logo

Anne Babayla Uyuyan Çocuklar


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com
Bebek doğduktan sonra annenin, bebeğin ihtiyaçlarını kolayca karşılaması için, bebekle aynı odada olması normaldir.
Yaklaşık 6 aydan sonra bebeğin farklı bir odaya alınması, alınma hazırlıklarının yapılması; öncelikle sağlıklı çift ilişkisi için gerekli olmaktadır.
Bebek, çocuk ve ergenlerde gelişim dönemine bağlı olarak çeşitli yoğun korkular bulunmaktadır. Anne babalar çocuklarını korumak, ihtiyaçlarını karşılamak için dikkatlidirler.
Bu korkulardan en sık rastlanılanı karanlıktır. Karanlık bir nevi belirsizlik de içerdiğinden tehlikenin nerden geldiğini bilemediğimiz bir durum oluşturmaktadır.
Çocuğun bu korkulardan korunmak için sığınabileceği ilk liman anne babanın yanıdır.
Bu gibi durumlarda anne babaların çocuğu dinleyip, sakinleştirip odasına göndermesi, her şeyin yolunda olduğu ihtiyaç duyduğunda yanında olacağını söylemesi yeterlidir.
Eğer anne baba da çocuk için aşırı endişelenirse çocuğun yanlarında olmasını isteyecektir. Böylelikle birlikte uyumalar sık hale gelebilir.
Eğer çocuk yanınızda uyumaya alıştıysa, bir alışkanlığı kırmak zor olsa bile, çocuk kendi yatağında uyumaya kısa sürede uyum sağlayabilir. Burada en büyük sorumluluk anne babaya düşmektedir.
Çocuklar kişisel alanlarını severler.
Çocuğun kişisel alanı olan yatak daha güvenli daha eğlenceli hale getirilebilir. (Bunun için oyuncaklardan çocuğun çizimlerinden, anne babanın çocuğu koruyacağına söyleyerek verdiği bir nesneden yararlanılabilir.)
Diğer taraftan çocuğun korktuğu bir durum ailenin de çocuğu koruduğu bir durum anlamına gelir. Korumak kişileri güçlü hissettirir. Sevgili anne babalar çocuğu ve çift ilişkinizi korumak için çocuğu yatağınızda düzenli olarak uyutmamalısınız.
Aynı durumun bir başka versiyonu çocuk kaygılıdır anne baba çocuktan daha kaygılıdır. Örneğin çocuk anne babanın öleceği korkusuyla anne babaya gelir anne baba da ölürsem çocuklarıma kim bakacak diye düşünür ve çocuk olabildiğince yakında tutulur.
Korkularımız değerli ama bu korkuların çözüm yolu sürekli birlikte uyumak değildir.
Çocuk için başka bir oda ya da alan yoksa çocuğun kendine ait bir bölümü dahi olabilir.
Çocuğa travma oluşturacak durumlar konusunda çok dikkatli olunması gerekiliyor. (Genellikle bu travmatik durumun anne babanın cinsel birlikteliği olduğu düşünülür ama anne babanın tartışmasına dahi şahit olan bir çocuk anne babanın boşanacağını düşünebilir.)
Anne ya da babadan birini evde olmadığı (şehir dışında çalışmak, hastanede kalmak gibi) durumlar için de geçerlidir çocuklarla birlikte uyumamak. Genellikle baba dışarıdadır anne çocuklarla uyumayı bir sorun olarak görmez ama baba eve geldiğinde çocuk anneyle uyuyamamış olur ve babaya karşı olumsuz duygular geliştirebilir.
Çocuklar anne babanın korumasına muhtaçtır. Yardımı anne babadan beklerler. Yetişkinler bir yolunu mutlaka bulurlar. Şimdi değilse de sonra. Yeter ki sorunun çözümüyle ilgili düşünsünler.
Gerekli destek alındığında aile güçlü temelleri olan, birlikte zorlukların aşıldığı, hayatın kolaylaştığı bir yer haline gelir.

Share
1540 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Turizme önem verilmeyen bir yaz daha geçti.

    22 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Turizme önem verilmeyen bir yaz daha geçti. Vezirköprü'de belki turizm birinci geçim kaynağı haline gelmeyebilir ama ilçe ekonomisinde önemli yer tutacağını görememek gerçekten üzücü olur. Yaz geldi, sıcaklar iyice bastırdı. Yazın sıcak ve iş yükünün azaldığı dönemlerinde çoğu insan için akla tatil geliyor. Vezirköprü'de tatil yapabilmek için Kunduz başta olmak üzere ormanlara kaçmak isteyenlere kötü haber birkaç yıldır, valiliklerden gelen açıklamayla 'yasaklanma' haberi olarak kayda geçiyor. Tatil demek TURİZM demek. Vezirköprü de turzi...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    18 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Kilo Vermenizin Önündeki Görünmeyen Engel: İnsülin Direnci AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Bazı sorunlar vardır ki sessizce ilerler. Ne şiddetli bir ağrı yapar ne de günlük hayatı tamamen durdurur. Ama fark etmeden enerjinizi azaltır, sürekli acıkmanıza neden olur ve tüm çabanıza rağmen tartının yerinde saymasına yol açabilir. İnsülin direnci de tam olarak böyle bir durumdur. Çoğu zaman kişi, "Az yiyorum ama yine de kilo veremiyorum." diye düşünür. Hatta bazen bunun tamamen yaşla, metabolizmayla ya da irade eksikliğiyl...
  • 129 yeter mi?

    15 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    129 yeter mi? Vezirköprü Kapalı Otopark Meydan Düzenlemesi ihaleye çıkıyor. İhale şartnamesine göre sadece 129 araç kapasiteli olacak. Vezirköprü meydana yapılacak otoparkın alacağı araç sayısı İlçe trafiğini rahatlatır mı? Vezirköprü'de yapılacak olan Tek Katlı Otopark Projesi'ne sanırım idarenin dışında sıcak bakan ve olumlu gören hiç kimse yok. İlçe merkezinde en büyük problem olarak görülen park sıkıntısını çözmek amacıyla ortaya atılan ve katlı olacağı fikriyle sürdürülen çalışmalar kapsamında Sadık Edis'in Belediye Başkanlığı döneminde...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    11 Temmuz 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Her Şişkinlik Kilo Değildir AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com Yaz geldiğinde danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu oluyor: "Hocam, çok az yiyorum ama yine de şişiyorum." İşte tam bu noktada onlara ilk söylediğim şey şu oluyor: "Belki de sorun kilo değildir." Çünkü yaz aylarında birçok kişinin yaşadığı şişkinlik hissinin nedeni çoğu zaman yağlanma değil, vücudun tuttuğu fazla sudur. Yani ödem... Özellikle sıcak havalarda akşam eve geldiğinde ayaklarında şişlik hisseden, yüzüğünü çık...