetersiz kalırsa, kaygılı durumunu ve kişi kendi anksiyetesini kontrol etmekte zorlanırsa mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.
SINAV ÖNCESİNDE NELER YAPMALI
Düzenli uyumak, düzenli olarak yemek yemek ve bol bol su içmek, sadece yürümek bile olsa sık sık egzersiz yapmak, gün ışığında vakit geçirmek, kendine uygun bir rahatlama tekniği öğrenmek ve uygulamak, dinlenirken sadece dinlenmek ve başka bir şeyle ilgilenmemek, pandemi nedeniyle genellikle ekranda olabilse de yine de arkadaş ve sevdikleriyle bağlantı kurmak yani sosyalleşmek gibi önlemler işe yarayacaktır.
Sınav günü hazır olmak için güne iyi bir kahvaltı ile başlamak ve sınav salonuna gitmek için kendine bol zaman vermek, talimatları ve soruları okumak için zaman ayırmak önemli etkenler. Bu zaman yeterince ayrıldığınca öğrenci kendisinden ne beklendiğini tam olarak anlayacaktır. İhtiyaç duyduğunda sınav görevlilerinden yardım istemek, her soru için ne kadar zamana ihtiyaç olacağını planlamak, bir soruya takıldığında paniğe kapılmadan, diğer sorulara devam etmek ve sınav sonunda yapılamayan sorulara geri dönmek için kendine yeterince zaman bırakmak da pozitif etki yaratan önemli etkenlerdir.
SAĞLIĞINIZ İÇİN ÖNERİLERE KULAK VERİN
Kaygı ile baş etmede en önemli araç, bilgidir. Eğer durum hakkında yeterli bilgiye sahip olur ve gerekli tedbirleri alırsak hem durumu hem de kaygıyı kontrol etmek mümkün olur. Yetkili kaynaklardan verilen COVID – 19 ile ilgili bilgiler bu virüsten nasıl korunulacağı konusunda bize yeterli donanımı kazandırıyor. Bu bilgiler, kaygıyı kontrol etmek açısından da önemlidir. Sınava hazırlanırken kendi sağlığına odaklanmak ve korumak her zaman önemlidir, ancak içinde bulunduğumuz koşullarda özellikle önem taşır. Sınav gününde de Sağlık Bakanlığı’nın ve sağlık personelinin önerdiği gibi maske takmaya, mesafe kuralına uymaya, el temizliğine özen göstermeye, tuvalete gitme ihtiyacı doğarsa öncesinde ve sonrasında elleri iyice yıkamaya ve kapıları açıp kapatırken kağıt havlu gibi kullanmaya, sınav sırasında ise yüzüne veya boynuna dokunmaktan kaçınmaya dikkat etmek gerekir.

Share
770 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    22 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Yaşananlar, İkisi iyi, biri kötü olur Yeşil alanın artması hem kenti güzelleştirecek hem de nefes aldıracaktır. Bu proje, belki de son yıllarda gördüğümüz en iyi kent projesi olabilir. Bir kentin yeşil alanları o kentin solumasına neden olan yerleridir. Geçtiğimiz haftanın en güzel haberlerinden biri Anıtlar Kurulu'nun anlaşılamayan izniyle Bedesten ve Çifte Hamam'ın görüntüsünü gaspeden trafonun yerinden alınmasıydı. Gerçekten toplumda herkesimin tepkisini alan bu uygulamaya el atan Vezirköprü Belediyesi büyük bir yanlıştan dönülmesini sa...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    15 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Sağlıklı Yaşamak İçin Mükemmeliyet Şart mı? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Diyeti bozdum. Artık yeniden pazartesi başlarım." Aslında tam da bu düşünce, sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü çoğumuz sağlıklı beslenmeyi kusursuz olmakla karıştırıyoruz. Oysa hayatın içinde hiçbir şey mükemmel olmadığı gibi beslenme de mükemmel olmak zorunda değil. Bir gün tatlı yemek, misafirlikte börek yemek ya da yoğunluktan dolayı spora gidememek bütün emeklerinizi silmez. Nasıl ki bir öğünde salata yemek sizi bir...
  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...